Futbolda mağlubiyetin de iyisi olur mu demeyin, oluyor işte! Hafta sonu Yeşilyurtspor ile Şanlıurfa Karaköprü arasında oynanan BAL maçını Yeşiltepe’de izleme fırsatı buldum.

***

Tesisleşen, alt yapısına önem veren ve en önemlisi kadrosunda barındırdığı Malatyalı gençlere hem spor yapma hakkı tanıyan hem de ekonomik olarak kazanç sağlayan Yeşilyurtspor’un nasıl bir görüntü vereceği benim için çok önemliydi. Kendi takımımız adına üzücü ama futbol adına güzel bir maçtı. Karaköprü takımı harika bir uyum ve disiplin ile oynadı. Maçı hem hak ederek hem de ezerek üstüne üstlük deplasmanda kazandı.

***

Yeşilyurtsporlu oyuncuların önce şunu öğrenmesi lazım. “Futbolda dün yok.” Yeni Malatyaspor ile oynadıkları hazırlık maçında olağanüstü iyi şeyler yaptılar. Baskı, takım halinde savunma anlayışı, pres, çok pasla çıkılan hücum organizasyonları… Her şey vardı. 1 hafta sonra Elazığ Yol ile hazırlık maçı oynadılar, Yeni Malatya maçıyla uzaktan yakından alakası yok. Lig başladı deplasmanda şampiyonluğa oynayan Adıyaman’ı 2 – 1 yendiler bir hafta sonra şu maça bakıyorum rezalet!

***

Tamam, arada kalite farkı var. Karaköprü 1 milyonun üzerinde bütçeyle kuruldu. Mert Ali, Onur, Melih gibi eksikler var, anladık da peki ya kötü mücadele bunun izahı var mı? Futbolda bu kadar kısa süre içersinde gel-git yaşarsan, aklın hala bir önceki maçta kalır, ayakların yere basmazsa işte böyle takım gibi bir takım gelir, haddini bildirir. Sahadaki oyuncular, Mustafa Taşar’ın sürekli çalıştırdığı pas oyununu ancak 65.dakikadan sonra oynayabildi. Tabi o zaman skor 3 – 0’a gelmişti. Yani atı alan Yeşiltepe’yi, Şanlıurfa’yı değil Üsküdar’ı geçmişti.

***

Yeşilyurtspor adına maç ile ilgili olumlu hiçbir şey yok. Sıradan 11 tane adamı getirsen, o an maç var diye sahaya koysan ancak o kadar olurdu. Rakibin 6 numarası orta sahayı evinin bahçesi gibi kullandı. Önde bastı, pres yaptı, top çaldı, kazandığını oyuna soktu. Bir tek mangal yakmadı göbekte. Forvetleri her topu indirdi. Neredeyse her hücuma çıkışları pozisyon oldu. Kısacası sahada tanınmayacak kadar kötü bir Yeşilyurt vardı. Ben, pazar günkü görüntüyü Yeşilyurtsporlu futbolculara yakıştıramadım. Hepsi kalitelerinin altında mücadele etti. Eğer kendileri bizim oyunculuk yeteneğimiz bu, elimizden geleni yaptık, kendimiz gibi oynadık diyorlarsa ona bir şey diyemem. Her şeye rağmen Yeşilyurt yönetimi, teknik heyeti ve futbolcuları için iyi bir ders, hayırlı bir mağlubiyet oldu.

***

Yeşilyurt Belediyesi ve dışarıdan birkaç iş adamı bu takımın finansman kaynağı. Hacı başkan bu sonuçtan sonra, ‘Yahu ne futbolu, bu paraya bir iki park, camii, yol, kaldırım yaparım, bari milletin hayır duasını alırım’ dese yazık olmayacak mı bu takıma? Şu an bu takımda 17 Malatyalı oyuncu, 5 Malatyalı teknik adam var. Oyuncuların birçoğu öğrenci. İyi kötü buradan hem para kazanıp hem de istihdam ediliyorlar. Altta yüzlerce genç var spor yapan, diğer branşlar ve antrenörler… Biz Hacı başkanı tesisler ve spor yatırımı konusunda cesaretlendirirken, maşallah sporcuların umurunda değil. Bırak mücadeleyi, futbolu, parayı insan ekmeğine sahip çıkar be! Kendinden sonra gelecekleri, bu kulübün geleceğini düşünür.

***

Yeşilyurtspor’un yaşama hakkı bu oyuncuların elinde. Malatyalı oyuncuların bu kulübe daha fazla sahip çıkması gerekirken, spora destek noktasında bizler başkanların önünde neredeyse takla atarken, bu ruhsuzluk inanın can sıkıyor. Kimin için tesisleşme, kimin için giydirme otobüsler, kimin için tesiste yemek?

***

Hafta sonu 44 Malatyaspor – Yeşilyurtspor derbisi var. Kimse kusura bakmasın ama derbinin açık ara favorisi 44 Malatyaspor’dur. Yeşilyurtspor, Karaköprü maçındaki futbolu sergilerse, bırakın 44 Malatya’yı, kendi U17 takımını bile yenemez!!!