Bundan sonra bu köşede “Malatya İçin” başlıklı biraz da köşe formatından çıkmayarak röportajlar yapacağım belirli günlerde. Tematik röportajlar diyebiliriz. Gündeme dair sadece bir konu üzerinde çok da fazla soru sormadan sadece o yapılan konu hakkında söyleşi yapacağım.

Geçen gün “Ahmet Çakır’ın yediği goller” başlıklı yazımdan sonra CHP Malatya İl Başkanı Sayın Enver Kiraz beni aradı ve “İlk golü biz attık” dedi. Cümle hoşuma gitmişti ve bende Sayın Enver Kiraz ile bu yeni formata uygun ilk röportajımı yapayım dedim.

***


- Ahmet Çakır’ın yediği goller” başlıklı bir yazı yazmıştım ve siz de beni aramıştınız. Tam olarak ne demiştiniz o yazımla ilgili…


Yazınızda yer vermemişsiniz ama aslında Ahmet Çakır’a ilk golü biz attık. Siz BUSABAH olarak gündeme taşıdıktan sonra Genel Başkan Yardımcımız Veli Ağbaba Meclis’e taşımıştı. Biz de teşkilat olarak Büyükşehir Belediyesi’nin önüne incir ağacı diktik. Yani ilk gol bizimdi.


- Niye diktiniz incir ağacını?


İşçinin hakkını yiyen, işçiyi sömüren, işçinin üç kuruşluk maaşından tasarruf yapmaya çalışan adaletsiz davranan Belediye anlayışının kuruması için incir ağacı diktik. İncir ağacı dikildiği yeri, rivayete göre kurutuyor. Kendi köklerinin güçlü olması için çevresindeki çoğu şeyi yok ediyor. Belediye’yi yok etmek gibi bir düşüncemiz yok ama yönetim anlayışının yok olması için sembolik olarak diktik o incir ağacını…


ARGUVAN VE HEKİMHAN’DASIKINTI YOK


- Önce BUSABAH iki kere “maaş krizi” ile ilgili manşet yaptı sonra Veli Ağbaba Meclis’e taşıdı ve en sonunda siz Belediye önünde incir ağacı diktiniz. Sonra Ahmet Çakır bi açıklama yaptı. “Bütün belediyeler böyle yaptı ama burada büyük mesele oldu” dedi. Sizin Malatya’da iki belediyeniz var, Arguvan ve Hekimhan belediyeleri… Bu iki belediyenizin asgari ücret arttıktan sonraki durumu nedir?


Her iki belediyemiz ile ilgili yakın zamanda görüştüm. Bizim belediyelerimizde bu şekilde bir “maaş tırpanlaması” olmamıştır. Asgari ücret oranında maaşları artmıştır. Yani Sayın Çakır’ın dediği gibi olmamıştır. Arguvan ve Hekimhan belediyelerimizde sıkıntı yoktur.


BİZ OLMASAYDIK KONUŞMAZLARDI


- Yani, Arguvan ve Hekimhan belediyelerinde maaş sıkıntısı yok. Peki, Battalgazi ve Yeşilyurt belediyelerinde de “maaş tırpanlaması” olmadığını geçen hafta öğrendik. Battalgazi ve Yeşilyurt Belediye Başkanlarının açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Kendi belediyelerinin de bu şekilde bir açıklama yapmaları bizim incir ağacını dikmemizin etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizler o tepkimizi koymasaydık belki Yeşilyurt ve Battalgazi belediyeleri de aynı Büyükşehir gibi davranacaktı. Hatta Sayın Veli Ağbaba’nın olayı Meclis’e taşıması da büyük etken olmuştur.


- Peki, bu konunun takipçisi olacak mısınız?


Elbette bu 2000 çalışanı ilgilendiren sorunun takipçisi olacağız. Bu çalışanların AKP belediyesinden olmaları hiç fark etmez. İster bize oy versinler ister başka partilere. Bu iki bin çalışanın haklarının yendiğini düşünüyoruz ve takipçisi olmaya devam edeceğiz.


MÜDÜRÜN MAAŞI İŞÇİNİNMAAŞININ 40 KATI


- Aynı röportajda Ahmet Çakır, “Ya 400 işçi çıkartacaktık ya da zammı uygulamayacaktık” diye çok garipsediğim bir cümlesi olmuştu. Sizce bu mudur çıkış noktası?


Aslında biz onun yolunu göstermiştik. Tekrar edeyim, bizim dört önerimiz var:

1) 30-40 işçinin maaşına denk gelen şirket müdürlerinin maaşları var. Yani müdürün maaşı bir işçinin 30-40 katı… Şirket müdürleri haricinde daire müdürleri, genel müdür yardımcılılarının, şeflerinin, satın alma müdürlerinin, genel sekreterin, yardımcılarının gibi üst düzey yöneticilerden maaş kısıntısı yapılabilir.

2) Belediye imkânları ile yapılan yurt içi gezilerini ve yurt dışı gezilerinden vazgeçilebilir. Ve tatil bölgelerine gönderilen müdürlerin masraflarını kesebilirsin.

3) Belediye bünyesinde çok gereksiz olan makam araçları var. Kimi kendi özel işlerinde kullanıyor kimi sadece özel işi için kullanıyor. Tasarruf yapılacaksa burada yapılsın.

4) Belediyenin sürekli söküp yenilediği kaldırım taşlarının, alt yapı ve üst yapı işlemlerini gerçekten layıkıyla yapacak müteahhide verip, sürekli sürekli söküp yeniden yapılacağına bir kere sağlam yapılarak tasarruf yapılabilir.


- Son olarak Büyükşehir Belediyesi’nde iki bin çalışan ile ilgili ne gibi bir öneride bulunuyorsunuz?


Her şeye rağmen hakkımız ve hukukumuzu savunmak zorundayız. Eğer o iki bin kişi cesaretle bir araya gelirse, onları yenecek hiçbir güç yok. Hiç kimse sizi kapının önüne koyarız, diyemez. Biz onun için örgütlü toplumu savunuyoruz ve sendikaların daha güçlü olmasını savunuyoruz. Örgütlü bir şekilde o iki bin kişinin Belediye ile masaya oturması lazım.


CHP’NİN KAPILARI HER ZAMAN AÇIK


- Ne yapacağını bilmeyen çok çalışan var hatta bizlere de soruyorlar. Siz CHP il teşkilatı olarak kapılarınız açıyor musunuz?


Biz CHP olarak tabii ki kapılarımızı açıyoruz. Avukatlarını da sağlarız, davalarını da takip ederiz. Bize herkes gelebilir, bu konuda hiç sıkıntı yok ama işçinin sıkıntısı var. Yani CHP takip ettiği anda işçi kendisini topun ağzında görüyor. Ama o şekilde görenlere açık bi şekilde söylüyorum:

Siz daha önce bir sözleşme imzalamışsınız ve bu sözleşme ile işe başlamışsınız. Tam bir noktada sözleşme bitmeden kesiyor ve sana zorla yeni bir sözleşme imzalatıyor. Her türlü hukuki haklarının olduğunu belirtmek istiyorum. İster bize gelsin ister başka kurumlara fark etmez ama haksızlığın karşısında haklarını aramalarını söylüyorum. Bize gelene kapımız her zaman açıktır.