Ligin ilk yarısının sonuna yaklaştığımız bugünlerde Yeni Malatyaspor ile ilgili gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Bu şehir, yıllardır Süper Lig hasreti çekiyor. Her sezon yeni bir ümitle yönetimler oluşturulur, takım kurulur ama sezon sonunda aynı hüsranı yaşarız.
Bu sezon ligine göre güçlü ve pahalı bir takım oluşturuldu. Geçen yazımda bahsettiğim gibi rakibe en az 8-9 puan farkı atması gerekirken Pendikspor ile birlikte götürüyoruz ligi.
Son Pendikspor maçında ilk yarıyı 2-0 ile önde bitiriyorsun, ikinci yarıda baskı yiyince durum eşitleniyor ve sahadan 1 puanla ayrılıyorsun. Sezon başından beri bunu anlatmaya çalışıyorum.
Takımın kırılgan bir yapısı var. Baskı yiyince dağılıyor. İlk yarılarda öne geçme şansını yakalıyor ama ikinci yarılarda düşüyor. Maalesef buna çare bulunamadı. Bu kadar deneyimli oyuncuların bir arada olduğu takımın bu durumu düşündürücü. Hocanın bu soruna ligin ikinci yarısında mutlaka çözüm bulması gerekiyor.
Herkes birbirinin hatasını kolluyor!
Yeni Malatyaspor’un görüntüsü dışarıdan bakıldığında aslında Malatya’ya benziyor. Şöyle ki; Malatya dışarıdan bakıldığında sakin görünür. Ama aslında yakın tarihte yaşanan örneklere baktığımızda kaşınmaya müsait bir şehir olduğunu görürüz. Hassas toplumsal yapısındaki bu kırılganlık, kentin en büyük handikabı olabiliyor. Yani içi kaynayan volkan gibi. Dışarıdan baktığınızda sakin, patladığında alev alev.
Yeni Malatyaspor da şu anda böyle bir görüntü veriyor. Şehirde özellikle bir şekilde futbolla ilgilenenler yönetim ve takımın yanında veya karşısında olmak üzere ayrışmış. Hatta daha ilerisini söyleyeyim yönetimde de böyle bir durum söz konusu. Yani herkes bir taraf tutmuş, birbirinin hatasını kolluyor. Daha fazla detaylara girerek alınganlıklara sebep olmak istemiyorum. İleride tekrar bu konuya döneceğim.
Sözün özü: Yeni Malatyaspor her şeye rağmen ligin tepesinde. Umarım ikinci yarıda da düşüş yaşamaz ve şampiyon olur.