Lider olan bir takımın teknik kadrosu ve oyuncularının gol atlınca bu kadar mutsuz olanına hiç ama hiç rastlamadım. İçerde neler oluyor neler dönüyor fazlada beni ırgalamıyor. Ben sahaya çıkan ekibe ve takımın performansına bakarım. Takımınız şöyle veya böyle zirvenin ortak sahibi.
Evet, eksikler ve sakatlar var bu bahanelerin arkasına kimsenin saklanması da çok önemli değil. Ancak içimi kemiren neler oluyor bu takımda neden bu kadar mutsuzlar fena halde takılıyorum bu görüntüye. Hacettepe karşısında bir ilk yarı seyrettim dışarı çıkmamak için kendimi zor tuttum.
Sahada ne yaptığını bilmeyen sorumluluktan kaçan oynadığı oyundan mutlu olmayan bir ilk onbir vardı sahada. Allah’tan Hacettepe o bizim bildiğimiz deplasman fatihi görüntüsünden uzak bir takım izlenimindeydi. Cuma günü olmasına rağmen tribünleri dolduran saf ve temiz duygular ile müsabakayı izlemeye gelen ve doksan dakika takımını destekleyen insanların ne kabahati vardı.
Bir açıklama ve mazereti olan lütfen söylesin. Beyler kafalar karışık ne söylerseniz söyleyin sorun yok kimse diyemez. O sorumsuz ve vurdumduymaz görüntü aslında çok şeyleri anlatıyor maalesef kimsenin umurunda bile değil. Ben açık seçik söylüyorum ne gibi sorun var ise Fethiye maçına kadar çözün ve insanların duyguları ile oynamayın. Sizin mutsuz birer şövalye olduğunuzu en azından tahmin ediyorum. İnşallah yanılırım ve beni mahcup eder sorumlular.
Hacettepe müsabakası ikinci yarısı Hüseyin Kar’ın oyuna girmesinin yanı sıra Serkan Çalık ve Vedat’ın çabaları galibiyeti getirse de yavan görüntünün üzerini kapatamadı. Aslında müsabakayı dikkatli izleyenler atılan gollerden sonra takımdaşlık olayının olmadığına şahit olmuşlardır. Üç kişi gol’e sevinirken diğerleri her ne hikmetse sanki halı saha müsabakasında ki eda ile sevinmediler bile.
Beş yıldır direkten dönen PTT Lig kapısını bize kapatmayın.bazı sıkıntılar olabilir ancak hedefe giden yolda öyle veya böyle sıkıntılar çözülür yeter ki samimi olarak yüreklerinizi ortaya koyun.