Yine yeni bir gündeyiz, dün gibi yeniden yaşam savaşı vermek için yataklarımızdan kalktık. Bugün de sevdiklerimiz ve sorumluluğunu aldığımız insanlar için koşuşturma başladı. Kimimizin düşünmesi gereken çocukları, eşi, kimimizin hayatta kalma çabası, kimimizin annesi, babası, kardeşi var. Bu liste uzayıp gider…
Genele baktığımızda hep çocukları için en iyisini yapmaya çalışan, onların huzurlu sağlıklı olabilmeleri için çabalayan ebeveynler daha göze batmaktadır. Bazı aileler vardır ki verdiği çaba ve üzerlerindeki sorumluluk daha fazladır. Bu aileler özel çocuklara sahip olan kişilerdir. Bunlardan bir tanesi kekeme problemi yaşayan çocukların ebeveynleridir. Bu yazımızda özellikle bu tür aileler için önerilere değindik. Bu ailelere bir nebze de olsa yazımızla fayda sağlayabilirsek ne mutlu bize. Buna vesile olan BUSABAH ekibine teşekkür eder, iyi okurlar dilerim.

KEKEMELİKTE AİLENİN ROLÜ

İlk izlenilecek yol daha önceki köşe yazımızda da belirttiğimiz gibi ailenin gözlem yapması ve fark ettiği herhangi bir olağan dışı gelişime dayanarak uzmana başvurmasıdır.
Aile, çocuğun ruhsal duygusal gelişimi için sağlıklı ortamlar yaratmalı, daha güvenli sevecen bir aile ortamı içerisinde onun gelişimini destekleyerek sorunu aşmasında yardımcı olmalıdırlar. Aile tarafından çocuğun konuşmasının düzeltilmesi için baskı yapılmamalıdır. Bazı kekemelikler baskı yapılmadığı zaman kendiliğinden geçebilir.
Aile kekemeliğe sebep olan koşulları uzmanla bulmalı ve bu koşulları değiştirmeye çalışmalıdır. Çocuğun diğer insanlarla iletişim kurmasına yardımcı olmalı, çocuğun eğitimine önem vererek, çocuğun kelime haznesini geliştirmeye çalışmalıdır. Aile çocuğunda kekemelik davranışlarını gözlemlediğinde çocuğun endişesini artırıcı tutumlar sergilemekten kaçınmalıdır. Fakat bu tamamen görmezden gelmek anlamına gelmiyor. Çünkü anne baba kavramı çocuk için zor zamanlarda yanında olan kişi ve onlara yardımcı olan kişiler anlamı taşır. Kekemelik çocuğun kendinde zor zaman diye adlandırdığı zamanlardan biridir. Aile davranışlarını uzman kişiden danışmanlık olarak düzenlenmelidir.
Bunların yanı sıra çocuk kekelediği zaman kesinlikle alay edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Çocuk kekelediğinde yüzünüzde oluşan acıma ve üzgün ifadelerin oluşumundan kaçınmaya çalışın. Düzgün konuşması konusunda ısrarlı bir şekilde telkinde bulunmak, çocuğun cümlesini kesip cümlesini tamamlamamak, çocuk üzerinde baskı ve heyecan uyandıracağından daha çok kekelemesine sebep olur.
‘Kekeme’ tabiri, çocuğun duyabileceği ortamlarda vurgulanmamalıdır. Sabırlı olunmalı, çocuk konuşurken dinlemeli ve düzgün konuşarak çocuğa rol model olunmalıdır. Çocukla konuşma esnasında göz teması kurmaktan çekinse de mümkün olduğunca göz teması kurmaya çalışılmalıdır. Konuşma esnasında dikkat edilmesi gereken
bir konu da çocuğun dudaklarına bakmamaktır. Çocuk teklediğinde ya da bir sözcüğü aradığında asla sinirlenmeyin ve sabırlı bir şekilde konuşmasının bitmesini bekleyin. Başkalarının yanında çocuğun kusuru hakkında asla konuşmayın, daha akıcı konuşan karanlarıyla kıyaslama yapmayın…