Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan şiddet olayları toplumda endişe oluştururken, Uzman Klinik Psikolog Özün Altaş konuya ilişkin Busabah Medya’ya kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Özellikle gençler arasındaki öfke ve saldırganlık eğilimine dikkat çeken Altaş, bu durumun temelinde aile yapısı ve çocuk yetiştirme tarzının önemli rol oynadığını vurguladı.
Altaş, son dönemde yaşanan olaylara dikkat çekerek,
“Türkiye’de gençler öfkeli ya da öfkeli olmaya başladılar. Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan olaylara bakılırsa, daha sonrasında Malatya’da da bıçaklanma olaylarının yaşandığını görüyoruz. Bununla birlikte birçok ilde saldırı planlarının önlendiği haberleri geliyor. Bu tablo bize gösteriyor ki gençler arasında ciddi bir öfke birikimi var ve bunun altında yatan nedenleri doğru analiz etmek gerekiyor”
şeklinde konuştu.
“ÇOCUK EKRANA MARUZ KALARAK BÜYÜYOR”
Çocukların çok küçük yaşlardan itibaren kontrolsüz şekilde teknolojiyle tanıştığını belirten Altaş,
“Çocuklar çok fazla ekrana maruz kalıyorlar. Hatta artık öyle bir noktaya gelindi ki çocuk ek gıdaya geçmeden ekrana maruz kalarak büyüyor. Bu durum onların hem sosyal gelişimini hem de duygusal dünyasını olumsuz etkiliyor. İlerleyen yaşlarda da aynı şekilde çocuklar kendi hallerine bırakılıyor ve bu durum ciddi riskler oluşturuyor”
ifadelerini kullandı.
“GÖZDEN KAÇIRILAN ÇOK ÖNEMLİ BİR NOKTA VAR”
Ailelerin çocuklara sunduğu sınırsız imkanların yanlış bir ebeveynlik anlayışına dönüştüğünü dile getiren Altaş,
“Malatya’da ve genel olarak toplumda iyi ebeveynlik çoğu zaman çocuğa her imkanı sağlamak olarak görülüyor. Aileler ‘Biz bu çocuğa istediği her şeyi alıyoruz ama bu çocuk neden sorunlu?’ şeklinde geri dönüşler yapıyor. Ancak burada gözden kaçırılan çok önemli bir nokta var. Çocuğun her istediğini yapmak, her istediğini almak iyi bir ebeveynlik değildir. Tam aksine bu yaklaşım çocuğu doyumsuz hale getirir, sürekli daha fazlasını isteyen, elindekilerle yetinmeyen bir yapıya sürükler”
diye konuştu.
Çocukların dijital dünyada kontrolsüz bir şekilde vakit geçirdiğini belirten Altaş, ailelerin bu konuda yeterince bilinçli olmadığını söyledi:
“Bugün birçok çocuğun telefonu, tableti, bilgisayarı var ve çocuk odasına kapanarak saatlerce oyun oynuyor. Ancak anne babanın çoğu zaman bundan haberi bile olmuyor. Çocuk ne oynuyor, kimlerle iletişim kuruyor, nasıl içeriklere maruz kalıyor bunlar takip edilmiyor. Bu denetimsizlik çocukların gelişimi açısından büyük bir risk oluşturuyor.”
“BELLİ KURALLAR VE SINIRLAR İÇERİSİNDE BÜYÜTÜLMELİDİR”
Çocuk yetiştirirken sınır ve kural koymanın önemine vurgu yapan Altaş,
“Çocuklar belli kurallar ve sınırlar içerisinde büyütülmelidir. Bu kuralların da tutarlı olması gerekir. ‘Ben çocuğumu özgür büyütüyorum’ diyerek tamamen kuralsız bir ortam sunmak, çocuğun doğruyu yanlışı ayırt etmesini zorlaştırır. Çünkü çocuk rehberliğe ihtiyaç duyar. Anne ve babanın yönlendirmesi olmadan sağlıklı bir gelişimden söz etmek mümkün değildir”
ifadelerine yer verdi.
Öğretmenlerin geri bildirimlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Altaş,
“İnsanlar doğal olarak çocuklarına toz kondurmak istemez. Ancak öğretmenlerden gelen geri bildirimler çok kıymetlidir. Ne yazık ki bazı aileler ‘Benim çocuğum yapmaz’ diyerek bu uyarıları göz ardı edebiliyor. Oysa öğretmenler çocukları günün büyük bir bölümünde gözlemleyen kişiler. Bu nedenle öğretmenle iletişim halinde olmak, iş birliği yapmak ve yapılan uyarıları dikkate almak büyük önem taşıyor”
söyleminde bulundu.
Çocukların sadece maddi ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını vurgulayan Altaş,
“Bir çocuk kendi kendine büyümez. Çocuğun sağlıklı gelişimi için anne ve babanın ilgisi, sevgisi ve rehberliği şarttır. Sadece çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak anne babalık yapmak değildir. Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını görmek, onunla iletişim kurmak ve ihmal etmemek gerekir. Aksi halde çocuklar farklı yönelimlere açık hale gelebilir”
açıklamasında bulundu.


