Malatya ekonomisinin lokomotifi olan kayısıda kriz derinleşiyor. Geçen yılın don hasarı unutulmadan, bu yıl etkili olan dolu ve tozlaşma sorunları üreticinin belini büktü. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi ve BİLSAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, kayısının artık bir "ömür törpüsüne" dönüştüğünü belirterek, Malatya’daki kurumsal boşluğa dikkat çekti:
“Kayısı bizim insanımızın tabiriyle tam bir ömür törpüsüne dönüştü maalesef, geç tarımsal ürünler iklim şartlarına açık olduğu için hepsi sıkıntılıdır. Yani dolu, yağmur, kar, fırtına, don vesaire. Dolayısıyla kayısı da burada en çok etkilenen ürünlerin başında belki ilk başta gelenlerinden birisi diyelim.”

"KAYISI SAHİPSİZ KALDI"
Prof. Dr. Gezer, Malatya’da kayısıya doğrudan müdahale edecek güçlü bir yapının kalmadığını vurguladı:
"Zaman zaman Malatya sahipsiz deniliyor ya; ben onu söylemeyeyim ama kayısı konusunda ciddi bir sahipsizlik sorunu yaşandığını net bir şekilde söyleyebilirim. Kayısı Birlik gibi bir yapının eksikliği bugün çok daha derinden hissediliyor. Ciddi bir kurumsal koordinasyon ve kapasite sorunu var."

TARSİM’E GÜVEN DİPTE: "HOCAM, PARAYI ALAMIYORUZ DİYORLAR"
Üreticinin sigorta sisteminden kaçış nedenlerini sıralayan Gezer, TARSİM’in kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi ve özetle:
- Tozlaşma Krizi: Yağmur nedeniyle arıların çalışmaması sonucu oluşan verim kaybı sigorta kapsamına alınmalı.
- Güven Sorunu: Üretici, don olduğunda ödeme almakta zorlandığını ifade ediyor.
- Maliyet Yükü: Çiftçi katılım payı azaltılmalı, devlet desteği artırılmalı.
2025 FELAKETİNİN PERDE ARKASI NEDEN BU KADAR YIKICI OLDU?
İbrahim Gezer başkanlığındaki BİLSAM tarafından hazırlanan "Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu", 2025 yılında yaşanan don felaketinin teknik nedenlerini de gün yüzüne çıkarıyor. Raporda yer alan verilere göre; kayısıyı bitiren şey iki farklı don mekanizmasının aynı anda şehri vurmasıydı:
- Radyasyon donu: Toprağın ısı kaybetmesiyle oluşan geleneksel don türü.
- Adveksiyon donu: Başka bölgelerden gelen 0 derecenin altındaki sert rüzgarlar.

Bu iki "katil" doğa olayının birleşmesi, Malatya kayısısında 2025 yılında geri dönüşü olmayan bir yıkıma neden oldu.
"KAYISI BİZİM İÇİN BİR SEMBOL"
Kayısının Malatya için sadece bir meyve değil, bir marka ve kültürel sembol olduğunu hatırlatan Gezer:
“Kayısı Malatya için çok özel bir ürün. Bu bizim için güzel de bir sembol, güzel de bir marka. Biz bunu çok daha geliştirip koruyup muhafaza edip ileriye taşıyabiliriz.”
dedi ve iklim değişikliğine karşı bilimsel bir strateji planının ve etkili bir sigorta sisteminin şart olduğunu belirterek yetkilileri göreve çağırdı.




