Malatya’da kayısı ağaçlarının çiçek açmasıyla birlikte doğa canlanırken, arı yetiştiricileri hem umut hem de endişe yaşıyor. Bal üretimi ve kayısı verimi için kritik öneme sahip olan tozlaşma süreci arıcıları sevindirirken, bahçelerde yapılacak zirai ilaçlama ise büyük bir tehlikeyi beraberinde getiriyor. busabahmalatya.com’a konuşan arıcılar, özellikle bilinçsiz ilaçlama ve çevreye bırakılan kimyasal atıkların arılar için ölümcül sonuçlar doğurduğuna dikkat çektiler.
Arıcılar, en büyük tehlikenin sadece ağaçlara sıkılan ilaçlar değil, dere ve su kenarlarına bırakılan zirai atıklar olduğunun altını çizerek, kayısı bahçesi sahiplerine önemli bir çağrıda bulundular.
“BİR GÜN BİLE KAPATSAK ZARAR EDERİZ”

İlaçlama öncesi su dolumu yapılan dere ve kanal kenarlarına boş ilaç kutuları ve poşetlerinin bırakılmamasını isteyen arıcılar,
“İlaçlama yapılmadan önce su kenarlarında ilaçlama tankerleri doldurulup, zehir katılıyor. Arılar bu su kenarlarına gidiyor, su ihtiyaçlarını bu sulardan içiyorlar. İlaç kalıntılarına, ilaç kutularına konuyorlar. Bu da arılar için büyük bir tehlike arz ediyor. Kıştan çıkan ve henüz zayıf olan arılar doğaya çıkmak zorundalar. Arıları kapalı tutmak mümkün değil. Bir gün bile kapatsak zarar ederiz. Ama ilaçlama süreci haftalarca sürüyor. Bu nedenle kayısı üreticilerimizin bunlara dikkat etmesi gerekiyor. İlaçlamanın arıların en az aktif olduğu sabah erken saatlerde ya da akşamüzeri yapılması gerekiyor. Bu nedenle kayısı üreticilerimizden ricamız budur. Arı ölümleri yaşamak istemiyoruz”
şeklinde konuştular.





