Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer hakkında yürütülen disiplin süreci sonuçlandırıldı. Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Göçer’in parti üyeliğinin kesin olarak sonlandırılmasına karar vermesi Malatya kamuoyunda büyük bir yer tuttu. Peki Göçer ihraç edildi mi? busabahmalatya.com’a konuşan Göçer CHP Milletvekili Veli Ağbaba’ya karşı zehir zemberek açıklamalarda bulundu.
İhraç edildiği yönündeki haberleri dün medyada gördüklerini dile getiren Göçer, kendisine ulaşan herhangi bir ihraç kararı olmadığını söyledi.
“PARTİNİN HER ŞEYİNİN BU ŞAHSIN ŞAHSINDA BİRLEŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”
“İhraç kararı geldiği zaman zaten kamuoyunu bilgilendireceğiz” diyen Göçer,
“Biz şuna inanıyoruz: Disiplin suçu işlemedik. Medyada gördüğüm kadarıyla ilgili maddelere atıfta bulunmuşlar. Biz o suçların hiçbirini işlemedik. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin Malatya’da şahısla özdeşleştiğini, Malatya’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil Veli Ağbaba’nın olduğunu düşünüyoruz. Malatya’daki Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkla bütünleşmek yerine Veli Ağbaba’nın çevresini sarıp, halktan kopuk bir şekilde ona yalakalık yaparak bir yere geleceğini düşünen insanların oluşturduğu bir topluluk haline geldiğini düşünüyorum. Malatya’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğini yitirdiğini, bir kişinin hegemonyası altına girdiğini ve partinin her şeyinin bu şahsın şahsında birleştiğini görüyoruz. Bunu kabul edemeyiz. Evet, yerel siyasetçiyiz ama kendi yöremizde etkin siyaset yapıyoruz. Bölgemizde partiyle ilgili olaylarda bizim de söz ve bilgi sahibi olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ama ne yazık ki Malatya’daki Veli Ağbaba ‘Her şeyi ben bilirim, ben yaparım, kimse de buna itiraz edemez’ şeklindeki tavırlarını sürdürüyor. Bunu kabul edemeyiz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği için mücadele ediyoruz”
diye konuştu.
“BİZİM CUMHURİYET HALK PARTİLİLİĞİMİZ BİR KARARLA TARTIŞILAMAZ”
Resmi ihraç kararı gelmesi halinde yol haritasının ne olacağını açıklayan Göçer,
“Şunu söyleyeyim: Tanju Özcan da 2 defa ihraç edilmişti. Ben Veli Ağbaba’nın oyuyla seçilmedim. Bana oy veren Fethiye, Karaca, Durucasu, Sürgü ve diğer mahallelerin oyuyla seçildim. Bana oy verenlere ihanet etmem. Partimi bırakıp başka bir partiye gitmem. Bize ihanet eden Veli Ağbaba’dır. Bizim Cumhuriyet Halk Partililiğimiz bir kararla tartışılamaz. Bulunduğumuz yerde duruyoruz. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililerin bu partiye sahip çıkacağını düşünüyoruz. Partinin yanlış kişiler tarafından yönetilmesinden kurtulması için mücadelemizi sürdüreceğiz”
ifadelerini kullandı.
İhraç kararı kesinleşmesi halinde bu kararın Yazıhanlı Cumhuriyet Halk Partili seçmenin iradesine vurulan bir darbe olacağını kaydeden Göçer şunları dile getirdi:
“Siyasette halk ikinci plana atılmış durumda. Eğer Veli Ağbaba aday göstermezse kimse aday olamaz. Siyasi Partiler Kanunu buna izin veriyor. Genel merkezle ya da Veli Ağbaba’yla sıra alırsınız, insanlar da mecbur oy verir diye düşünüyorlar. Millet iktidardan, Adalet ve Kalkınma Partisi’den yorulmuş. Bu yorgunluk üzerinden ‘Bizim direktiflerimizi dinleyecek insanları aday gösterelim’ anlayışı oluştu. Oysa yerel yönetimlerde elde edilen başarı Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarısı değil; iktidarın hatalarının sonucudur. 2011’den beri milletvekili olan Veli Ağbaba, Malatya’da yerel seçimde insanlar çadırda, çamurda oy kullandığı halde yine beklenen sonucu alamadı. Verilen oylar tepki oylarıdır; Veli Ağbaba düşünülerek verilen oylar değildir. Ne yazık ki şahsi hevesleri olan kişiler partiyi işgal etmiş durumda. Halkla barışık değiller. İktidar olmak için değil, parti içinde iktidar olmak için uğraşıyorlar. Biz ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçekten alternatif ve iktidar olması için mücadele ediyoruz. Benim belediye başkanlığım ya da Veli Ağbaba’nın milletvekilliği önemli değil. Önemli olan partinin iktidar olup ülkeyi daha yüksek refaha ulaştırmasıdır. Tek adamlıktan şikâyet eden Veli Ağbaba, Malatya’da bunu en üst seviyeye çıkarmıştır. Teşkilat, Cumhuriyet Halk Partililerden uzaklaşmış ve halkla iç içe olmayan bir yapıya dönüşmüştür. Mustafa Kemal Atatürk’ü il başkanı adayı gösterseniz dahi kazanamayacak bir yapı oluşturulmuştur. Çünkü delegeleri belirleyenler kendilerini seçecek kişileri de belirliyor. Biz ne dedik? Sandık koyalım. Sandıktan kaçıyorlar. Cumhuriyet Halk Partililer kendi ilçe ve il başkanlarını seçmelidir.”

“MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
Yoluna partisiyle devam edeceğini söyleyen Göçer,
“Biz gerçek Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Partinin menfaatçi kişiler tarafından ele geçirildiğini düşünüyoruz. Mücadelemizi parti içinde vereceğiz. İstifa edip kaçmak en kolayı. ‘Partiden istifa edecek, başka yere geçecek’ diyorlar. Hayır. Ben bu parti çatısı altındayım, hiçbir yere gitmiyorum. Disipline sevk edildiğimizde 2 bine yakın vatandaş bir araya geldi. Bizim için önemli olan vatandaştır. Ben kimsenin değirmenine su taşımam, 5 dönem milletvekili olsun diye uğraşmam. Halkıma hizmet etmek için uğraşırım. Zaman kimin haklı olduğunu gösterecek. Biz hırsızlık yapmadık, rüşvete bulaşmadık. Mücadelemize devam edeceğiz. 20 yıl sonra kazanılan bir yeri tekrar kaybettirmeye kimsenin gücü yetmeyecek”
ifadelerini kullandı.







