Malatya fayının aktif olduğu konusunda jeoloji camiasının büyük bir kısmının hemfikir olduğunu belirten İTÜ Jeolog Doç. Dr. Cengiz Zabcı, yaklaşık 140 kilometre uzunluğundaki bu fayın Türkiye diri fay envanterinde de yer aldığını söyledi. Erzincan'ın Kemaliye ilçesinden başlayarak Arapgir ve Arguvan'dan geçerek Doğanşehir'e kadar uzanan bu fayın, geçmişte deprem ürettiğine dair önemli veriler sunduğunu belirtti.
Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı olan Kızık bölgesinde incelemelerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi Jeolog Doc.Dr. Cengiz Zabcı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Yunus Gülmez araştırma yapılan alanda açıklamalarda bulundular.
TÜBİTAK ve Çin Bilimler Akademisi’nin, İTÜ MATAM, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Munzur Üniversitesi’nin destekleriyle Malatya Fayı üzerinde çalışmalar kaldığı yerden devam ediyor.
“DEPREMDE NE KADAR HAREKET MEYDANA GELMİŞ”
“Arguvan bölgesindeki çalışmaların yarısını bitirdik sayılır” diyen İstanbul Teknik Üniversitesi Jeolog Doç.Dr. Cengiz Zabcı,
“3 senelik bir proje, bizim ülkemiz tarafından TÜBİTAK destekli, Türkiye’den ise İstanbul Teknik Üniversitesiyiz, dış ülkelerden ise Çin Bilimler Akademisi’nin desteklediği bir proje. Bunun dışında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Munzur Üniversitesi'nden farklı disiplinlerden yani farklı çalışma konularından araştırmacıların olduğu bir proje. Geçen sene gene buradaydık. Bu sene tekrar aynı bölgedeyiz. Bunun sebebi geçen sene jeofizik kullanarak yer radarı denen bir aletle sığ yer altını görüntüledik ve burada, her depremde ne kadar hareket meydana gelmiş, bunu ölçebileceğimiz bazı yapılarının olduğunu gördük. Bunu sadece radarlar görmek değil aynı zamanda açık biz jeologların gözle görmesi, örnek alması ve yaşlandırması gerekiyordu. O yüzden tekrar bu sene buradayız. Hendekte radarda gördüğümüz yapıları tespit ettik. Bunları örneklendirdik. Eğer başarılı bir şekilde çalışmayı nihayete erdirebilirsek, özellikle Malatya fayının bu kısımda kaç senede milimetre hareket biriktirdiğini hesaplama şansımız olacak”
şeklinde konuştu.
“6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE KIRILAN FAYLARA EN YAKIN”
Bizler burada yapılan çalışmalarda herhangi bir spekülasyona yol açmadan ne insanları korkutarak ne de vatandaşların gereksiz yere rahatlatarak bilgisiz konuşmaya mahal vermeden aktarmak olduğunu söyleyen Zabcı,
“Malatya fayı 6 Şubat depremlerinde kırılan faylara en yakın olan faylardan bir tanesi. Bu Fay üzerinde nispeten az bilgi var. Bizler bu bölgede yapılan çalışmalarda açıkçası herhangi bir spekülasyona yol açmadan ne insanları korkutarak ne de vatandaşların gereksiz yere rahatlatarak, bilgisiz konuşmaya mahal vermeden, Malatya fayını daha iyi anlayalım. Eğer bir deprem tehlikesi oluşturuyorsa bunu daha sağlıklı, daha çok parametreyle ortaya koyalım. Malatya fayında bir problem gördük ve o yüzden çalışmaya başladık. Eğer böyle bir tehlike de yoksa bunu da gene bilimsel verisiyle ortaya koyalım niyetiyle başladık. Aslında bizim ülke de çok hızlı bir tepki göstererek sadece bizim projeyi değil, bu fay üzerinde, benzer çalışmaları içeren projeleri de destekledi. Bu sayede gözlem noktaları artacak. Birbirinden bağımsız ekiplerin ortaya koyduğu çok değerli verilerle Malatya fayı hakkında daha sağlıklı bilgi elde edeceğiz”
dedi.
“GNSS ÜZERİNDEN ÖLÇÜM YAPIYORLAR”
Bu bölgedeki fayı daha ayrıntılı incelemek için buradayız diye söyleyen Zabcı,
“Geçen sene Doğanşehir tarafına doğru bir fay kazısı gerçekleştirmiştik, bu sene Arguvan’ın Kızık bölgesinde eski depremleri bulmak değil. Burada zaten tespit edilmiş yapılar var. Biz jeoloji ayağında, hem fayın birazcık daha ayrıntılı haritalanmasını ve dikkatimizi çekecek başka yapılar var mı? Bunlar üzerinde koşuyoruz. Her 6 ayda bir Yıldız Teknik Üniversite’ndeki uzmanlarımız Sivas’ın Kangal bölgesinden, Şanlıurfa’ya kadar uzanan geniş bir alan içerisinde, Küresel Seyrüsefer Uydu Sistemleri (GNSS) üzerinden ölçüm yapıyorlar. Özellikle 6 Şubat'ta ne olduysa onunla beraber Malatya fayının üzerinde herhangi bir iddia edildiği gibi bir, gerilme transferi var mı? bu transferinin etkisi ne? Malatya fayının, depremselliği, iki deprem arasında geçen süre ne kadar? üzerinde hareket biriktiriyor? Yani kaba tabirle söylemekle gerekirse herkesin alışkın olduğu bu şekilde, ne kadar enerji birikiyor? Birazcık bunları da ortaya koyarak deprem tehlikesine ortaya koymaya çalışacağız”
ifadelerini kullandı.
“FAYIN SON 10 BİN SENEDE DEPREM ÜRETTİĞİNİ GÖSTERİYOR”
Malatya fayının aktif olduğu konusunda hem fikir olduklarını belirten Zabcı,
“Malatya fayının aktif olduğundan bizim ve yer bilimler camiasının çok büyük bir kısmı hem fikir. Yani bildiğiniz üzere Türkiye diri fay envanterinde de yer alıyor. Yaklaşık 140 kilometre uzunluğunda. Erzincan'ın Kemaliye ilçesinin Harmanlı diye bir köyü vardır. Onun hafif kuzeyinden başlar. Arapgir ilçe sınırlarına girer. Daha sonra Kızık havzası adını verdik. Kendi aramızda en azından öyle söylüyoruz. İşte kömürlük, ondan sonra, Kızık, Eymir, daha sonra Arguvan'ın içine hiç girmiyor. Arguvan'ın ilçe merkezinden uzak bir şekilde, güneye doğru en son Doğanşehir'e kadar gidiyor. Bundan sonra çatallanıyor ve bir iki kol şeklinde uzanıyor. Bu zaten seneler önce haritalandı. Bunun hakkında bir farklı birkaç hipotez var. Aslında onları tartışmak biraz ya bizim yer bilimcilerin işi. Ama şimdiye kadar yapılmış çalışmalar hem sismik etkinlik olsun hem daha önce yapılmış paleosismoloji çalışmaları olsun, bu noktadaki fayın son 10 bin senede deprem ürettiğini gösteriyor”
diye konuştu.
“ŞİDDET ÜÇ FAKTÖRE BAĞLI”
Depremin yıkıcılık etkisinin şiddete bağlı olduğunu söyleyen Zabcı,
“Diğer bölgelerde olan depremlerin Malatya etkisi neler olur. Mesela 7.8 olan depremin büyüklüğü ve açığa çıkan enerji oranıyla alakalı bir şey. Türkiye’de 7.8 ölçülseydi. Amerika Birleşik Devletleri'nde de 7,8 olarak ölçülecek. Depremin yıkıcılık etkisini ise şiddetle ifade ediyoruz. Birden 12'ye kadar bir şiddet skalası var. Kaba tabirle söylersem 12'de taş üstünde taş kalmıyor, bir şiddetinde olursa siz hissetmiyorsunuz bile, ancak ölçüm aletleri hissedebiliyor. Bu şiddet ise üç faktöre bağlı. Mesafe, depremin olduğu yerle sizin bulunduğunuz yer arasındaki fark, depremin büyüklüğü ve zemin koşullarınız. Bir de buna dinamik etkiler var. Ama bu üç statik etki genelde şiddetin nasıl olacağını kestirmemize yol açıyor. Malatya fayına yakın bir bölgede deprem olduğu zaman, mesafe kısa. İşte Malatya'nın zemin durumunu da hesaba kattığınız zaman, belli bir şiddete etkilenecektir. Ama daha uzaktaki faylar, özellikle mesafe arttığı için, şiddeti daha az etkileyecektir. Ama bu yıkıcı olmayacaktır anlamına gelmiyor”
dedi.
“ÇOK ÇABUK UNUTAN BİR TOPLUMUZ”
Depremlere karşı tedbir alınması gerektiğini vurgulayan Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Yunus Gülmez,
“6 Şubat 2023 depremlerinin yaralarını sarmaya çalıştığımız şu süreçte malumunuz, geçtiğimiz hafta Balıkesir Sındırgı'da bir deprem oldu ve geçen pazar günü de 17 Ağustos 1999 depremlerinin 26. yıldönümüydü. Ülkemizin deprem ülkesi olduğu gerçeğini deprem olmasa ya da büyük bir depremin yıldönümü olmasa hatırlayacağımız yok. Çok çabuk unutan bir toplumuz. Türkiye her afet olayında daha önce hiçbir afet olayı yaşamamış gibi, afetlere her seferinde hazırlıksız yakalanan ve her seferinde ağır faturalar ödeyen bir ülke görünümünde şu anda. Doğal olaylarının afete dönüşmemesi için tedbir almamız ve bunun gibi bilimsel çalışmalara destek olup sayısını arttırmamız lazım. Burada asıl konuşmamız gereken konu aslında hangi fay, hangi büyüklükte deprem üretir ya da ne kadar yıkıma sebep olur değil, olabilecek yıkıcı bir depreme karşı hangi tedbirleri almamız gerektiğidir. Çünkü bu Türkiye'de, Türkiye'nin deprem ülkesi olduğu gerçeğini biz unutmamamız lazım. Tedbir almamız lazım. Yani depremlerdeki olabilecek yıkıcılığa karşı tedbir almak gerekiyor”
şeklinde konuştu.
“BUNLAR TABİ YAŞLANDIRILACAK, RAPORLANACAK”
Veriler tamamen sonuçlanınca sağlıklı bilgiler verileceğini söyleyen Gülmez,
“Malatya fayla alakalı çalışmalar 1,5 yıl önce başladı. Şimdi Malatya fay üzerinde bir çalışma var. Yurt dışından gelen ekipler var. Son teknolojiyi kullanarak yapıyorlar. Bir ekipte, işte Kahta, Urfa tarafından başlayıp, Sincik, Battalgazi ve Sivas sınırına kadar olan yerde 6 ayda bir ölçüm yapılıyor. Burada uyduyu da kullanıyorlar. Şimdi bir de burada hendek çalışmaları oluyor. Bu fay hendeği değil, farklı bir hendek. Burada bazı verileri, geçen sene yine burada bir ölçüm işlemi yapılmıştı. Bu nokta belirlenmişti. Bu belirlenen noktadaki numuneleri almak, teyit için açılan bir hendek aslında. Bunlar tabi yaşlandırılacak, raporlanacak. Buradaki amaç korku yaymak değil. Tedbir almak, tedbir almak için bu verilere ihtiyaç var. En sağlıklı, en sağlam verilerle yorum yapılıp buna göre yol haritası çizilecek. Hemen hemen yarısı bitti. Ortalama bir, 1,5 yıl sonra bir rapor son haline gelir. O zaman daha net ve sağlıklı, bilgiler o zaman netleşir”
ifadelerini kullandı.




