Ne güzel şeymiş şampiyonluk.

Malatya’yı uzun zamandır ilk defa bu kadar renkli, sokaklarında bu kadar gülen insanların dolaştığı bir halde gördüm.

İşte “Bu şehre en az PTT 1.Lig’de oynayacak bir takım lazım” dediğimizde anlatmak istediğimiz buydu tam olarak.

Zengini, fakiri, sağcısı, solcusu, CHP’lisi, AK Partilisi, MHP’lisi kol kola… Herkes tek renk!

Şampiyonluk güzel şeymiş.

Maçın hakemi Hüseyin Sabancı maçın bitiş düğünü çaldığında aslında Malatya lig atladı… Bunu düşündüm o an. Bir futbol takımının şehre katacaklarını…

O düdük çaldıktan, kutlamalar başladıktan sonra kenara çekilip şöyle bir izledim uzaktan düğün yerini. Ağlayanlar, oynayanlar, sevinçten çılgına dönenler.

Ağlamayanımız var mıydı ki…

Öylece olduğum yerde kalakalıp bu sevinç tablosunu izlerken bir an aklıma Kemal Burkay’ın şu dizeleri geldi:

Hadi gülümse bulutlar gitsin

İşçiler iyi çalışsın, gülümse

Yoksa ben nasıl yenilenirim

Belki şehre bir film gelir

Bir güzel orman olur yazılarda

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok

Çakıl taşlarım vardı benim

Ama sen başkasın anlıyor musun

Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm

Tüm şehir bana küskün

Bir kedim bile yok anlıyor musun

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Evet iklim değişti. Bir kez daha anladık ki bizim aslında çok küçük mutluluklarımız var… Küçücük dünyamız bu tür küçük başarılarla bir anda bahar olabiliyor. Ne ister ki başka bu şehrin insanı? Gece olunca sokaklarında el etek çekilen, en büyük sosyal aktivitesi dost meclisinde topluca içilen demli bir çay olan bu şehrin insanları ne ister ki başka?

Hayırlı olsun şampiyonluğumuz güzel Malatya’mın güzel insanları.