Malatya’da geçtiğimiz haftalarda etkili olan zirai don, şehir ekonomisinin can damarı olan kayısı üretimini büyük oranda sekteye uğrattı. Resmî açıklamalara göre, rekoltede yüzde 80 ila 90 oranında zarar meydana gelirken, bu durum piyasalarda ani fiyat artışlarına yol açtı. Ancak esnaf hem üreticinin hem de tüketicinin mağdur olmaması için acilen denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini söyledi.

"FİYAT ARTIŞI SATIŞI BİTİRİYOR"

Kayısı satışlarındaki fiyat istikrarsızlığına değinen esnaf İzzet Aydoğmuş,

“Kayısıların yanması ya da ürünün az olması, otomatik olarak ‘fiyat artacak’ anlamına gelmez. Örneğin, sezonda 150 TL olan islim kayısı, şu an 420, 430, hatta 450 TL’ye kadar yükselmiş durumda. Ancak fiyat arttıkça satış artmaz, aksine azalır. Çünkü müşterinin alım gücü yok. Eskiden günlük 300-500 müşterimiz olurdu, şimdi bu sayı 30-40’a düştü ve gelenlerin çoğu da alışveriş yapamıyor. Örnek vermek gerekirse, daha önce 10 kilo kayısı alıp hediye götüren biri, şimdi 1 kilo alabiliyor. Bu da satışları ciddi şekilde etkiliyor. Kısa vadede kar edilmiş gibi görünse de uzun vadede müşteri kaybı yaşanıyor. Fiyat artışı her zaman kar anlamına gelmez”

ifadelerini kullandı.

"GÜN KURUSU 900 TL, KİM ALACAK?"

Kayısının en değerli çeşitlerinden biri olan gün kurusunun çiftçiden esnafa geliş fiyatının 600-700 TL arasında olduğunu belirten Aydoğmuş,

“Fiyatlar aşırı yükseldiğinde insanlar kayısıyı alamıyor. Bu da hem esnafı hem üreticiyi etkiliyor. Gün kurusu kayısı, çiftçiden esnafa 600-700 TL arasında geliyor. Esnaf buna yüzde 25 kar koyduğunda fiyat 850-900 TL’ye ulaşıyor. Bu fiyatlardan tüketicinin alması çok zor. Sonuç olarak ürün depolarda kalıyor, sirkülasyon olmuyor. Herkes beklemeye geçiyor. Oysa istikrarlı ve makul fiyatlar hem satışları artırır hem de herkes kazanır”

sözlerini kullandı.

“DENETİM ŞART, FİYATLAR UÇMUŞ DURUMDA”

Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan birinin de fiyat dengesizliği olduğunu vurgulayan Aydoğmuş,

“Denetim şart. Fiyatlar arasında 3-5 TL oynayabilir, bu normaldir. Ama aynı kalite kayısı bir yerde 450 TL, başka bir yerde 700-800 TL olmamalı. Bu durum hem esnaf arasında güvensizlik yaratır hem de Malatya’ya gelen müşteri alışverişten soğur. Vali beylere bu konuyu ilettik. Kayısı esnafı mutlaka denetlenmeli. Malatya’da 300 ya da 500 kayısıcı varsa hepsi kontrol edilmeli. Bu kayısıyı kaça aldın, nereden aldın, kaça satıyorsun? sorusu sorulmalı. Herkes keyfi fiyat belirlememeli. Aksi takdirde hem Malatya’nın ticari itibarı zarar görür hem de sektör darbe alır”

şeklinde konuştu.

“İÇ PİYASADAKİ FİYAT DENGESİNİ KORUYALIM”

İç piyasadaki fiyat dengesine değinen Aydoğmuş,

“İstanbul’dan sipariş veren bir müşteri, “Ben 100-200 paket alacağım, çalışanlarıma, misafirlerime hediye edeceğim” diyor. Ancak buradan 700 TL’lik ürün gönderdiğimde, bu ürün orada 1000 TL’yi buluyor. Bu durumda müşteri İstanbul’dan almakla buradan almak arasında bir fark göremiyor. O zaman niye buradan alsın ki? Yetkililer, stokta 50 bin ton kayısının olduğunu söylüyorlar. Madem stokta kayısı var ve biz bunu iç piyasada neden pahalıya satıyoruz. Zaten ihraç edecek kayısı kalmadı, bari iç piyasadaki fiyat dengesini koruyalım. Ne üretici malını ucuzdan versin ne esnaf müşterisiz kalsın ne de tüketici pahalıya mal alsın”

diye yetkililere seslendi.

“MALATYA’DA KAÇ TANE KAYISICI HEPSİ DENETLENMELİ”

Fiyat artışında aracıların da etkili olduğunu ifade eden Aydoğmuş,

“Çiftçiden 150 TL’ye aldığım kayısıyı yüzde 25 karla 210-220 TL’ye satıyorum. Ancak aracı esnaftan aldığımda bu fiyat 250-260 TL’ye çıkıyor çünkü aracı da kar koyuyor. Bu normal olabilir ama bu fark da makul seviyelerde olmalı. Yani her halükârda fiyatlar kontrol altında olmalı. Mutlaka ve mutlaka denetim yapılmalı. Vali bey başta olmak üzere, yetkililer bu işe el atması gerekiyor. Malatya’da kaç tane kayısıcı esnafı varsa, hepsi denetlenmeli. Aksi takdirde herkes kafasına göre fiyat belirler hem sektör değersizleşir hem de tüketici kaybı yaşanır. Bu işin tek yolu vicdanlı ticaret ve sıkı denetimdir”

ifadelerine yer verdi.

Muhabir: Besime Güner