Mevsimsel viral enfeksiyonların ardından haftalarca sürebilen kuru öksürük, toplumda sık karşılaşılan bir sorun haline geldi. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, özellikle geçmeyen öksürüklerde gereksiz antibiyotik kullanımının yaygın ve hatalı bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Gazi Gülbaş, öksürüğün her zaman aktif bir enfeksiyonun göstergesi olmadığını vurgulayarak, zatürre, bronşit, farenjit, bademcik iltihabı ve sinüzit gibi enfeksiyonlara bağlı öksürüklerin genellikle geçici olduğunu ifade etti. Buna karşın enfeksiyon sonrası gelişen bronş aşırı duyarlılığı ve bazı kronik sinüzit vakalarında öksürüğün uzun süre devam edebildiğini söyledi.

Kış aylarında viral enfeksiyonların artmasıyla birlikte uzayan öksürüklerin daha sık görüldüğünü belirten Gülbaş, bu tür durumlarda antibiyotik kullanımının çoğu zaman gerekli olmadığını kaydetti. Öksürük geçmediği gerekçesiyle antibiyotiğin sürdürülmesinin hem faydasız hem de zararlı olduğuna dikkat çeken Gülbaş, balgam sökücü ve öksürük kesici ilaçların da her hasta için uygun olmadığını dile getirdi. Özellikle balgamlı hastalarda öksürük kesicilerin balgamın atılmasını engelleyerek iyileşmeyi geciktirebileceğini ifade eden Gülbaş, çocuklar, yaşlılar, astım ve KOAH hastaları ile kalp, tansiyon ve prostat hastalığı bulunan bireylerin bu ilaçları mutlaka doktor önerisiyle kullanması gerektiğini söyledi.

Sağlık deposu 6 yeşil besin: Vücudunuzu yenileyin!
Sağlık deposu 6 yeşil besin: Vücudunuzu yenileyin!
İçeriği Görüntüle

Öksürüğün solunum yollarını temizlemeye yönelik koruyucu bir refleks olduğuna işaret eden Gülbaş, öksürüğün yalnızca akciğer kaynaklı olmayabileceğini belirtti. Boğaz, burun, sinüsler, mide, yemek borusu, kalp zarı ve diyafram hastalıklarında da öksürüğün görülebileceğini kaydeden Gülbaş, öksürüğün süresine göre sınıflandırıldığını aktardı. Üç haftadan kısa süren öksürüklerin akut, 3 ila 8 hafta sürenlerin uzamış, 8 haftadan uzun sürenlerin ise kronik öksürük olarak kabul edildiğini belirten Gülbaş, bu sürenin aşılması halinde mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Uzun süreli öksürüğün nedenleri arasında geniz akıntısı, astım, mide reflüsü, iyileşmeyen enfeksiyonlar, bazı akciğer hastalıkları, verem, kalp yetmezliği, tansiyon ilaçları, sigara kullanımı ve akciğer kanserinin yer aldığını belirten Gülbaş, gece uyandıran öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, uzun süren ateş, istemsiz kilo kaybı ve göğüs ağrısı gibi durumlarda süre beklenmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi.

Halk arasında “100 günlük öksürük” olarak bilinen boğmacanın Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu hatırlatan Gülbaş, Türkiye’de çocukluk çağı aşılamalarının yüksek olması nedeniyle genel görülme sıklığının düşük olduğunu ancak ergen ve yetişkinlerde vakaların ortaya çıkabildiğini ifade etti. Temiz hava, uygun nem dengesi, yeterli sıvı alımı, sigara dumanından uzak durulması, dengeli beslenme ve yeterli uykunun öksürüğün kontrolünde önemli olduğunu da sözlerine ekledi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı