Malatya'nın altı su, üstü susuzluk. Dağlarımızdan çıkan kaynaklar, şehir merkezine ulaşana kadar ya azalıyor ya da kayboluyor. Kaptajımız bir doğa harikası; saniyede 3 bin litreyi bulan bir debiyle akıyor. Ama o su, bir sabah musluklardan kesildiğinde, vatandaşın hafızasında sadece bir rakamdan ibaret oluyor. "Bunca suya rağmen nasıl olur?" diye sormuyoruz artık. Çünkü susuzluk normalleşti, tepki yerini kabullenişe bıraktı. Bu yazıyı yazarken bazı mahallelerde hâlâ sular akmıyor olabilir.

Yıllardır kaptajla övünen bir şehir olarak, bugün suyu bulmak için bidonlarla kuyruğa giriyoruz. Malatya'nın içme suyu ihtiyacının büyük kısmını karşılayan bu kaynak, uzun yıllar boyunca şehrin gözbebeğiydi. Ama depremle birlikte gözbebeğimiz de yerinden oynadı. Hatlar zarar gördü, altyapı çöktü. Üzerinden aylar geçti ama hâlâ tam anlamıyla bir çözüm üretilemedi.

MASKİ yetkilileri zaman zaman açıklamalar yapıyor. Sorunun büyük kısmının eski şebeke sisteminden ve deprem sonrası oluşan hasarlardan kaynaklandığı belirtiliyor. Bu teknik açıklamalar bir yere kadar anlaşılır. Ancak vatandaşın anlayışı da bir yere kadar. İnsanlar evinde duş alamıyor, çamaşırını biriktiriyor, esnaf kepenk kapatıyor. Şehrin bazı mahallelerinde insanlar kendi imkânlarıyla su taşıyor. Bu şehirde içme suyuna ulaşmak için araç kiralayanlar bile var.

Peki ne yapılmalı? Alternatif kaynaklar gündeme geliyor zaman zaman. Sondajlar, kuyu suları, arıtma sistemleri… Fakat bunların hiçbiri kaptaj kadar güçlü değil. Kaldı ki bu alternatifler de geçici çözümlerden öteye gitmiyor. Asıl ihtiyaç olan şey kalıcı bir planlama. Yani sadece bugünü değil, önümüzdeki 10 yılı da düşünen bir su yönetimi.

Malatya gibi dağlarından su akan bir şehirde susuzluk konuşmak aslında ayıp. Ama gerçek bu. Bu şehir suyu kaynağında değil, sisteminde kaybediyor. O yüzden mesele sadece bir belediye hizmeti değil; bu, bir şehircilik meselesi. Altyapıyı çözemezsek, üstyapıya ne yaparsak yapalım tutmaz.

Yaz geliyor. Sıcaklarla birlikte su krizi daha da büyümeden, yetkililerin daha kararlı, daha şeffaf ve daha hızlı hareket etmesi gerekiyor. Çünkü su hayattır; Malatya’nın da yaşaması için önce o suyun akması gerekir.