Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan destek talebinde bulunan Kılınç, “Biz köylerimizde yıkılmayan depolarımıza dahi yakınlarımızın, akrabalarımızın ev eşyasını yerleştirdik. Bir avuç tahılımızı koyacak depomuz kalmadı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bir an önce özellikle deprem bölgesinde alım yapması lazım” dedi.


Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, Malatya’da hizmet veren ilçe ziraat odaları başkanlarıyla birlikte dün basın mensuplarının hizmet verdiği konteynerleri ziyaret ettiler. Burada önemli açıklamalarda bulunan Kılınç, 6 Şubat depremlerini hatırlatarak, bu depremlerle Malatya gibi güzel şehirleri kaybettiklerini söyledi.


“ÜRETİMİ TERK ETMEDİK”


Üretmek zorunda olduklarını belirten Kılınç,

“Burada herkes kendi payına düştüğü kadar hasar gördü. Üretimde de pandemi sürecinde olduğu gibi biz eve kapanıp, üretimi terk etmedik. Çiftçiler olarak ülkemizin gıda ihtiyacını karşılamak için pandemi sürecinde de çalıştık. Bugün deprem yaşadık yine çalışıyoruz ve çalışmaya devam ediyoruz. Allah ölenlerimize rahmet etsin, kalanlar için yaşam devam ediyor. Bunun için de üretmek zorundayız. Biz burada Malatya üreticisi olarak elbette ki sıkıntılar yaşadık. Bir kısım barajlarımızda hasarlar oluştu, barajlarımız boşaltıldı. Sürgü Barajı’mızın kanalları yıkıldı, bu Barajın sulama sezonuna yetişmeme durumu var. Biz bunları Devlet Su İşleri Müdürümüze söyledik. ‘Biz başka illere benzemeyiz, bizde 10 milyon kayısı ağacı var, bunları sulamamız gerekiyor ve suyu yetiştirmeniz lazım’ dedik. Şu anda tahılda arpa, buğday, mercimek hasatları başladı”

şeklinde konuştu.


“HASAT BAKAN BEKLEMEZ”


Tahılı koyacakları bir yer olmadığını ileri süren Kılınç,

“Biz köylerimizde yıkılmayan depolarımıza dahi yakınlarımızın, akrabalarımızın ev eşyasını yerleştirdik. Bir avuç tahılımızı koyacak depomuz kalmadı. Biz buradan Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar ‘hasat bakan beklemez’ dedi. Biz buğdayı hasat edip, nereye koyacağız, güvenlik açısından nereye saklayacağız? Her gün yağmur yağıyor ve bu kadar hasadı nereye dökeceğiz. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bir an önce özellikle deprem bölgesinde alım yapması lazım. Alım yaparken de tarladan direkt ofise götürülmeli”

dedi.


“TARSİM İŞİMİZİ GÖRMEDİ”


Tarsim’i eleştiren ve böyle bir sigorta sisteminin olmayacağını savunan Kılınç, şunları kaydetti:


“Sayın Cumhurbaşkanımız tahıldaki fiyatı açıklamadı. Türk çiftçisi Sayın Cumhurbaşkanımızdan bu müjdeyi bekliyor. Gerekli maliyetlerimiz karşılanacak şekilde bu ürünlerin Toprak Mahsulleri Ofisi için taban fiyatının belirlenmesini, bu müjdenin mutlaka ve mutlaka seçimden önce vermesini talep ediyoruz. Üretici olarak gerçekten depremde de en mağdur olan biziz, her afeti yaşayan çiftçilerdir. Her ilçemizde dolu yağıyor. Kayısı üretimimiz yüzde 60-70 hasar gördü. Don, dolu, yağmur, tozlaşmama gibi felaketle karşı karşıyayız. TARSİM işimizi görmedi. TARSİM bizi mağdur etti. ‘Kayısıda tozlaşma olmadı, kayısınızda çiçek çürümesi oldu, yağmur çok yağdı monilya hastalığı oldu bunu kabul etmem’ dedi. Tamam öyle de bizim yaptığımız poliçeleri kim ödeyecek? Elimizdeki traktörü satıp, TARSİM’in poliçesini mi ödeyeceğiz? Böyle bir sigorta sistemi olmaz. Böyle bir sigorta sistemine hiç kimse dayanamaz, ancak Türk çiftçisi olarak dayanabiliriz. Biz ülkemizi, vatanımızı, milletimizi seviyoruz, bunun için de her şartta üretim yapıyoruz. Mazot 29 TL olsa da üretim yaptık, pandemi sürecinde ölümü göze alıp, içeriye kapanmadık ve yine üretim yaptık. Bu nedenle mutlaka çiftçilerin sesini duymamalılar. Özellikle deprem bölgesindeki eksikliklerimizin mutlaka giderilmesi lazım.”


“YÜZDE 70 HASARIMIZ VAR”


“Evet, konteynerler geliyor, devletimiz elinden geleni yapıyor” diyen Kılınç,

“Teşekkür ediyoruz, ama biz bir depremzedeyiz, çiftçiyiz, üretiyoruz. Üretimimize devam etmemiz için bize mutlaka destek verilmesi lazım. Bugün Malatya’daki kayısı üreticisi perişan. Bugün fındığa verilen alan bazlı destek kayısıya da vermiş olsalardı daha doğru olmaz mıydı? 10 milyon kayısı ağacını kurutalım mı?”

dedi


“TİCARETÇİ KARDEŞLERİMİZLE BİR SORUNUMUZ YOK”


Kayısı rekoltesiyle ilgili de konuşan Kılınç,

“Kayısı rekoltemiz her yıl tartışılagelen bir konu. Bu yıl Malatya’nın ova kısımlarındaki kayısılar zirai dondan hasar gördü. Bir kısım kayısı ağacımız tozlaşma olmadığı için ürün vermedi. Bir kısım kayısımızda çiçek çürümesi oldu. kayısıdaki rekolte düşüklüğü her anlamda aşikar. Ama en güzel rekolte tespitini ziraat odaları yapar. Çünkü her ilçemizde ziraat odası var ve hangi bahçede kaç kayısı ağacı olduğunu en iyi biz biliriz. Şu anda resmiyet kazansın diye bizim gibi kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının katıldığı bir rekolte çalışması başladı ve şu anda tespit yapılıyor. Bu çalışmanın sonucu ne çıkarsa onu açıklayacağız. Ama kendi kanaatimiz şöyle: Bu yılki kayısı üretiminde yüzde 70 hasarımız var. Dolu yarasını da saymıyoruz. Kayısı rekoltemizin 55-60 bin ton civarında olacağını üzülerek ifade ediyoruz. Bizi kimse yanlış anlamasın, bizim ticaretçi kardeşlerimizle bir sorunumuz yok. Ama rekolteyi şişirip de üreticinin malını düşürmek adına da biz ziraat odaları olarak elimiz her zaman onların yakasında olacak. Biz üreticimizi savunmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim de görevimiz bu. Bu rekolte tahmini bizim tahminimizdir. Ürünümüzün bol olmasını temenni ediyor, rabbim böyle afetler yaşatmasın diyorum”

ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi