“EN BÜYÜK DEĞERİMİZ KENGER SAKIZI”

MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Darende’nin en büyük değerinin Kenger Sakızı olduğunu söyleyen Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı Malatya Temsilcisi Bekir Sözen, “Kenger Sakız, kenger bitkisinden elde edilir ve benim çok hayıflandığım bir şeydir hala Darende tescilini alamadı. Yeşilyurt, Arapgir, Malatya merkez birçok gıda ürününün tescilini aldı, Darende de müracaat etti ama hala bir tescil alamadı. Kengerin merkezi Darende’dir, Türkiye’nin her tarafına Kenger Sakızı Darende’den gönderilir” dedi.

BUSABAH TV Youtube kanalında her ay yayınlanan Nostalji Malatya programının bu ay ki konuğu Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Malatya Temsilcisi Bekir Sözen oldu. Sözen, Darende ilçesinin kültüründe, doğal güzelliklerinden ve gastronomisinden bahsederek bu güzelliklerin ön plana çıkarılmasını ve turizme kazandırılması gerektiğini vurguladı.

“YILDA 700 BİNİN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ ÇEKEN BİR MERKEZ”

Darende’nin tarihi ve kültürel miraslarının yanı sıra doğal güzellikleri ile de ön plana çıktığını söyleyen Bekir Sözen, “Darende birçok doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Günpınar Şelalesi, Türkiye’nin önemli tabii şelalelerinden biri. Onun dışında Geç Hitit döneminden kalma 2 aslan heykelinin bulunduğu Yeniköy’de Aslantaşlar var. Roma döneminden kalma Ozan Anıt Mezarı var, Darende Ulu Camii, bedesten ve çeşitli güzellikleri ile Darende hem ilim adamı açısından hem de bilim adamı açısından son derece zengin bir ilçe. Tabi bugüne ne kadarını getirdik, ne yaptık konuşulur, tartışılır. Somuncu Baba Külliyesi zaten olağanüstü bir mekân. Bugün Somuncu Baba, Malatya’da turizm dediğimiz zaman yılda 700 binin üzerinde ziyaretçi çeken bir merkez, hafta sonları yazın 5-6 ay sürekli insanlar geliyor çünkü Somuncu Baba’da tarih var, cami var, türbe var. Somuncu Baba, Şeyh Hamid-i Veli hazretleri Kayseri’de doğmuş, dünyanın çeşitli yerlerinde ilim tahsil etmiş, Niğde, Aksaray’da bulunmuş, orada Hacı Bayram Veli’yi görevlendirmiş, Bursa’da da makamı olan Yıldırım Beyazıt döneminde yaşamış büyük bir zattır. Somuncu Baba Külleyesi civarında bulunan birçok eserin restorasyonunu Hulusi Efendi Vakfı yapmıştır. 1990’da vefat eden Hacı Hulusi Ateş, efendi Malatya Darende’nin medarı iftiharıdır. Hulusi Efendi Vakfının kurucusudur. Hala o vakıf ve hizmetleri Darende’de devam eder, Somuncu Baba Külliyesi civarına baktığınız zaman oradaki birçok eserin, caminin restorasyonunda bu vakıf görev almıştır. Onun dışında Tohma Kanyonu var. Yine Darende’nin önemli özelliklerinden biri. Darende merkezden geçen Tohma Çayı da yine önemli bir güzelliktir. Zengibar kalesi var” şeklinde konuştu.

“TOHMA KANYONU TÜRKİYE’NİN EN RAHAT ULAŞILABİLİR KANYONUDUR”

Darende denildiği zaman birçok kişinin aklına ilk Somuncu Baba, Günpınar geldiğini belirten ÇEKÜL Vakfı Malatya Temsilcisi Bekir Sözen, “Darende’nin çok önemli bir ilçe. Turistik açıdan baktığınız zaman ülkemizin dünya çapında duyulan 2 önemli turistik merkezi var. Bunlardan biri Kapadokya, diğeri Nemrut Dağı ve Darende bu iki yerin arasında. Kapadokya’yı gezip Nemrut Dağı’na gitmek isteyen insanların araçları Darende’den geçiyor. Biz o tur otobüslerini Darende’de çok durduramadık, programlarında yoktu. Yakın zamanda Turizm Müdürlüğünün, Valiliğin, Turizm Bakanlığının ve Fırat Kalkınma Ajansının burada çok ciddi çalışmaları oldu. Ondan sonra Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) kanalı ile gelen ziyaretçi sayısında büyük bir artış oldu. Bu vesileyle son zamanlarda birçok tur otobüsünün Darende’yi ziyaret ettiğini gördük. Malatya’yı turizm açısından kuvvetlendirmek için elimizden gelen güzelliklerin hepsini sergilemek ve paylaşmak gerekiyor. Yine Tohma Kanyonu’muz var, Tohma Kanyonu Türkiye’nin en rahat ulaşılabilir kanyonudur. Kudret Havuzu var, Türkiye’nin önemli güzelliklerinden biri. Birkaç sene önce ulusal basında haberlerde çıktı, belediyenin, kaymakamlığın ve Hulusi Efendi Vakfının telefonları kilitlendi ‘Biz buraya nasıl geliriz’ diye. Günpınar şelalemiz Türkiye’nin tabii şelalelerinden birisidir. Günpınar Şelalesi son dönemde Milli Parklara geçti, şu anda Türkiye’nin önemli tabiat parklarından birisi. Milli Parklar hem şelalenin olduğu bölgeden hem de şelaleden sonra yukarıda 600 dönüm arazi var oralardan sorumlu. Eğer Milli Parklar ileride oraya bir el atarsa, ki şelaleyi şu an Darende Belediyesi işletiyor, yukarıya da bir el atılırsa Türkiye’nin en rahat ulaşılan en güzel doğa yürüyüş parklarından birisi olur ve Darende Türkiye’nin dere fotoğrafı çekilecek en güzel yerlerinden birisi” ifadelerine yer verdi.

Birçok insanın şelaleye geldiğini ama şelalenin yukarısında kalan güzelliklerin bilinmediğine vurgu yapan Sözen, Darende’nin çok önemli, özel destinasyonlardan biri olduğunun altını çizdi.

“BALABAN’I DÜNYA BİLİR EN AZ BİLENLER DARENDELİLER VE MALATYALILAR’DIR”

Darende Balaban da bulunan Şeyh Abdurrahman Erzincai Cami hakkında da bilgi veren Bekir Sözen, Şeyh Abdurrahman Erzincai Cami, 1960’lı yıllarda ulusal basında da çok yer alırdı o dönem de öyle modern bir caminin olması ile ilgi çekiciydi, aydınlatması fevkaladeydi. Yine Hulusi Efendi Vakfının mimarı tarafından çizildi, vakıf tarafından yaptırıldı, içerisinde de Şeyh Abdurrahman Erzincai Türbesi var, mimari olarak 6 köşesi var imanın 6 şartı, 5 duvarı var İslam’ın 5 şartı ve minaresinin de Peygamber Efendimizin çadır direğinden esinlenerek yapıldığı söylenir. Dışarıdan baktığınız zaman çok fazla pencere göremezsiniz ama içerisine girdiğiniz zaman son derece ferah, aydınlatıcı bir ortamdır. Yine caminin hemen yakınında Balaban İçmeleri var. Bazı hastalıklara iyi geldiği tıbbende tespit edilmiş, yazın yurt içinden ve yurt dışından insanlar Balaban İçmecesine gelir orada küçük kalacak evler var orada kalırlar ya da çadır kurarlar. Ama üzerinde çalışmak lazım daha fazla insanın gelip rahat edebileceği bir yer haline getirmek lazım. Balaban içmecesi Dr. Abdullah Ertem isimli, bir doktorumuzun vakti zamanında burayı keşfetmesi, gerekli tahlilleri yaptırması neticesinde birçok hastalığa, cilt hastalıklarından tutun da birçok hastalığa iyi geldiğine resmi olarak kanaat getirilen ve tahlilleri yapılan bir su. Çürük yumurta gibi kokar bu su, onun içinde o kokuyu hissetmemek için sabah erken saatlerde gider içerler ama birkaç günlük bir kürdür, dolayısıyla balaban içmecenin etrafı da Darende Belediyesince tanzim edilmiştir. Konaklama yerleri mevcut, güzel bir merkez, dışarıdan insanlar geliyor. Balaban’ın kerpiç evleri dünyaca ünlü mesela bazen zaman zaman söylüyorum, yurt içinde ve yurt dışında Balaban kerpiç evleri, ders olarak okutulur, Balaban’ı dünya bilir. En az bilenler Darendeliler, Balabanlılar ve Malatyalılar. Ayvalı tarafında yine kanyonlar var. Bir yere gittiğiniz zaman orada insanlar tarihi ve kültürel miras ister. Darende de hepsi var. Sırf bizim köyden, Günpınar ’dan 2 rektör var, onun dışında Darende’nin yetiştirdiği birçok ilim adamı var” dedi.

Pandemiden sonra insanların ilçe ve köylerde kalma isteklerinin artış gösterdiğini belirten ÇEKÜL Vakfı Malatya Temsilcisi Bekir Sözen, “Pandemi döneminden sonra insanların köylerde ya da Darende, Arapgir ve Akçadağ’da kalma istekleri daha da fazlalaştı, imkanı, arsası olan insanlar orada kalmayı düşünüyor, ya da babasının atasının evi olanlar, o evleri tamir edip orada kalmayı düşünüyorlar biz bu durumu Darende Günpınar ’da yaşıyoruz, insanlar pandemiden sonra yeniden köylerine dönmeyi, bahçesi ile ilgilenmeyi daha çok düşünüyor. Yazın yaylacılar dediğimiz insanlar gelirler, özellikle yaz aylarında Darende çok hareketlenir. Darende’nin nüfusu 20 bin civarı ama yazın bu oran çok artıyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN HER TARAFINA KENGER SAKIZI DARENDE’DEN GÖNDERİLİR”

Darende’nin yöresel yemekleri hakkında da bilgi veren Sözen, “Darende’nin birçok yöresele lezzeti var. Herse Darende de önemli bir yemektir, Ispanaklı ekmek, Darende kebabı, kebap deyince bu ızgara kebap akla gelmesin, tas kebabı gibidir, zenginler hali vakti yerinde olanlar hala düğünlerde ve cenazelerde Darende Kebabı yapılır. 4-5 saatte hazırlanır, kuşbaşı doğranır ve kendi yağında saatlerce pişirilir. Pilavla ikram ederler, Darende’nin özel yemeklerinden birisidir. İçli köfte birçok yörede olduğu gibi Darende’de var. Mesela tandır ekmeği ve Gündüzbey ’de Eskimalatya tarafında bilik derler onun içi boş olan simit’in küçüğünü düşünün tandırlarda gilik yapılır ve gilik 4-5 ay bayatlamaz, çayın yanında ikram edebilirsiniz. Meyvesi zaten dut kurusu, pekmezi, balı her yerde olduğu gibi Darende’de var. Asıl bizim en büyük değerimizi Kenger Sakızı. Kenger Sakız, kenger bitkisinden elde edilir ve benim çok hayıflandığım bir şeydir hala Darende tescilini alamadı. Yeşilyurt, Arapgir, Malatya merkez birçok gıda ürününün tescilini aldı, Darende de müracaat etti ama hala bir tescil alamadı. Kengerin merkezi Darende’dir, Türkiye’nin her tarafına Kenger Sakızı Darende’den gönderilir. Kenger bitkisini verev olarak keserler, biraz oyduktan sonra altına bir tane taş koyarlar, sabaha kadar o taşın üzerine kengerin sütü akar, tamamen organiktir ve birçok şeye iyi geldiği de söyleniyor, ondan sonra onu temizlerler, şekil verirler ve satarlar, Kenger Sakızını ilk aldığınız zaman acı ve serttir zaman içerisinde çiğnedikçe yumuşar, ondan sonra onu birkaç gün çiğneyebilirsiniz normal sakızlar gibi çiğneyip atılmaz. Kengerinde mutlaka tescilinin alınması lazım. Kenger bitkisi ile yemekte yaparlar, kahvesi var, mesela bir emekli öğretmenimizi var Fikri Çalışkan, çok güzel bir sanat evi yaptı Darende’ye. Emekli olduktan sonra bütün gayretini oraya verdi. Bugün tur şirketlerinin durduğu yerde turistler giderler gezerler ücret de almaz Fikri Çalışkan hoca. Orada kenger kahvesi ikram ederler, satarlar. Kenger Sakızı bir kültür, olağanüstü müthiş bir şey. Bunun tescil sürecine başladığını biliyorum inşallah tescilini alırlar. Yörelerimizin farklı güzelliklerinin gastronomi, tarihi eser bunların hepsinin ortaya çıkarılması lazım” şeklinde konuştu.

“ESNAF BUNDAN ÇOK ŞİKAYETÇİ”

Darende’nin turistik bir yer olduğunu ancak şehir merkezindeki esnafların satış yapamamaktan şikayetçi olduğunu belirten Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı Malatya Temsilcisi Bekir Sözen, “Darende de sıkıntı şu insanlar ziyarete geliyor, binlerce insan geliyor, Somuncu Baba, Kudret Havuzu, Tohma Kanyonu, Günpınar Şelalesini ziyaret ediyor ve ayrılıyor, şehir merkezine uğramıyor, esnaf bundan çok ciddi şikayetçi. İnsanları şehir merkezine çekmek için orada mutlaka bir şeyiniz olacak. Bir kent müzesi için çalışmalar vardı ama devam ettirilmedi. Şehre dışarıdan gelen insanın vakti sınırlı. Zamanı sınırlı, siz onun eğer merkeze gelmesini istiyorsanız, merkezde ona hitap edecek güzel yerlerinizin olması lazım. Bir yöresel lokanta olabilir, bir kent müzesi olabilir, restore edilmiş bir binada faaliyet gösteren bir kafe olabilir. Eskiden kayısı ve yöresel ürünler ile ilgili Darende de çok güzel dükkanlar yoktu, dolayısıyla insanlar burada sordukları zaman ‘Biz kayısı alacağız, Darende’ye gidiyoruz’ dediklerinde biz kayısınızı Malatya’dan alın derdik. Çünkü o zaman şimdiki kadar güzel dükkanlar yoktu, şimdi soranlara diyoruz ki Darende’de her şey var. Gerek Somuncu Baba Külliyesi civarında, gerekse merkezde siz istediğiniz kadar güzel hizmet yapın, bir kayısıyı gazeteye sarıp adamın önüne attığınız zaman bitirirsiniz olayı, yani hizmet ayrı bir sektör, sunum ayrı bir sektör. Siz çok iyi bir yöresel ürün satabilirsiniz, dut kurusundan, cevizden, pekmezden aklınıza ne geliyorsa ama onu insanlara güzel bir şekilde sunmanız lazım, insanlar alışverişe geldiği zaman tur otobüsünün o iş yerine yakın bir yerde park edebilmesi lazım. Bunlar önemli” ifadelerine yer verdi.

“MALATYA İÇİN ÜLKE TURİZMİ İÇİN AYAĞA KALDIRMAMIZ LAZIM”

Zengibar Kalesi hakkında da bilgi veren Bekir Sözen, “Zengibar kalesi çok güzel bir yer. 650 dönüm tek parça som kayadır orası. 3 tarafı tohma çayı, önünde de Somuncu Baba’ya giden yol vardır. Daha önce biz çocukken üstüne çıkıp gezdiğimiz zaman ok uçları bulurduk, şehir aşağıdaymış o zaman, şehir aşağıdayken bir muhasara altında vesaire de insanlar yukarıda kalırmış. Şimdi oraya da daha önceki belediye döneminde Türkiye’nin en güzel projelerinden bir tanesi yapıldı, bir yürüyüş yolu. Kalenin önüne kadar araçla çıkılacaktı, orada küçük bir otopark vardı, oranın aydınlatması yapıldı ondan sonra projenin kurumlardan izin alınmasına rağmen hatta Çevre ve Şehircilik Bakanlığından o zaman kaynakta sağlandı ama onu becerip yapamadık eğer Zengibar Kalesi yürüyüş yolu projesi yapılırsa insanlar geldiği zaman gezecekleri farklı bir yer olacak. Darende’ye gelen insanlar hafta sonu geziyor, gidiyor ama orayı görünce bir gün daha kalayım burayı da gezeyim diyecek o kadar iddialı bir proje. Daha önceki belediye başkanlığı döneminde başlıyordu, ihale aşamasına kadar geldi, süreç dar olduğu için ihaleyi yetiştiremediler. Bu dönemde hiçbir şey olmadı, çağırsalar sorsalar ne yapabiliriz diye her şey ortada projemiz var, her şey hazır. Sivas Koruma Kurulundan ve Kayseri Bölge Komisyonundan geçti. Mehmet Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanımız iken bu işe para da tahsis etti. Borçlanma için yetki de verdi ama yapamadık o dönemde yapılmadı ama Malatyalı yöneticilerimizin, Darende Belediyesinin bu konuya el atması lazım. Mevcut güzelliklerimizin hepsinin Malatya için ülke turizmi için ayağa kaldırmamız lazım” dedi.

Son olarak Malatya’nın turizmde zayıf olduğunu söyleyen Bekir Sözen, “Malatya’nın bütün güzelliklerini gün yüzüne çıkarmak ve turizme kazandırmak lazım, iyi tanıtım, iyi hizmet, alt yapı, yaptığınız şeyin en iyisini yapacaksınız, bazı şeyler sözle olmuyor. Malatya turizmde zayıf. Eğer Malatya ile Adıyaman’ı Nemrut Dağı üzerinden bağlarsak gelen turist sayısında çok fazla artış olacak ve Malatya turizmde bir gelişme kaydedecek” açıklamasında bulundu.

Muhabir: Besime Güner