Geçenlerde Yeni Malatyaspor Kulüp ofisini ziyaret etme fırsatı elde ettim. Bu fikrinden sonra detaylara inen kulüp başkanı Adil Gevrek kimlerin geleceğini bilmek istemiş. Muhalif kesimden birilerinin geleceği için tedbiri de elde bırakmıyor kendileri. Gelenlerin içinde benim adımı duyunca “onu getirmeyin” demekten de geri kalmıyor zatı muhterem. Neden istemediği sorulunca zata burada bir tatsızlık çıkarmasın vs vs gibilerinden ifadeler kullanmış. Neyse bu ziyaret gerçekleşti ve bizlerde şatafatlı mekanı bizatihi görmüş olduk.

İçeri geçtiğimizde zaten lüksü içinize kadar hissediyorsunuz. Mobilyaların kalitesi, kullanılan büro ofislerin şıklığı göze çarpıyor. Elbette gurur duymalıyız ancak bu ofisin sahibi kulüp başkanı olunca ve buranın kirasını kulüp karşılarsa yüksek meblağ üzerinden insanın ister istemez canı sıkılıyor. Kendilerine bizzat sordum “bu ofis kime ait?” diye, çok rahat tavırlarıyla “benim!” dedi.

Eyvallah.

Bizler ekonomik koşullar altında futbolculara ödeme yapamaz durumda olan takıma gelince oyuncuların idmana çıkmamaları ve 20 saniye protesto olaylarını yöneticiler pek umursamamış olduklarını gözlemledim. Çünkü ikinci kez tekrarı durumunda bir yaptırım uygulamayacak durumdalar

Sorularımıza kaçamak cevaplar alacağımızı biliyorduk ve tuzak sorularımız ile ortamı sohbet havasına getirdikten sonra Adil Gevrek istediğimiz dilden konuşmaya başladı. Hatalarının devam ettiğini bir takımı idare edemediğini açıkça söylüyordu. Etrafındaki yöneticilerin kalmadığını, siyasilerin ve idarecilerinde kendilerine destek vermediğinden sürekli yakındı durdu.

Bir şehrin hayalleri ile oynayan Adil Gevrek bu sene istifa etmeyeceğinin hatta gelecek sezonun hazırlıklarını şimdiden yaptığını ifade ediyordu.

Sözleşmesi feshedilip kulüpten gönderilen; Kaptan, Adem ve sürekli sakat olan Tetteh, Gaziantep maçı öncesi Ülkesine dönen Mounir Antalya maçında taraftarlar ile tartışan üç maç ceza alan Sadık Çiftpınar’dan sonra Hatay maçına Gaziantep’te hazırlanan Yeni Malatyaspor kulübünden nasıl bir beklentimiz olabilir ki?

Ayrıca Adil Gevrek şayet kendisi de yolun sonuna geldiğini aslında kabul etmiş görünüyor. Konuştukları arasında bunu fark etmek için kahin olmaya gerek yok. Belki de kaybedeceklerini daha çok düşünüyordur. Mesela başkanım denilmesini, itibar gösterilmesi, gittiği her yerde kapıların üzerine açılması gibi bir prestij kaybı söz konusu. Her şeyi tadında bırakmak gerek diye bir söz var. Keşke Adil Gevrek bir inat haline getirmeseydi futbol kulübümüzü. Hatta geçen yıl istifa etseydi, bu yıl yine gelirdi ihtimali vardı. Ama artık yok. O da bitti. Hayaller büyük gerçekler kümeye savrulmak. Derler Ya hayaller Paris gerçek bir sokağın ortası misali. Öyle işte.