Günlük hayatta birçoğumuzun hiç düşünmeden, çocukluğundan beri doğal bir refleksle kullandığı o meşhur Malatya ağzı, bilimsel bir araştırmaya konu oldu. Bizler farkında değiliz ama Malatya sokaklarında konuşulan o samimi ve içten dil, aslında yüzyıllardan beri süzülüp gelen muazzam bir mantık ve köklü bir ifade gücü barındırıyor.
Araştırmacı Bahtiyar Bahşi tarafından kaleme alınan ve RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan "Malatya İli Ağzında Pekiştirme" başlıklı bilimsel çalışma, Malatyalıların kelimelere nasıl can verdiğini ve ifadeyi nasıl güçlendirdiğini resmi olarak ortaya koydu. Dr. Cemil Gülseren’in "Malatya İli Ağızları" adlı eserindeki canlı örnekler taranarak yapılan bu titiz araştırma, Malatya insanının lafın etkisini artırmak için tam 4 farklı yönteme başvurduğunu kanıtladı.
İşte Malatya insanının konuşurken farkında olmadan kullandığı o gizli güç ve araştırmacıların mercek altına aldığı o sırların detayları...
MALATYA AĞZININ 4 BÜYÜK GÜCÜ BİZ SÖZÜ NASIL SÜSLÜYORUZ?
Yapılan bilimsel ve istatistiksel analizlere göre Malatyalılar konuşurken en çok kelimelerle (yüzde 34) ve seslerle (yüzde 33) lafın etkisini artırıyor. Bu iki güçlü yöntemi ise sırasıyla ekler (yüzde 25) ve cümle dizilişi (yüzde 8) takip ediyor.
Yani bir Malatyalı anlatmak istediği şeyi sıradan cümlelerle değil; ses tonuyla oynayarak, kelimeleri uzatarak ve ekleri üst üste yığarak adeta bir duygu patlamasına dönüştürüyor.
1. SESLERİN SİHRİ "GÜZEL" YETMEZ, "GÜZZEL" OLACAK!
Malatya ağzında bir şeyi vurgulamak ve ona dikkat çekmek için harfleri katlamak, sesleri uzatmak ya da araya yeni harfler getirmek en sık başvurulan yöntemlerin başında geliyor.
- Harfleri Katlama: Anlamı güçlendirmek için "gettim güççük ammım ibrama", "yeddi çocuğum var", "güzzel bi kız" ya da "bi de böyyük baş yastığı gomuş" denilerek sessiz harfler katlanıyor.
- Kelimeleri Uzatma: Anlamı kuvvetlendirmek için kelimelerin içindeki sesler normalin çok üzerinde uzatılıyor: "Eyyi avrat eyyi işte ağalık golay mı olue", "görünmezdi hâ gózel beyle ádetler vardı".
- Başına Yeni Ses Getirme (Vurgunun Zirvesi): Bir yer tam anlamıyla karanlıksa "gap garanluğ yer", tertemizse "el mel değmemiş di tertemiz", çok büyükse "bösböyük" oluyor. Hele o meşhur "çır çıplaẖ" ve "bembeyaz" ifadeleri dilimizin gücünü tam gösteriyor.

2. EKLERİN MUCİZESİ "EYİCE" GOYULAŞIR, "GÜÇÇÜCÜK" KÜFTELER OLUR...
Malatya ağzında ekler sadece kuru birer kural değil; doğrudan doğruya ruh halini, sevgiyi, samimiyeti ve durumun ciddiyetini aktarma aracı olarak kullanılıyor.
- İşi Layığıyla Anlatan Ekler: Bir iş tam anlamıyla yapıldıysa "eyice goyulaşır", bir yemek tam kıvamındaysa "çorbayı bişirrik gùzelcene ayrana katıyıḫ" ya da "unu çalarıh cıvıẖcana ateşi yaharıh" deniyor.
- Küçültme ile Sevgi ve Vurgu Katma: "Şuncacìk şuncacìk on táne zor bişirirlerdi", "küfteleri güççücükmüş", "azcıḫ gederler" derken kullanılan ekler kelimenin anlamını derinleştiriyor. Suların sıcaklığı bile "suları ılıcaḫdır / ısıcaḫ da düşüncü" şeklinde pekiştiriliyor.
- Ekleri Üst Üste Yığma (Malatya'ya Özgü Karakter): Eklerin peş peşe gelmesiyle anlam zırh gibi sağlamlaştırılıyor: "Cenaze sahibisinin halı vaẖtı yerindeyse", "böyükçen bir guymaẖ çalallar", "gözelnen çocuhları oluyo" örneklerinde olduğu gibi kelimeye adeta takviye yapılıyor.
3. KELİMELERİN VE EDATLARIN GÜCÜ O MÜHÜR GİBİ "HA" EDATI!
Malatya ağzında cümlenin sonuna veya ortasına gelen küçücük bir kelime, tüm anlatımın yönünü değiştiriyor; ihtar, tasdik ve tembih anlamı katarak dinleyicinin dikkatini canlı tutuyor.
- "Ha" ile Cümleyi Kilitleme: Bir durumu karşı tarafa iyice belletmek, akıllara kazımak için Malatyalıların vazgeçilmezi "ha" edatıdır: "Mustafa Kemal yeni çıḫmış işte ha", "Aman oğlum zinhâr zine etme ha!", "Burdan dut ileri dearmen var ha", "Onun içinden geçiydik ha eyi oldun deyilerdi". Bu küçük kelime, anlatımdaki rehavete izin vermiyor.
TEKNOLOJİNİN TEHDİT ETTİĞİ KÜLTÜREL MİRASIMIZ
Araştırmanın sonuç kısmında dikkat çeken en önemli detay ise, gelişen teknoloji, hızlı göçler ve kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu eşsiz yerel ağızların ve kültürel zenginliklerin yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutması.
Bir şehrin ruhu, en çok sokaklarında yankılanan sesinde ve nesilden nesle aktarılan konuşma tarzında gizlidir. Küreselleşen dünyanın tek tipleştirici etkisine karşı, Malatya ağzının barındırdığı o muazzam pekiştirme gücünü bilimsel verilerle kayıt altına almak, sadece bir görev değil; geleceğimize bırakacağımız en tatlı mirastır. Bu haber, Malatya’nın sözlü geleneğini bilimsel doğrulukla korumak ve yaşatmak adına siz değerli okurlarımıza sunmayı pek kıymetli görüyoruz..
RESMİ AKADEMİK KAYNAKÇA VE KÜNYE
Bu haber metninde kullanılan tüm bilimsel veriler, yüzdelik oranlar ve yöresel dil örnekleri doğrudan şu akademik çalışmalara dayanmaktadır:
- Bahşi, B. (2022). Malatya ili ağzında pekiştirme. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, (26), 218-229. DOI: 10.29000/rumelide.1073891.
- Gülseren, C. (2000). Malatya İli Ağızları (İnceleme- Metinler- Sözlük ve Dizinler). Ankara: TDK Yayınları.



