Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin Ahmet Fikri Tüzer’in hayatına dair verdiği bilgiler şöyle:

1878 yılında Şumnu’da dünyaya gelen Ahmet Fikri Tüzer 1905 yılında Askerî Tıbbiyeden yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur. Gülhane Hastanesinde operatör unvanını almış ve 1906 yılında 6. Ordu Bağdat Merkez Hastanesine atanmıştır. 1907 yılında Kolağalığına (kıdemli yüzbaşı) terfi eden Tüzer, 1908 yılında ise 6. Ordu, 43. Alay, 1. Tabur Tabipliğine atanmıştır. Böylece askeri hastanelerde savaşlar boyunca hizmet vermeye başlayan Ahmet Fikri Bey bu görevinin ardından Kerkük Hastanesi İkinci Tabipliğine getirilmiş ve 1911 yılına kadar 6. Orduda hizmet vermeye devam etmiştir. Mayıs 1911’de 8. Ordu Kolordu Cebel Topçu Taburu Tabipliğine, Ekim 1911’de ise sınavla Kuleli Askeri İdadisi (Lisesi) Hikmet Öğretmenliğine atanmıştır. 1912 yılında Gelibolu İzmit Tümeni Seyitgazi Redif Taburu doktorluğuna, Aralık 1912’de Nazimiye 3. Alay, 3. Tabur Tabipliğine getirilmiştir. Erzurum Hastanesinde tabiplik yapan Ahmet Fikri Bey, bir hastalık geçirmiş 1912’de Hadımköy Hastanesine, buradan da 14 Şubat’ta tedavi olması için İstanbul’a gönderilmiştir. Mart 1913’te hava değişimi yapmak ve mesleğine devam etmek üzere, kendi isteği ile geçici olarak Kuleli Okulu Hastanesine atanmıştır.  Kıdemli yüzbaşı bulunduğu sırada yaptığı üstün hizmetler nedeniyle Şubat 1914 yılında iki yıl sefer kıdemi verilerek Erzurum Hastanesine atanmış ve 1915 yılında binbaşı olmuştur.

İNÖNÜ, ONA ÇOK GÜVENİYORDU

Ahmet Fikri Tüzer, Cumhuriyet Döneminde de çeşitli bürokratik görevlerinin yanında CHP içinde önemli noktalarda görev almış çekirdekten başlayan bir yükselme göstermiştir. Birçok görevi bünyesinde toplayan Tüzer’in partideki konumu ile ilgili ilk veriler 1930’lu yılları göstermektedir. Ancak bu yıllardan evvelde parti hizmetinde bulunduğu muhtemeldir. Buna göre Tüzer, Erzurum Milletvekili olarak 1931 yılında CHP Umumi İdare Heyeti üyeliğinde bulunmuştur. İnönü, güvendiği kişilerle yola devam ederken Refik Saydam’ı Başbakanlığa getirince Saydam’ın yakın dostlarından olan ve uzun yıllardır parti idare heyetinde yer alan Ahmet Fikri Tüzer’de CHP Genel Sekreterliğine getirilmiştir. Normalde Dâhiliye Vekili Parti Genel Sekreterliğine getirilmek durumundaydı ancak Dâhiliye Vekâleti Faik Öztrak yönetimine verilmiştir.

Ahmet Fikri Tüzer, 1927 seçimlerinde Erzurum’dan milletvekili adayı gösterilmiştir. Böylece vekil olarak ta hizmetlerine devam etmiştir. Tek partili dönem seçim sisteminde iki dereceli yapılan seçimlerde öncelikle ikinci seçmenler belirleniyor sonra da bu ikinci seçmenler milletvekillerini seçiyorlardı. Yine bu dönem mantığında 1927 yılından sonra esas olarak devreye sokulan seçim ilkesi, milletvekillerinin tamamen CHP merkezi tarafından belirlenmesiydi. Buna göre isimler parti başkanı, genel başkan vekili ve genel sekreterden oluşan Genel Yönetim Kurulu tarafından belirlenerek seçmenlere sunuluyordu. Ancak 1927 kurultayında yapılan değişiklikle adayların belirlenme ve tespit edilmesi işi umumi reise yani tamamen parti başkanına verilmişti. Tüzer’in Erzurum’dan aday gösterilmesi konusu tamamen parti merkezinin aldığı karar doğrultusunda bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün isteği ile gerçekleşmiştir. Erzurumlu olmaması ve bölgeye yabancı bir kişi olarak bu şehirden milletvekili adayı gösterilmesi ise kararın bu dönemde ortaya çıkan yerel ve ulusal bazı olaylar sonucunda alındığını göstermektedir. Keza Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) deneyimi ve Şeyh Sait İsyanının ardından parti yönetimi Doğu ve Güneydoğu illerinin Meclis’te temsili için yeni bir politika gütmüş ve yerel adaylardan ziyade merkezden güvenilir bürokrat adayların bu bölgelerden milletvekili olmalarını istemiştir. Böylece alınan karara uygun olarak merkezdeki birçok bürokrat hayatlarında hiç görmedikleri illerden aday gösterilmiştir. Nitekim 1927 seçimleri sonunda oluşturulan yeni mecliste 121 milletvekili ilk defa temsil şansı bulmuştur.

ERZURUM’DAN MİLLETVEKİLİ SEÇİLDİ

Kişiliği ve başarılı çalışmaları ile TBMM’nin III. Dönem seçimlerine katılan Tüzer, 635 oy alarak Erzurum’dan milletvekili seçilmiştir. Tüzer, 12 Ekim 1927’de mazbatasını alarak 1 Kasımda Meclis çalışmalarına katılmıştır. 1931 yılında da Erzurum’dan aday gösterilen Tüzer, 661 ikinci seçmenden 654’ünün oyunu alarak milletvekili seçilmiştir. 1935 genel seçimlerinde ise ikinci seçmenlerin belirlenmesinde de yer alan Tüzer, bu dönemde de Erzurum Milletvekili olarak Meclis faaliyetlerine katılmıştır. Bu seçimlerde 916 ikinci seçmenden oylamaya katılan 870’inin oyunu alarak Meclis faaliyetlerine katılmıştır. Tüzer, milletvekilliğinin yanı sıra Kızılay Genel Merkezi ve Etıbba Odaları Yüksek Haysiyet Divanı üyeliği görevlerinde de bulunmaktadır.

BİR GÜN SÜREN BAŞBAKANLIK SÜRESİ İLE TÜRKİYE TARİHİNE GEÇTİ

Ahmet Fikri Tüzer 1939 yılı seçimlerinde de Erzurum’dan aday gösterilmiştir. Bu seçimlerde 781 ikinci seçmenin oyuyla yeniden milletvekili seçilen Tüzer, 27 Mart 1939 tarihinde mazbatasını almıştır. 1942 yılına kadar milletvekilliği ve parti Genel Sekreterliği görevlerini yürüten Tüzer, bu yıl gelişen ani bir olayla kariyerinde değişiklik yaşamıştır. Refik Saydam Hükümetinde meydana gelen bir değişiklik üzerine Tüzer, Dâhiliye Vekâletine getirilmiştir. Kararın alımında hâlihazırdaki Dâhiliye Vekili Tekirdağ Mebusu Faik Öztrak’ın sağlık sorunları nedeniyle görevden çekilme isteği etkili olmuştur. Tüzer bu görevi icra ederken yakın dostu Refik Saydam’ın 12. Hükümet döneminde kalp krizinden ani ölümü üzerine bu defa Saydam’ın yerine 8-9 Temmuz 1942 tarihlerinde vekâleten başbakanlığa getirilmiştir. Sadece bir gün sonra İnönü’nün kararıyla Şükrü Saraçoğlu başbakanlığa tayin edilmiş ve Tüzer’in bir günlük başbakanlığı sonra ermiştir. Tüzer bir gün süren başbakanlık süresi ile Türkiye tarihine geçmiştir.

Ahmet Fikri Tüzer, başbakanlık serüveninden çok kısa bir süre sonra 17 Ağustos 1942 günü geçirdiği bir kalp krizi ile hayatını kaybetmiştir. Tüzer’in cenazesi resmi bir törenle Ankara’da Yeni Mezarlığa defnedilmiştir. Ahmet Fikri Tüzer’in ölümü basında ve siyaset dünyasında hüzünle karşılanmış ve yapılan yorumlar, kişisel ve kamusal hayatını özetleyecek şekilde övgü dolu olmuştur. Cumhuriyet Gazetesi ölüm haberinde Tüzer’i, dürüst, daima vatan için çalışmayı sever, şeflerimize samimi olarak bağlı bir devlet adamı olarak tanımlamıştır.

Kaynak: Haber Merkezi