Burak Karaca Malatya’da futbol hakemiydi, 29 yaşındaydı, kansere yenik düştü, önceki gün hepimizi üzen vefat haberi geldi.
Futbol hakemliği yaptığım dönemde benden bir sonra açılan kursun hakemiydi.
Beraber idman yaptık, beraber maça çıktık, beraber seminerlere katıldık...
Burak’ın babası Ömer Karaca o dönemler il hakem kurulu başkanıydı. Zaman zaman uygulamalarını beğenmezdik, Burak’a söylerdik. Çoğu konuda espriler yapar, şakalaşır, takılırdık.
Futbol hakemliğini bıraktıktan sonra Burak ile bir daha görüşemedik. Hasta olduğunu öğrendiğimde, son durumunu sorduğumda her şey için geç olduğunu söylediler.
Ve maalesef onu kaybettik.
Genç ölümlerin hepsi üzücüdür, hepsi yıkıcıdır ama Burak’ın ölümü daha bir derinden etkiledi beni. Beraber oyun oynadığınız, maç yönettiğiniz, sahada kader birliği yaptığınız birinin artık olmadığını kabullenmek gerçekten zor.
Yazacak onca cümle, kelime varken daha fazla uzatıp ailesinin ve yakınlarının üzüntüsünü artırmak istemiyorum.
Ömer Karaca ve ailesi başta olmak üzere, Malatya hakemliğinin, spor camiasının başı sağ olsun, Allah; yakınlarına sabırlar versin, Burak kardeşimize rahmet eylesin...
İçimiz yanıyor!
Daha dünkü yazımda futbolun hiçbir şey olmadığını, ondan daha önemli şeyler olduğunu yazmıştım. İstanbul’daki terör saldırılarından sonra ne futbol ne de diğer hiç bir şeyin öneminin olmadığını gördük bir kez daha.
Atatürk Havalimanı’nda hayatını kaybedenlerin suçu sadece o an orada bulunmalarıydı. Düşünebiliyor musunuz, ölümle kalım arasındaki fark bu kadar basitleşmiş artık.
Birileri buna kader der ama nedense o kader gelişmiş ülkelerinin alınlarında yazmıyor mu hiç?
Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Filistin’de, bu şekilde günlerce insan ölüyor. Türkiye’nin de bu batağa çekilmek istendiği bu kadar barizken, kemerimizin tokasıyla dahi giremediğimiz hava limanına nasıl 3 canlı bomba hem de kalaşnikofla giriyor anlamak mümkün değil?
Güvenlik uzmanı, siyasetçi, sosyolog, siyasal bilimci değilim ama artık bir şeyleri sürekli ihmal ettiğimizi çok iyi biliyorum.
Herkes üzgün ülkede, hepimizin canı yanıyor. Doğuda şehit haberleri, batıda terör saldırıları...
Yüreğimiz kan ağlasa da yıkılmayacağımız kesin.
1000 yıldır bu toprakları korumak için atalarımız nasıl canını ortaya koyduysa biz de koyacağız ama bu kadar da ucuz olmamalı bazı şeyler.
Asıl işim olan sporu yazamadım. Kusura bakmayın, üst üste iki şok ve kara haber köşemin konusu oldu. Ülke ve şehrim, camiam bir şeylere üzülürken, transferi, Yeni Malatyaspor’u yazmak bana yakışmaz.
Bir kez daha hepimizin başı sağ olsun...