Meteoroloji’den Malatya’ya son dakika: Hazırlıksız yakalanmayın
Meteoroloji’den Malatya’ya son dakika: Hazırlıksız yakalanmayın
İçeriği Görüntüle

Malatya’da 22 Mart Pazar gününe ait ezan vakitleri belli olurken, vatandaşlar imsaktan yatsıya kadar tüm namaz saatlerini öğrenme imkânı buldu. Günün dini gündeminde ise nişanın bozulması halinde tazminat konusu öne çıktı. İslam fıkhına göre nişanın hangi durumlarda tazminat gerektirdiği ve hangi şartlarda talep edilebileceği merak edilen başlıklar arasında yer alıyor.

22 Mart 2026 Malatya ezan vakitleri:

İmsak Saati: 04.59,

Güneş Vakti: 06.20,

Öğle Ezanı: 12.41,

İkindi Ezanı: 16.06,

Akşam Ezanı: 18.47,

Yatsı Ezanı: 20.04

NİŞANIN BOZULMASI SONUCU MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

İslam fıkhında nişan, akit olarak değil vaat olarak değerlendirilmektedir. (HAK, md. 1; Bilmen, Kâmûs, 212) Taraflar nişanlılık döneminde vaadinden vazgeçerek nişanı bozabilmektedirler. Nişanın haklı bir gerekçeyle bozulması durumunda karşı tarafa herhangi bir tazminat hakkı doğmaz. Bununla birlikte taraflardan biri haklı bir gerekçe olmaksızın nişanı bozar veya bozulmasına sebep olursa, diğer taraf mutadın dışında uğradığı maddî zararlarının tazminini talep edebilir. (Mecelle, md. 20, 31; Ebu Zehra, el- Ahvâlu’ş-Şahsiyye, 37; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6512) Örneğin evliliğe yönelik olarak ev kiralama, eşya alma, salon kiralama, gelinlik diktirme, karşı tarafın isteği ile işten ayrılma gibi durumlar böyledir.

Nişanın bozulmasıyla tarafların farklı seviyelerde üzüntü duyması ve yıpranması, ayrılık sürecinin doğal bir sonucudur. Bu sebeple nişanın tek taraflı olarak sonlandırılması, manevî tazminat talebi için yeterli bir gerekçe değildir. (Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6509) Ancak taraflardan biri, diğer taraf ve ailesinin kişilik haklarını ihlal eden, haysiyet ve onurlarını zedeleyen bir davranışta bulunmuşsa, mağdur olan tarafa manevî tazminat talep hakkı doğar. Bu hak, İslam’ın, zararın giderilmesi bağlamında ortaya koyduğu ana ilkelere dayanmaktadır. (bk. Ebu Zehra, el- Ahvâlu’ş-Şahsiyye, 37; Zühaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî, 9/6512)

Öte yandan yalan beyanda bulunmak, hakikatleri çarpıtmak ve olmayanı olmuş gibi göstermek suretiyle tazminat talebinde bulunmak caiz değildir.

 

Muhabir: Besime Güner