Genel hatlarıyla vatanına milletine bağlı her insanın kınadığı Akademisyenlerin bildirisinin çoğu insan tarafından okunmadığını düşünüyorum.
Bildiri çok uzun olmamasına rağmen “okudunuz mu” sorusuna “hayır ama kınıyoruz” cevabını aldım çok yerde…
1128 Akademisyenin “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirisini tek tek değerlendirelim.
“Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.”
Bildirinin giriş bölümü dahi; kasıtlı, planlı, kötü amaçla ve tek taraflı yazıldığını gösteriyor.
“Açlığa ve susuzluğa mahkum etmek” diyen 1128 akademisyenin o bölgelere gittiği konusunda ciddi şüphelerim var. Hatta hayatında hiç Sur’a veya Cizre’ye gitmemiş akademisyenlerin de olduğunu düşünüyorum.
“Yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak…” cümlesi tamamen PKK sempatizanlığının üzerine çıkan bir tutumdur. Ne yani, askerin Molotof atmasını mı bekliyorsunuz? Aynı cimle içerisine sanki o bölgedeki halka “işkence” ediliyor bilgisini hangi argümanlara başvurarak hazırladınız?
İkinci paragraf ise sanki bu bildirinin yabancı akademisyenlerin bir araya gelip ülkemize sunduğu bir rapor hissi veriyor.
“Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.”
1128 akademisyenin “kasıtlı ve planlı kıyım” ibaresine “evet” demesini inanın anlayamıyorum. Bu kadar saçma bu kadar aptalca bir düşünce olabilir mi? Bu aptalca düşünceye 1128 kişinin “evet” demesi terörle mücadeleyi “kasıtlı ve planlı kıyım” yapmıyor. Tam aksine bildiriniz kasıtlı ve planlı bir şekilde hazırlanmış olduğunu gösteriyor.
Üçüncü paragrafın ilk iki satırı sanki Karayılan’ın Kandil’den yaptığı yoruma benziyor!
“Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini…”
İnanın amiyane tabirle “bu neyin kafası” demek istiyorum! 1128 kafanın tek kafada buluşması ve bu kafaların okur-yazar olması psikolojin hangi dalına girer inanın bilemiyorum.
Aslında bu yarım cümleyi Karayılan dahi tam olarak böyle ifade etmemiştir.
Sonraki paragrafın müzakere ile ilgili olduğunu ve kalıcı barışın gelmesi için çözüm yollarının açılmasından bahsediliyor.
Sonraki yani son paragrafta ise “devletin işlediği bu suçun” bir an önce durdurulmasını ve o 1128 akademisyenin sessiz kalmayacaklarını anlatıyorlar. Bu bildiriye “kısmi” destek verenlerin diğer paragrafları görmeyip sadece “kalıcı barış” kısmını görmeleri safça dahi değildir.
Çünkü bu bildirinin sadece bir paragrafı hariç diğer bütün paragrafları alenen PKK yandaşlığı yapmaktadır. Devleti alenen suçlayan, PKK’nın yıllardır yapmış olduğu terörü görmezden gelen ve sanki devlet durup dururken o bölgelerde silah kullanmaya başlamış gibi bir hava vermenin anlamını idrak etmek için okur-yazar olmaya gerek yoktur.
Bu tamamen sanki Kandil’den hazırlanmış bir bildiri gibidir.
Çok açık ifadelerle hiçbir imada bulunmadan sadece bir paragrafına
“barış” sözcüğünü ekleyerek yapılmış bir terör örgütü savunuculuğudur!
“Bu suça ortak olmayacağız” diyen 1128 “kafanın” fikir özgürlüğü kısmına bi şey diyemem. Kamu üniversitelerinden atılmaları normaldir çünkü bu devleti, doğuda soykırım yapan bir ülke gibi görüyor. Fakat, hapse atılmasına ben de karşıyım…
Amma; bu bildiriye bu devletin ilk siyasi partisinin kısmi destek vermesinin vahameti bildirinin kendisinden daha vahimdir.
Lafı evirip çevirmeden net bir dille devleti, PKK’dan daha “cani” gösteren bildiriye ben kusura bakmayın ama aptalca bulurum.
1128 aptalın fikir özgürlüğü olarak bakıyorum…
Bu da benim fikir özgürlüğüm!
1128 aptalın fikir özgürlüğü
Mahir Temur
Yorumlar
Günün Haberleri
Malatya Lisesi’nin ilk mezunları 40 yıl sonra Fethiye’de buluştu
Malatya’da 30 milyon TL'lik vurgun
Konteyner kentlerde veda süreci başlıyor
Malatya’da rezerv alan dosyası kapatıldı! Meclis kararı onayladı
Malatya'da kimse bilmiyor! Hafta sonu planı yapmadan okuyun
Bakırcılar Çarşısı’nda üretim yasaklandı! Çekiç sesleri tarihe karışıyor
Malatya’da orman vasfını kaybeden araziler satışa çıkarıldı!
Restoranda kanlı hesaplaşma: Akrabasını silahla vurdu