“BASIN” dediğimiz kavramın özüne baktığımız zaman aslında bir “sözcü” dür. Basın, vatandaşın sözcüsüdür. Yaptığı haberlerin temeli milleti bilgilendirmektir.
Demokrasiyi özümsemiş milletlerde sıra şu şekilde işler:
-Basın önce haberini yapar
-Muhatap açıklama yapar
-Basın o muhatabın açıklamasını da haber yapar
-Muhatap tekrar açıklama ya da “özür” açıklaması yapar
-En sonunda “yargı” olaya muhatap olur
Bunları niye yazdım, açıklayayım…
Bilirsiniz, Malatya Gazeteciler Cemiyeti diye bir dernek var Malatya’da. 25 yıldır faaliyet gösteren bir dernektir. Gazeteciler ev sahibi olsun diye TOKİ ile yapılan anlaşma sonucu basın mensuplarına özel TOKİ tarafından konutlar yapıldı/yapılıyor.
Buraya kadar bi şey yok…
İki ay önce öğrendik ki, Gazeteciler Cemiyeti, gazetecilere ev yaptırıyoruz diye övünürken arada 250 lira para alıyormuş. “Bağış” adı altında kendi meslektaşlarından, belki de üyelerinden 250 lira para istiyormuş.
Tabii haber bomba gibi düştü ve hak hukuk bilen basın kuruluşları bunun haberini yaptı. Günlerce bu konu konuşuldu.
Yazının başında dedim ya, demokrasiyi özümsemiş milletlerde, diye…
Bekliyoruz tabii merakla…
Açıklama yok. Konuşmamanın bir “kabul etme” olduğunu biliyoruz ama bir “özür” bekliyoruz. Hadi onu da geçtim, alınan paraların iadesini bekliyoruz.
Aradan iki ay geçti, 25 yıllık dernek sessizleşti. Amacı basın mensuplarının haklarını korumak olan bir derneğin, basına açıklama yapma zahmetinde bulunmaması garip değil mi? Doğru ya, amacı basın mensuplarının haklarını korumak olan bir derneğin, basın mensuplarından “haraç” istemesi daha çok gariptir galiba.
Aslında suçtur ama kimsenin umurunda değil.
Aradan iki ay geçti yine bir bomba düştü Malatya’ya…
Bankaya ikinci taksiti yatırmak için giden bir vatandaş, banka görevlileri tarafından Malatya Gazeteciler Cemiyeti’ne gönderiliyor. Form doldurmak için… Cemiyet, form verecek, vatandaş o formu doldurup taksitini yatıracak bankaya. Buraya kadarı aslında problemli ama biz devam edelim.
Cemiyet o form için, “250 lira verirsen, veririm” şartı koşmuş. Vatandaş, “vermem” demiş haklı olarak. 25 yıllık “sessiz” Cemiyet, para yoksa form da yok, demeye getirmiş. 250 lira vermezsen 70 bin liralık evden olursun demeye getiriyor.
Vatandaş hemen TOKİ yetkililerini arıyor. Böyle bi şey olmadığını sadece TC kimlik numarasıyla taksitinizi yatırabileceğini söylüyor TOKİ yetkilisi. Hatta bankayı arayıp uyaracağını söylüyor aynı yetkili.
Biliyorum cevap vermeyeceksiniz ama ben yine de yazayım: Bu olaya karışmış kaç “dernek” yetkilisi var ise normal ülkelerde istifa eder ve tüm basın mensupları huzurunda özür diler. Eğer bu yazılanlar doğru değilse lütfen bir açıklama yapar mısınız? Zahmet olmazsa tabii…