Türkiye, tarihinin en büyük ihanet girişimlerinden biri olan 15 Temmuz 2016 gecesini geride bırakalı tam 10 yıl oldu. O karanlık geceyi canı pahasına aydınlatan, darbecilerin planlarını altüst eden kilit şehirlerin başında şüphesiz Malatya geliyordu. Askeri açıdan ülkenin en kritik merkezlerinden olan 2. Ordu Komutanlığı ve 7. Ana Jet Üssü’ne ev sahipliği yapan kent, o gece adeta bir ateş çemberinden geçti. Ancak Malatya halkı, namluların karşısına sadece göğsünü gererek değil; aklıyla, cesaretiyle ve sarsılmaz imanıyla dikildi.

İşte Malatya sokaklarında yankısı halen dinmeyen, her saniyesi kahramanlıkla örülü o gecede yaşanan dehşet verici ve gurur dolu anlar...

Valinin Şakağına Dayanan Silah ve Cebinden Çıkan "Ölüm" Notu

O gece Malatya’da tansiyon saniyeler içinde yükseldi. Dönemin 2’nci Ordu Komutanı Adem Huduti, gece yarısına doğru yanındaki 7 araçla birlikte apar topar komutanlık karargahına geçti. Karargahtan yükselen hareketliliği haber alan dönemin Malatya Valisi Mustafa Toprak ve İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal, anında olay yerine hareket etti.

Nizamiye kapısına ulaştıklarında karşılaştıkları manzara ihanetin boyutunu özetliyordu: Kendi askerimiz, bu vatanın valisine ve emniyet müdürüne silah doğrulttu. Vali ve emniyet müdürü o namluların gölgesinden sağ salim çıkmayı başardı ancak karargahta 20 saat sürecek amansız bir çatışma başlamıştı.

Hainlerin gözünün ne kadar döndüğü, polisle girilen çatışmada ölü ele geçirilen darbeci Binbaşı Fatih Kılıç’ın cebinden çıkan el yazısı notla kanıtlandı. Notta aynen şu hain talimat yazıyordu:

"Vali, Emniyet Müdürü gözaltına alınsın, gerekirse öldürülsün."

Pistleri Kapatan "Belediye Ordusu" ve Havada Kalan Hain Planlar

Darbenin en tehlikeli hamlelerinden biri 7. Ana Jet Üssü’nde planlanıyordu. Darbeci pilotlar jetleri uçurmak, Ankara ve İstanbul’daki ihanete havadan destek vermek için sabırsızlanıyordu. Ancak Malatya’nın yerel yöneticileri ve kahraman belediye personeli o gece askeri deha tadında bir hamleye imza attı.

Belediyeye ait iş makineleri, otobüsler, kamyonlar ve çöp araçları süratle havalimanı pistine çekildi. Pistler etten ve demirden birer duvara dönüştürüldü. Jetlerin kalkış yolları tamamen bloke edilince, darbecilerin Malatya semalarından Türkiye’ye ölüm yağdırma planı daha doğmadan havada kaldı.

Kulaklarda Yankılanan Çığlık "Enes Vuruldu!"

Sokağa dökülen binlerce Malatyalı, sabahın ilk ışıklarında 2. Ordu Karargahı’nın etrafını sarmıştı. Cuntacıların teslim olmamak için etrafa rastgele ateş açtığı o vahşet anlarında, kurşunların hedefi olan genç Enes Gün vurularak yere yığıldı. Malatya sokaklarında yankılanan "Biri vuruldu, ambulans çağırın!" feryatları, o geceyi yaşayan hiçbir Malatyalının hafızasından silinmedi.

Darbeciler durmak bilmedi; zırhlı araçlarla, tanklarla yollara dökülüp halkı ezmeye çalıştılar. Ancak karşılarında duran irade sarsılmazdı. Vatandaşlar canı pahasına tankların önüne yatarak iki tankı durdurmayı başardı ve içindeki erleri polis korumasına alarak olası bir linçten kurtardı.

Karargah Duvarında Asılı Kalan İhanet

Gecenin en sembolik anlarından biri ise darbeci Yarbay Ahmet Üçbudak’ın kullandığı 3’üncü tankla yaşandı. Üçbudak, önüne gelen sivil araçları eze eze, çarpışa çarpışa karargaha sığınmaya çalışıyordu. Ancak kaçamadı; son hamlesinde süratle çarptığı karargah duvarının üzerinde tankıyla birlikte asılı kaldı.

ABD’den esen rüzgar Malatya’yı da salladı: Rakamlar rekora koşuyor
ABD’den esen rüzgar Malatya’yı da salladı: Rakamlar rekora koşuyor
İçeriği Görüntüle

10 Yıllık Dinmeyen Gurur, Unutulmayan Sela Sesleri

20 saati bulan amansız mücadelenin sonunda polis ekipleri kahramanca 2. Ordu Karargahı’na girdi. Aralarında dönemin en yüksek rütbeli darbecisi Adem Huduti'nin de bulunduğu hainler tek tek gözaltına alınarak adalete teslim edildi.

O gece Türkiye genelinde 251 vatan evladı şehit düşerken, 2 bin 196 vatandaşımız gazi unvanıyla şereflendi. Camilerden yükselen selalar eşliğinde AK Parti İl Binası önünde, Valilik meydanında ve İnönü Kapalı Çarşısı’nda sabahlayan Malatya halkı, vatanın sahipsiz olmadığını tüm dünyaya gösterdi.

Aradan geçen 10 yıla rağmen Malatya, o gece namlulara göğüs geren evlatlarının adını ve yazdığı destanı ilk günkü taze acı ve gururla yüreğinde taşımaya devam ediyor.

Muhabir: Nisa Taştan