Gebelik döneminde ortaya çıkan diyabet, hem anne adayının hem de bebeğin sağlığını tehdit edebilen önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli takip ile bu risklerin büyük ölçüde önlenebileceğine dikkat çekiyor.
Şeker hastalığının, kanda bulunan şekerin vücut hücreleri tarafından yeterince kullanılamaması sonucu ortaya çıktığını belirten Medicana Konya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, yükselen kan şekeri seviyelerinin vücuttaki hemen hemen tüm organlara zarar verdiğini ifade etti. Türkiye’nin diyabet görülme oranı yüksek ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Tursun, şeker hastalığının gebelik sürecinde de ortaya çıkabildiğini dile getirdi.
Gebelikte görülen diyabetin anne ve bebeği olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Tursun, hastalığın bebeğin genlerinde ilerleyen yıllarda obezite ve kalp hastalıklarına yatkınlık oluşturabilecek değişikliklere yol açabileceğini söyledi. Şeker hastalığının iki şekilde görüldüğünü belirten Tursun, bunların gebelikten önce var olan Tip 1 veya Tip 2 diyabet ile ilk kez gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabet olduğunu kaydetti. Tüm gebeliklerin yüzde 1 ila 14’ünde gestasyonel diyabet görülebildiğini aktaran Tursun, Türkiye ortalamasının yüzde 7,7 olduğunu ifade etti.
TEDAVİ EDİLMEZSE CİDDİ PROBLEMLERE YOL AÇIYOR
Gebelikte şeker hastalığının tedavi edilmemesi durumunda ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini belirten Op. Dr. Tursun, annede enfeksiyon, bebeğin iri olması, doğum travmaları, artmış sezaryen oranı, doğum sonrası kanama ve gebelik hipertansiyonu gibi risklerin görülebileceğini söyledi. Anne karnındaki bebekte ise yapısal anomaliler, erken doğum, düşük ve ani bebek ölümü gibi problemlerin ortaya çıkabileceğini dile getirdi.
Yeni doğan döneminde ise hipoglisemi, yoğun bakım ihtiyacı, solunum sıkıntısı ve kalpte büyüme gibi sorunların görülebileceğini ifade eden Tursun, ilerleyen yıllarda diyabet ve obezite riskinin de arttığını belirtti.
ŞEKER YÜKLEME TESTİ EN GÜVENİLİR YÖNTEM
Gebelikte şeker hastalığının tespitinde şeker yükleme testinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Tuğba Sekmenli Tursun, yalnızca açlık-tokluk kan şekeri ölçümleri veya HbA1c değerlerinin birçok vakayı tespit edemediğini söyledi. Doktorun aksini önermediği durumlarda şeker yükleme testinin tanı koydurucu en değerli test olduğunu belirten Tursun, bu testin anneye ve bebeğe zarar vermediğini, asıl zararın tanı konulamayan şeker hastalığından kaynaklandığını ifade etti.
Şeker yükleme testinin 24–28. gebelik haftaları arasında uygulandığını aktaran Tursun, testin tek basamaklı 75 gram OGTT veya çift basamaklı 50 gram ve ardından gerekirse 100 gram OGTT şeklinde yapıldığını anlattı. Gestasyonel diyabet tanısı konulan gebelerde diyet, yakın kan şekeri takibi ve gerekli durumlarda insülin tedavisinin büyük önem taşıdığını söyledi.
“TESTİN BEBEĞE VE ANNEYE ZARARI YOK”
Şeker yükleme testlerinin zararlı olduğuna dair iddiaların bilimsel temeli olmadığını vurgulayan Op. Dr. Tursun, 50 gram testin yaklaşık 200 kalori, 100 gram OGTT’nin ise yaklaşık 400 kalori içerdiğini belirtti. Bu miktarların günlük hayatta sıkça tüketilen besinlerle kıyaslanabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Tursun,
“Şeker yükleme testleri bebek veya anneyi zehirleyen, sakatlık oluşturan bir duruma yol açmamaktadır”
dedi.





