Malatya ile adeta özdeşleşen ve kentin en önemli ekonomik lokomotifi olan kayısının binlerce yıllık büyüleyici serüveni dikkat çekiyor. Bugün "Dünyanın Kayısı Başkenti" olarak anılan Malatya'da, her bir tanesi altın değerinde olan bu meyvenin Anadolu topraklarıyla buluşması, tarihin en büyük komutanlarından Büyük İskender’in ayak izlerini taşıyor.

İKİ MİLENYUMDUR BU TOPRAKLARDA HAYAT BULUYOR
Tarihi kaynaklar, kayısının ana vatanının Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin bölgeleri olduğunu gösteriyor. Büyük İskender’in MÖ IV. yüzyılda gerçekleştirdiği ünlü Doğu Seferi sırasında Anadolu’ya getirildiği tahmin edilen bu eşsiz meyve, iki milenyumdur bu topraklarda hayat buluyor. Zaman içerisinde iklim ve toprak yapısına mükemmel uyum sağlayan kayısı üretiminde Malatya, Türkiye ve dünya ölçeğinde tartışmasız bir numaralı merkez haline geldi.

MALATYA KAYISISINI DÜNYADAKİ RAKİPLERİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLERİ
Malatya kayısısını dünyadaki rakiplerinden ayıran ve asıl değerli kılan özellikleri ise şu şekilde sıralanıyor:
Yüksek kuru madde miktarı,
Kendine has renk, tat ve doku kalitesi,
İdeal nem oranı ve aroma üstünlüğü.
Türkiye'deki toplam taze kayısı üretiminin yüzde 50'sinden fazlasını tek başına sırtlayan Malatya'da, tarımsal faaliyetler yoğun olarak kuru kayısıcılık üzerine şekilleniyor.

MALATYA EKONOMİSİNİN CAN DAMARI
Kentte üretilen kayısıların yüzde 90 gibi devasa bir oranı modern yöntemlerle kurutulurken, bu kuru kayısıların da yaklaşık yüzde 90-95'i doğrudan ihraç ediliyor. Küresel pazarın hakimi olan Malatya, tek başına dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 65 ile 80 arasındaki ihtiyacını karşılıyor. Büyük İskender'in yüzyıllar önce bıraktığı bu tarihi miras, bugün Malatya ekonomisinin can damarı ve tüm dünyaya ihraç edilen milli bir gurur kaynağı olarak değerini koruyor.





