Yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren böbrek taşlarına karşı uzmanlardan uyarı geldi. İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, böbrek taşlarının oluşum sürecinden risk faktörlerine, korunma yollarından belirtilerine kadar önemli bilgiler paylaştı.
EN SIK GÖRÜLEN TAŞ TÜRÜ KALSİYUM OKSALAT
Böbrek taşlarının, idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu oluştuğunu belirten Prof. Dr. Kaya,
“Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır”
dedi.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Yetersiz su tüketiminin en önemli risk faktörü olduğunu vurgulayan Kaya, ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumunun daha sık görüldüğünü ifade etti.
TAŞ OLUŞUMUNU ÖNLEMEK MÜMKÜN
Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını belirten Kaya, günde ortalama 1,5-2 litre su içilmesi gerektiğini söyledi. İdrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasının yeterli sıvı alımının göstergesi olduğunu dile getiren Kaya, tuz tüketiminin azaltılmasının idrarda kalsiyum atılımını düşürdüğünü kaydetti.
Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içeceklerin kristal oluşumunu engelleyebileceğini belirten Kaya,
“Halk arasında sanılanın aksine süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır. Çünkü kalsiyum, bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler”
dedi.
BAZI BESİNLERE DİKKAT
Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların ıspanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinleri aşırı tüketmemesi gerektiğini belirten Kaya, gazlı ve şekerli içeceklerin de taş riskini artırabileceğini ifade etti.
AĞRIDAN ÖNCE UYARI VEREN BELİRTİLER
Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini aktaran Kaya, taşın hareket etmesi ya da idrar yolunu tıkaması durumunda belirtilerin ortaya çıktığını söyledi. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrının bu belirtiler arasında yer aldığını kaydetti.
AĞRI BEL VE KASIK BÖLGESİNE YAYILABİLİR
Ağrının genellikle kaburga altından başlayarak bel ve yanlara, oradan da kasıklara ve cinsel organlara kadar yayılabildiğini belirten Kaya, ağrının bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabileceğini söyledi.
ENFEKSİYON HAYATİ RİSK TAŞIYABİLİR
Taşın idrar akışını engellemesi halinde enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Kaya, ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olmasının acil müdahale gerektirdiğini vurguladı.
ÇOCUKLARDA BELİRTİLER FARKLI OLABİLİR
Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin farklı seyredebileceğini belirten Kaya, bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanamanın ön planda olabileceğini ifade etti. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzmana başvurulmasının böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşıdığı kaydedildi.






