Türkiye, kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağı 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde küresel çapta ses getiren hazırlık etkinliklerine devam ediyor. Bu kapsamda büyük önem taşıyan ve ilki Hatay'da düzenlenen "Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" programının ikincisi, 21 Temmuz'da Malatya’da gerçekleştirilecek. Çevre yatırımları ve dirençli kentleşme hamleleriyle öne çıkan Malatya, bu kritik organizasyonla iklim diplomasisinin merkezi olacak.

Malatya’da Çevre ve Altyapı Yatırımları Ön Planda
Malatya, özellikle son dönemde hayata geçirilen çevre odaklı ciddi yatırımları ve geleceğe yönelik dirençli şehir projeleriyle COP31 yolundaki en önemli duraklardan biri oldu. 21 Temmuz’da kentte düzenlenecek olan zirvede, yerel düzeyde yürütülen çevre projeleri ve şehrin afetlere karşı dirençli hale getirilmesi süreci detaylı şekilde ele alınacak.
İlk Büyük Adım: Dünyaya Örnek Olan Hatay Buluşması
Sürecin en kritik hazırlık aşamalarından ilki, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde Hatay'da düzenlenmişti. Küresel düzeyde büyük ilgi gören Hatay zirvesinde şu temel detaylar öne çıkmıştı:
Üst Düzey Katılım: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum başkanlığındaki zirveye; Birleşmiş Milletler (BM), BM-HABITAT temsilcileri ve çok sayıda ülkenin çevre ile iklim bakanı katılım sağladı.
Ana Odak Noktası: Zirve, "Asrın Felaketinden Sürdürülebilir Şehirlerin İnşasına" temasıyla gerçekleştirildi. Kentlerin iklim krizine ve doğal afetlere karşı nasıl dirençli hale getirileceği ile afet sonrası yürütülen dev inşa seferberliği incelendi.
Dünya Çapında Örnek Model: Deprem bölgesinde inşa edilen sıfır atık uyumlu, yenilenebilir enerji kullanan ve iklim dostu afet konutları, küresel ölçekte birer örnek model olarak tüm dünyaya sunuldu.
Hatay Deklarasyonu: Programın kapanışında, iklim değişikliği ve afet yönetimi konularında uluslararası iş birliğinin altını çizen ortak bir bildiri yayımlandı.

Antalya’daki Büyük Zirve Öncesi Güç Birliği
Malatya’da gerçekleştirilecek olan ikinci buluşma, Türkiye’nin COP31 başkanlığı sürecinde afet yönetimi ile sürdürülebilir çevre politikalarını harmanlayan vizyonunu pekiştirecek. Deprem bölgesindeki şehirlerin küresel standartlarda, çevre dostu ve afetlere karşı dayanıklı bir biçimde yeniden inşası, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek olan ana zirve öncesinde tüm dünyaya güçlü bir mesaj niteliği taşıyor.


