Farklı bir bölümde okumasına rağmen radyoda bu kadar uzun süredir programlar yapıyor olması ilgi çekici bir durum. Bu kadar uzun zamandır programlar yapmasının ve radyoya olan ilgisinin 15-20 yıl öncelere dayandığını belirten Deniz, şu ifadeleri kullandı: “Teknoloji bu kadar gelişmediği o dönemlerde bizler hayallere Walkman aracılığıyla radyodaki sunucular eşliğinde şarkılarla dalardık.”
“SİHİRLİ KALMIŞTIR”
Laptopların, dokunmatik telefonların olmadığı bir dönemde radyonun yerinden bahseden Deniz, “Şu an teknoloji çok ilerlemişti artık dijital çağ, teknoloji çağında yaşıyoruz. Eski zamanlarda dizüstü bilgisayarlar, dokunmatik telefonlar yoktu. Masaüstü bilgisayarlarda 4-5 mahallede bir tane, cepte zar zor taşınan telefonlar vardı. İşte o zamanlar radyo bizim hayatımızın merkezindeydi. O yüzden radyodaki o ses çok sihirli kalmıştır. Bence o dönemdeki birçok arkadaşımız için, benimde radyoya olan ilgim oradan geliyor. Radyo kampüs gibi bir fırsat bulmuşken de bu fırsatı değerlendirmek istedim.” dedi.
“BENİM İÇİN BİR NEFES ALMA YERİ”
Radyo programların bir hobi olarak yaptığını dile getiren Deniz, “Radyoda gönüllü olarak çalıştığım ve hobi olarak gördüğüm için buradaki işlerimi, yayınlarımı savsaklayarak değil de okumuş olduğum bilgisayar mühendisliği bölümüne verdiğim önemi buraya da veriyorum.” dedi. İnönü Üniversitesinin radyosu olan Kampüs Radyo’da 5 yıldır program yaptığını söyleyen Deniz, “Radyo yayınlarına başladığım ilk 2 yıl benim için daha yoğun ve tempolu geçiyordu. Çünkü radyo yayınlarının yanı sıra eğitim süreci de devam ediyordu. Okumuş olduğum bölümde lisansta iken radyo yayınları içinde ciddi eğitimler aldım. Lisans okuduğum zamanlarda radyo yayınlarını da yapıyor olmak açıkçası beni yoruyordu ama hem okumuş olduğum bölümü hep de radyo yayınları yapmayı sevdiğim için bana eğlenceli geliyordu. Mühendislik bölümünün işlerinden yorulduğum zaman radyo bana bir nefes alma yeri oluyor.” ifadelerine yer verdi. Bir hobi olarak ilerlemeyi düşündüğü radyoculuk alanında kendini geliştirmek ve profesyonelleşmek istediğini belirtti.
EĞİTİM SÖYLEŞİLERİ
Kampüs radyoda çalışmaya başlamadığı ilk 1 yıl Pop müziklerin tarihleri hakkında bir program yaptığını dile getiren Deniz, “Radyo programı geliştirirken, kendi yapınıza ve sunma biçiminize uygun olmasına dikkat edilmelisiniz.” ifadelerine yer verdi. Ardından “Eğitim Söyleşileri” adı altında alanında uzman kişileri konuk alarak sohbet tarzında bir program sunduğunu anlattı. Eğitim Söyleşileri programının 4 yıldır devam ettiğini ve toplamda 36 konuk alındığını ifade eden Deniz sözlerine söyle devam etti: “Radyo kampüste eğitim sürecindeyken yani ilk 1-1,5 yıl ciddi bir şekilde bir geri bildirim alıyordum. Bir şekilde amatörlüğü üzerinizden atıyorsunuz sonra yavaş yavaş her şeyi kendiniz organize etmeye başlıyorsunuz. Şu an için konukları da hocamla beraber organize ediyoruz ama genel olarak organizasyon, soruları, program akışını ayarlama bana bağlı olarak gerçekleşiyor.”
EĞİTİM SÜRECİ
Radyo kampüste yayın yapmaya başlamadan önce belli bir eğitim sürecinden geçtiğini anlatan Deniz, “İlk aşama teorik ikinci aşama uygulama olmak üzere eğitim sürecimiz iki aşamalıydı. İlk aşamadaki 5 haftalık bir teorik eğitimlerle radyoculuk alanında temel oluşturuldu. İkinci aşama uygulama aşamasıydı. Eğitim sürecinde diksiyon eğitimi de aldık eğitim sonrasında program yapma aşamasına geçtik.” ifadelerine yer verdi.
RADYO KAMPÜS
İnönü Üniversitesinin radyosu olan “Radyo Kampüs ‘ün koordinatörü olan Doç. Dr. Bahar Öztürk Radyo Kampüs hakkında şunları kaydetti: “Yaklaşık 1 yıldır koordinatörlüğünü üstlendim. Mülakatlarla seçmiş olduğumuz öğrencilerimiz yapılıyor. Radyo Kampüs de toplamda 17 farklı programımız var.”
“RADYO KAMPÜSÜN BEL KEMİĞİ”
Ayşenur Deniz hakkında konuşan Öztürk, “Ayşenur Radyo Kampüsün bel kemiğidir. Eğitim söyleşileri adı altında bir program yapıyor. Çok başarılı bir şekilde programı yönetiyor ve önemli konuklar ağırlayıp önemli konulara değiniyor.” ifadelerini kullandı.

