Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü yaptığı, Gazeteci Ali Aladağ’ın ise yorumlarıyla katıldığı programda; kentte iki inşaat firması arasında yargıya taşınan "hileli beton" iddiası ve sanayi esnafı ile konteyner kentlerde yaşanan tahliye krizleri masaya yatırıldı. Programda, deprem gerçeğine rağmen ders alınmadığı vurgulanarak yetkililere "denetimleri sıklaştırın" çağrısı yapıldı.

Malatya’da Beton Skandalına Çarpıcı Yorum “6 Şubat’tan Hiç Mi Ders Almadık” (6) Malatyahaber

YETKİLİLERİN ACİLEN "EN AĞIR YAPTIRIMLARI" DEVREYE SOKMASI GEREK

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’dan sonra en büyük yıkımı yaşayan ikinci kent olan Malatya, bir yandan yaralarını sarmaya çalışırken diğer yandan adeta deprem hafızasını test eden skandal iddialarla çalkalanıyor. BUSABAH TV ekranlarında izleyiciyle buluşan Bakış Açısı programında, kent gündemini derinden sarsan bir hukuk mücadelesi kamuoyunun dikkatine sunuldu. Keleşoğlu İnşaat’ın, beton üretiminde hile yaptığı iddiasıyla Acemoğulları Beton firmasını mahkemeye vermesiyle başlayan yasal süreç, "Depremden gereken dersleri almadık mı?" sorusunu yeniden akıllara getirdi. Gazeteci Sinem Hatun Davut ve Ali Aladağ, insan hayatını doğrudan ilgilendiren inşaat ve beton kalitesi konusunda yetkililerin acilen "en ağır yaptırımları" devreye sokması gerektiğini ifade etti.

Malatya’da Beton Skandalına Çarpıcı Yorum “6 Şubat’tan Hiç Mi Ders Almadık” (5) Malatyahaber

"KAYBEDECEK BİR ŞEYLERİ OLMALI: YANLIŞ YAPAN FİRMA SONSUZA KADAR KAPATILSIN"

Programın açılışında iki büyük inşaat şirketi arasındaki hileli beton iddialarının vahametine dikkat çeken Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut, davanın tamamen yargı önünde olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Şehirde bir yapılanma süreci var. Biz 6 Şubat gibi bir felaketi, bir kabusu yaşadık. İki büyük depremi arka arkaya yaşadık. Depremden almamız gereken dersler vardı ama öyle iddialar gündeme geliyor ki bazı beton firmaları ile ilgili, 'Demek ki' diyoruz, 'Gerçekten de o gereken dersleri almamış mıyız?' diye kafamızda soru işaretleri belirliyor ister istemez. Bir beton firması, Acemoğulları Beton firmasının beton üretiminde hile yaptığı iddialarıyla Keleşoğlu İnşaat tarafından mahkemeye veriliyor. İddialar gerçekten çok vahim. Doğrudur veya değildir, o konuyla alakalı mahkeme karar verecek. Bizi düşündüren boyut şu: Benim yaşadığım ev ne kadar güvenli? Malatya için uygun olan betonun C35 olduğunu uzman kanatlar hep söylüyorlar. Malatya üç tarafı faylarla çevrili, üç fay hattının ortasına sıkışmış bir deprem şehri."

Malatya’da Beton Skandalına Çarpıcı Yorum “6 Şubat’tan Hiç Mi Ders Almadık” (2) Malatyahaber

İnşaat sektöründe çalışan herkesin büyük bir vebal altında olduğunu hatırlatan Davut, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben genel konuşuyorum, kimseyi suçlamıyorum ama inşaat alanında çalışan mimarı, mühendisi, müteahhidi, beton firmaları hepsinin kendilerine sorması gereken soru şu olmalı: 'Benim ürettiğim beton kaliteli mi, içime sindi mi, vicdanıma sindi mi?' Üç beş kuruş kazanacağım diye kimseyi riske etmemeliyim. Biz o anları yaşayan insanlar olarak dedik ki kıyamet kopuyor. O yükselen binaların gözümüzün önünde un ufak olarak dağılışını, o toz bulutunu şu an bile gözümün önünde canlandırıyorum. Lütfen elimizi vicdanımıza koyalım. O kadar sık denetimler yapılsın ki, ya da tespit mi edildi, en ağır cezayı alsın, direkt kapatılsın, işine devam edemesin. Biz öyle cezalar verelim ki o yanlışı yaptığında işini kaybedeceğini bilsin, bu durumu göze alamasın. Niye ibretiâlem olsun diye bir tane beton firması sonsuza kadar kapatılmıyor?"

Malatya’da Beton Skandalına Çarpıcı Yorum “6 Şubat’tan Hiç Mi Ders Almadık” (1) Malatyahaber

"BİLİRKİŞİ İNCELEYECEK, DEVLET GEREĞİNİ YAPACAK"

CHP Malatya'da defterler ortaya çıktı, Hakan satılmış usulsüzlükleri açıkladı
CHP Malatya'da defterler ortaya çıktı, Hakan satılmış usulsüzlükleri açıkladı
İçeriği Görüntüle

Sinem Hatun Davut’un ardından söz alan Gazeteci Ali Aladağ ise hafızalardan silinmeyen "Deprem öldürmez, bina öldürür" sözünü anımsatarak, yargıya intikal eden 100 milyon metreküplük beton hilesi iddiasının çok büyük bir ölçekte olduğunu belirtti. Aladağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Binan çürük olursa, işte o çürük binalar yıkıldı, bir sürü insanımız öldü Malatya'da. Bir inşaat firması tedarik edilen betonda hile olduğunu gündeme taşıdı. Sonunda bu konu mahkemeye gitti. Mahkeme ne yapacak? Elbette mahkeme bilirkişi heyetini görevlendirecek. Bilirkişi heyeti eğer betonda hile varsa gereğini devlet yapar diyoruz. 100 milyon metreküp denilen miktar büyük bir miktar. Biz bunların bir yanlış anlaşılma olmasını temenni ediyoruz, gerçek olmasına ihtimal vermek istemiyoruz. Bunu sadece bu iki firma bazında da düşünmeyelim, daha fazla denetim yapalım. A firması, B firması önemli değil; lütfen firmalara daha fazla denetim, inşaat sahasına denetim, her şeye denetim. Çünkü biz depremin acısını iliklerimize kadar yaşadık."

Malatya'nın coğrafi risklerinin bitmediğini ve komşu illerdeki hareketliliğin kenti tehdit ettiğini söyleyen Aladağ ve Davut, özellikle Bingöl tarafında beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki olası bir depremin, 6 Şubat'tan kalan ve hasar raporu sınırda olan binaları vurabileceği uyarısında bulundu.

Malatya’da Beton Skandalına Çarpıcı Yorum “6 Şubat’tan Hiç Mi Ders Almadık” (3) Malatyahaber

SANAYİ ESNAFI VE KONTEYNER KENTLERDEKİ TAHLİYE KRİZİ

Programın ikinci bölümünde ise Malatya’da hayatın normale dönmesi önündeki en büyük engellerden biri olan mülkiyet ve tahliye sorunları ele alındı. Sanayi esnafının konteynerlerden çıkarılma kararı üzerine belediyeye yürümesini ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun ek süre talebini yorumlayan Ali Aladağ, şu kritik uyarıyı yaptı:

"Malatya'da her gün önümüze değişik değişik haberler geliyor. Gazetecinin ayağına haber geldi diyoruz ya, haber ayağımıza geliyor. Sanayi esnafı belediyeye yürüdü. 714 dükkan vardı yapılan, o dükkanlar doldu; 'Şu anda ne olacak?' diyorlar. Bugün Ticaret Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da açıklama yaptı, esnaflar için ek süre talep etti. Bizim korkumuz şu bir gazeteci olarak: Yarın o insanları şehirden kaçırmayalım. Gider Niğde'ye, Elazığ'a gider, komşu illere göç eder gider. Şehrin nüfusu zaten hala yüzde 10'a yakın dönmeyen var, bunlar da gittiği an Malatya şehri gerçekten de küçük şehre dönüşür. Büyükşehir diyoruz ya, diğer küçük illerden bir farkımız kalmaz."

Konteyner kentlerde yaşayan vatandaşların da benzer bir sıkışmışlık içinde olduğunu ifade eden Aladağ, kalıcı konutların çevre düzenlemesi ve altyapı eksiklikleri nedeniyle gecikmesinin mağduriyet yarattığını, ancak suistimallerin de bulunduğunu belirtti:

"Vatandaş haziranda evini teslim alacaktı, temmuzu bulacak. Size bugün 'Çık' diyorlar, bir ay sonra da evin teslim edilecek. Bir ayda sen ev kiralayıp gidebilir misin? Gidemezsin. Şehri yönetenler o noktaları hızlandırırsa, konteynerdeki insanlar da konteynerde yaşamaya meraklı değil, onlar da gitmek istiyorlar. Öte yandan çok vahim, çok çirkin iddialar da duyduk bu şehirde: Konteyneri kiraya verenler, evi olduğu halde gidip konteynerde yaşayanlar, kendi evini fahiş fiyatla kiraya verip devletin konteynerinde kalanlar... Bunlar gerçekten çok çirkin."

Muhabir: Tahir Özçelik