Hayatımızın her anını mutlu bir birliktelikle tamamlamak isteriz. Gelin görün ki ruh ikizimizi bulduğumuzu düşündüğümüz zamanlarda bile ilişkilerimizde mutsuz olabiliyoruz. Peki, bu tür durumları en aza indirgemek ve daha mutlu, daha mükemmel bir ilişki yaşamak için ne yapmalıyız?
Psikoloji dünyasının bilimsel araştırmalarıyla elde edilen 20 adım ile mutlu ilişkiye ‘merhaba’ diyelim. OHİO Devlet Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi tarafından ödül kazanmış David Niven’e göre mutlu ilişkinin adımlarını açıklayarak vereceğiz.
Bugün sizinle 5 adımı paylaşacağız. Bu hafta içinde diğer 5 adımı ve önümüzdeki hafta ise diğer adımları vereceğiz:

1- KIYASLAMA YAPMAYIN
Hayatınızı başkalarıyla kıyaslamak onu değiştir­mez. Fakat sizin kendi ilişkinize bakışınızı değiş­tirir. Bir başkasının mutlu bir ilişki içerisinde keyif sürdüğünü izlerken, kendi ilişkinizi sürekli sorgular ve sorunlar bulursunuz. Bu zıttı da olabilir, baş­kasının yaşadığı ilişki sizinkinden kötü giderken, sizin ilişkiniz size güzel görünmeye başlar. Sürekli değişkenlik yaşayan ve bu kadar etkilenen bir ilişki zedelenmekten kurtulamaz. Bırakın başkalarının yaşadığı aşkı yaşamayın siz kendi aşkınızı yaşayın.

2- PERİ MASALLARINA ALDANMAYIN
Yapılan araştırmaya göre masallarda ve aşk hikâyelerinde yaşanan aşklara inanmasak da içten içe hep öyle bir ilişki ve aşk hayal ederiz. Bizim yapmamız gereken hayalini kurduğumuz büyüyü partnerinize karşı duyduğumuz sevgide görmek ve masallarda yaşanan şeylerin beklentisine girme­mek.

ORTAK İLGİ ALANI OLUŞTURUN
Günümüzde vaktimizin çoğunu, kariyer peşin­de koşmak ve gündelik görevlerimizi yerine getir­mekte geçiriyoruz. Bu durum ise kişilerde, ortak ilgi alanları bulma konusunu son derece önemli kılıyor. Çünkü ortak ilgi alanları partnerler arasında pozitif bir iletişim ve eğlencenin oluşmasını destek­ler.

ZİHNİNİZİ OKUMASINI BEKLEMEYİN
Üzücü bir durum olduğunuzda partnerinizin sıkıntınızı kendiliğinden anlamasını beklemeyin. Karşı taraf zihninizi okuyamaz. Çoğunlukla part­nerimize duygularımızı anlatmadan, bizi yalnız bırakmakla itham ediyoruz. Yapmanız gereken, partnerinize hissettiklerinizi anlatmak.

ACELEYE GEREK YOK
Kişilerin evlenmeye ve çocuk doğurmaya karar verdiği yaş dilimi son yüzyılda, her on yılda bir artıyor. Araştırmalara göre bu durumun maddi baskılar ve bağımsızlığını ilan etmek gibi pek çok nedeni var. Acele etmenize gerek yok. Çünkü ilişki­ler birinci gelenin ödüllendirildiği birer yarış değil. Kitapta yer alan araştırma, geç yaşta evlenmenin ne hayat, ne de yaşanan ilişki üzerinde negatif etkisi olmadığını kanıtlanıyor.
Diğer yazımda görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın..