Malatya’da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, Yüzüncü Yıl Kent Parkı’nda düzenlenen yoğun katılımlı ve duygu dolu bir programla idrak edildi. Bando eşliğinde okunan İstiklal Marşı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan anma töreninde; şehit yakınları, gaziler, askeri ve mülki erkan ile çok sayıda vatandaş tek yürek oldu. Törende kürsüye çıkan Malatya Valisi Seddar Yavuz, tarihi gecenin üzerinden geçen 10 yılın ardından hem hain ihanet şebekelerine gözdağı verdi hem de geleceğin teminatı olan gençlere seslenerek birlik ve beraberlik mesajları verdi.

“Hainler Milletin Silahını Millete Doğrulttu”
Vali Seddar Yavuz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısı ile yaptığı konuşmada,
“15 Temmuz 2016 gecesi; milletimizin iradesine, demokrasimize, bağımsızlığımıza ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasına kasteden hain bir darbe ve işgal girişimiyle karşı karşıya kaldık. Devletimizin içine sızmış FETÖ mensubu hainler; milletin silahını yine millete doğrulttu, Türkiye Büyük Millet Meclisimizi bombaladı, Cumhurbaşkanlığı Külliyemize saldırdı ve aziz milletimizin iradesini esaret altına almaya teşebbüs etti. Ancak hesap edemedikleri bir şey vardı: Bu millet; 2200 yıllık köklü devlet geleneğinin, Anadolu’daki bin yıllık hükümranlığının ve şanlı tarihinin kendisine yüklediği sorumluluğun farkındadır. Bu millet; Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açan, Çanakkale’de yedi düvele geçit vermeyen, Millî Mücadele’de “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek esareti reddeden aynı asil milletin evlatlarıdır”
sözlerine yer verdi.

“15 Temmuz Korku Değil, Cesaret Mirasıdır”
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanları dolduran aziz milletimiz; tanklara, uçaklara ve silahlara karşı yalnızca imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle direnmiş; canı pahasına millî iradesine ve devletine sahip çıkmıştır” diyen Vali Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“O gece kadınlarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız; siyasi görüşlerini, düşüncelerini ve farklılıklarını bir tarafa bırakarak ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesinde tek yürek olmuş; dünyada eşine az rastlanır büyük bir demokrasi ve kahramanlık destanı yazmıştır. Çünkü biz biliyoruz ki bu topraklar, bize yalnızca üzerinde yaşamak için bırakılmış bir coğrafya değildir. Bu vatan; şehitlerimizin mübarek kanlarıyla sulanmış, ecdadımızın duası, fedakârlığı ve emanetiyle bizlere teslim edilmiş mukaddes bir yurttur. Bu nedenle 15 Temmuz, yalnızca geçmişte yaşanmış hain bir darbe girişiminin hatırlandığı bir gün değildir. Aynı zamanda milletimizin istiklaline, istikbaline ve kendi geleceğini belirleme hakkına sahip çıktığı büyük bir irade ve demokrasi zaferidir. Aradan geçen on yılın ardından bugün, yaşadığımız acıları ve karşı karşıya kaldığımız tehdidi elbette unutmuyoruz. Ancak artık yalnızca tehdidi ve ihaneti değil; o gece ortaya konulan büyük cesareti, kardeşliği, dayanışmayı ve milletimizin sarsılmaz iradesini konuşuyoruz. Çünkü 15 Temmuz’un bize bıraktığı en büyük miras; korku değil cesaret, ayrılık değil birlik, karamsarlık değil güçlü ve bağımsız Türkiye idealidir.”

“İrade Bizim, Zafer Bizim, Gelecek Bizimdir!”
İradenin millete ait olduğunu ifade eden Yavuz,
“Bu yıl, ‘İrade Bizim, Zafer Bizim!’ anlayışıyla idrak ettiğimiz 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü; milletimizin kendi kaderini yine kendi iradesiyle tayin ettiğinin en güçlü ifadesidir. İrade bizimdir; çünkü egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir. Zafer bizimdir; çünkü bu aziz millet, tarih boyunca hiçbir vesayete, hiçbir ihanete ve hiçbir esaret girişimine boyun eğmemiştir. Gelecek bizimdir; çünkü köklerinden güç alan, tarihini bilen, millî ve manevi değerlerine bağlı; bilimde, teknolojide, sanatta ve her alanda dünyayla rekabet eden güçlü bir gençliğimiz vardır"
diye konuştu.

Kahraman Türk Gençliğine Çağrı
Gençlere seslenen Vali Seddar Yavuz,
“Sevgili gençler 15 Temmuz’u yalnızca anlatılan tarihî bir hadise olarak görmeyin. O gece sergilenen cesaretin, birlik ruhunun ve vatan sevgisinin bugünkü ve yarınki taşıyıcıları sizlersiniz. Sizlerden beklentimiz; ülkemize, devletimize ve demokrasimize sahip çıkmanız; kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve nereye yürüdüğünüzü bilmenizdir. Unutmayınız ki bir olduğumuz müddetçe aşamayacağımız hiçbir engel, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir güçlük yoktur. Biz bir ve beraber olduğumuzda güçlüyüz. Devletimizle milletimiz omuz omuza verdiğinde hiçbir hain emeline ulaşamaz, hiçbir güç bu aziz millete diz çöktüremez. 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz yalnızca bir darbe girişimine karşı koymamıştır. O gece milletimiz; kendi iradesine, devletine, vatanına ve geleceğine sahip çıkmıştır. Çünkü bizim sahip çıktığımız şey yalnızca üzerinde yaşadığımız toprak değildir. Sahip çıktığımız şey bağımsızlığımızdır, onurumuzdur, haysiyetimizdir, şerefimizdir, namusumuzdur ve ay yıldızlı al bayrağımızdır. Bunu herkes böyle bilsin! Dün olduğu gibi bugün de, yarın da bu aziz millet; istiklaline kastedenlere, iradesine zincir vurmak isteyenlere, vatanına ve bayrağına el uzatanlara karşı aynı inançla, aynı cesaretle ve aynı kararlılıkla dimdik duracaktır. Çünkü bu millet tarih boyunca esareti kabul etmemiştir. Çünkü bu devlet nice badirelerden geçerek bugünlere ulaşmıştır. Ve çünkü biz biliyoruz ki birliğimize, beraberliğimize ve kardeşliğimize sımsıkı sarıldığımız müddetçe hiçbir güç Türkiye’nin kutlu yürüyüşünü durduramayacaktır. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Devletimizi ilelebet payidar, milletimizi her daim aziz ve güçlü kılsın. Ay yıldızlı al bayrağımız göklerde ebediyen nazlı nazlı dalgalansın; ezanlarımız bu aziz vatanın semalarında kıyamete kadar yankılanmaya devam etsin”
sözlerini kaydetti.



