6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’da birçok mahalle hasar aldı. Ağır hasar alan bölgelerden biri olan Yakınca Mahallesi’nde birçok hasarlı bina yıkılmayı bekliyor. Yakınca Mahallesi sakinleri depremlerin üzerinden 15 ay geçmesine rağmen hasarlı binaların yıkılmamasından şikâyetçi olduklarını belirttiler.

6 Şubat depremlerinin ardından birçok cadde ve mahalle rezerv alanı olarak ilan edildi. Asrın felaketi olarak bilinen 6 Şubat depremlerinden sonra Malatya’da yıkımlar sürüyor. Büyük bir yara alan Yakınca Mahallesi’nde bazı binalar yıkılsa da halen yıkılmayı bekleyen birçok bina bulunuyor. Yakınca Mahallesi’nde oturan ve yıkım olmadığını söyleyen İlhan Katırcı,

“Burayla ilgilenen hiçbir milletvekilimiz falan yok. Bak her taraf rezerv alanı odu. İki üç blokları rezerv alanı olmadı. Bunlar rezerv alanı olmadığı için yıkım da olmuyor”

şeklinde konuştu.

“MALATYA UNUTULMUŞ”

İlgisizlikten şikayet eden vatandaşlardan İlhan Katırcı,

“Buraya bir tane milletvekili uğramamış. Yıkım yok şu an durmuş. Konteyner kalıyoruz hasta oluyoruz. Evimiz yıkılmadı orta hasarlı. Yıkılacak dediler. Herkes de eşyasını dağıttı. Rezerv alanları da unutulmuş bir durumda. On taneye yakın adam öldü. Belki de daha fazladır. Deprem anında sekiz tane bina yıkıldı. Burada zemin sağlamdı o yüzen deprem esnasında çok yapı yıkılmadı ama hasar alan bina çok. Açıkça söyleyeyim Malatya unutulmuş. Malatya'nın sahibi yok. Hele hele Onbin Konutlar’ın hiç sahibi yok”

ifadelerine yer verdi.

“HİÇBİR MİLLETVEKİLİMİZİ GÖRMEDİK”

Depremden sonra konteyner alamadığını belirten Ahmet Ünlü,

“Ben on yıldır burada oturuyorum. Yani bizim şehrimizin sahibi yok. Hiçbir milletvekilimizi görmedik. Yani isterdik ki onlar da burada olsunlar, görsünler halimizi. Binamız orta hasarlı ben kirada oturuyorum. Konteyner istedim vermediler. Şehir olarak komple hepimiz mağduruz. Yani gerekenin yapılmasını istiyoruz bu şehre sahip çıkın. Yani vatan, millet aşkına bu şehre sahip çıkın. Bu şehri ayaklandırmak istiyorsanız el ele vereceksiniz”

dedi.

“MALATYA'NIN BELKİ 100 YIL GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK”

Malatya'yı yapılırken alt şehirler oluşturulması gerektiğini söyleyen Ali Çam,

“Öncelikle depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralı olanlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tabii ki büyük bir felaket yani Türkiye’nin on bir ili etkilendi. Şu anı konuşmak gerekirse Malatya'da yeni bir yapılaşma oluyor. Çarşı yeniden oluşturuluyor. Oralarda büyük sıkıntılar var. Eski yollar gibi daracık sokaklar yaparlarsa Malatya'yı mahvederler. Malatya'yı yapılırken alt şehirler oluşturulması lazım Malatya'da. Rüzgâr yönünün falan hesaplanması lazım. Yani böyle alelacele şehir planlaması yapılmaz. Proje hazırlanıp halka sunulmalıydı. Proje yarışması yapılabilirdi. İnsanları teşvik ederlerdi. Çünkü her şey Malatya'nın belki 100 yıl geleceğini belirleyecek. Ben burada belediye başkanımıza da sesleniyorum. Lütfen bu konulara biraz eğilsinler. Malatya'nın geleceğiyle ilgili çalışma yapsınlar. Sivil Toplum Kuruluşlarımız, mühendisler odamız ve Halkın bilgilerini alsınlar. İhtiyaçlarını belirlesinler. Bakın yani her şey böyle iki tane TOKİ evi falan yapmakla olmuyor. Çünkü orada market yok, bir şey yok. Alt merkezler oluşturulmalı. Her insan burada çarşıya taşınıyor bunun önüne geçilmeli. Yani yakınca da Yeşiltepe'de Özalper'de atıyorum Karakavak'ta alt merkezler oluşturulmalı, küçük birer şehir halinde, yani orada yaşayan insanların kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir noktaya gelmesi lazım. Planlamanın buna göre yapılması lazım. İnsanlar bakın depremde yer yok diye bir süre mağdur oldular. Ama öyle sığınma yerleri yapılsaydı bunlar bu mağduriyetler yaşanmayabilirdi”

ifadelerini kulandı.

“KAPI PENCERE KALMADI”

Milletvekillerinin sahaya inmesi gerektiğini söyleyen İbrahim Gündüz,

“28 senedir de buralarda esnafım. Şunu söylemek istiyorum: Ben hak sahipliğine başvuruyorum. Güçlendirmeyi soruyorum. AFAD'a gidiyoruz bir yanıt alamıyoruz. Çevre Şehircilik’e gidiyoruz, bir yanıt alamıyoruz. Ya kırk saat düşünüp bir cevap veremiyorlar. Adıyaman'a bakıyorsun. Adıyaman ayağa kalktı. Hatay'a bakıyorsun. Hatay ayağa kalktı. Ama Malatya'ya bakıyorsun. Malatya daha yerinde sekiyor. Bu şekil devam ederse Malatya’yı biz yirmi sene ayağa kaldıramayız. Milletvekillerimizden ricam bir an önce sahaya inmesi lazım. Öyle masa üstünde oturup projeyi inceleyip sosyal medyada paylaşım yapması önemli değil. Önemli olan sahaya inip her gün bir mahalleye girip acı kahve ya da çaylarını içsin. Halkı dinlesin. Adam bana kalkmış sistemde güçlendirme hak sahipliği veriyor. Sen nasıl veriyorsun ya? Hiç bakmıyor musun oraya? Sen o evin neresini güçlendiriyorsun? Kapı pencere kalmadı. İnsan girmeye korkuyor”

şeklinde konuştu.

“HASARLI BİNALARIN YÜZDE ELLİSİ, YÜZDE ALTMIŞI DAHA DURUYOR”

Yakınca Mahallesi’nde belediyenin imar açmadığını söyleyen Nurettin Varlı,

“Daha yıkılmayan evler var vatandaş çok mağdur. Altyapı sorunumuz var. Hiçbir hizmet yok. Evimiz yıkıldı. Yakınca Mahallesi'nde arsamız var. Belediye imarı açmadı yirmi senedir. Bir ev bile yapamıyoruz. Barakalarda yaşıyoruz. Mahallede yıkımların Hepsi duruyor. Hasarlı binaların yüzde ellisi, yüzde altmışı daha duruyor. Bu mahalle Malatya'nın en çok nüfusu olan hiç hizmet almayan bir mahallesi”

şeklinde konuştu.

“EVLER BOŞALTILDI AMA HALA YIKIM GERÇEKLEŞTİRİLMEDİ”

Güvenlik sorunu olduğunu belirten Erkan Karabağ,

“Yakınca Mahallesi her dönem bu dönem de olduğu gibi sahipsiz bir yer. Yollarımız dâhil büyükşehir belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi arasında Paylaşılması güç bir alana dönüşmüş. Konutlarımız rezerv alanına girmiş. Bayramdan sonra yıkılacak denilen evler boşaltıldı. Ve hala yıkım gerçekleştirilmedi. Bu yıkıntılar hep yani madde bağımlıları barınak yerlerine dönmüş durumda. Akşamları dükkânlarımızı erken kapatıp gidiyoruz. Çünkü tek başınıza burada durmaya çekiniyoruz artık. Pandemi döneminde burada bizleri dışarı bırakmayan bekçiler ve polisler bu yıkım döneminde nerelerdeydi? Hiç gözükmediler. O kadar hırsızlık olayları oldu. Bu iki adımda bir olan bekçilerimiz nerede?”

sözlerini aktardı.

“BORÇTAN DÜŞMESİNİ İSTİYORSUNUZ”

Rezerv alanlarında sorun olduğunu belirten Karabağ,

“Rezerv alan adı altında alan oluşturulmuş. Alan oluşturulduktan sonra insanlara bilgi veriliyor. Alan oluşturulmadan önce plan ve projeleri insanları çağırıp toplantı yapılıp ondan sonra karar verilseydi. Bu proje bittikten sonra bizi toplantıya çağırdılar. Plan ve proje hakkında bilgi verdiler. Mesela buradaki konutu 150 dairelik bir siteyi yüz yetmiş dairelik alana çıkarmışlar. Bunu arsa payından düşüyorlar. Arsa payından size ödeme yapılacak tamam da 20 dairelik alanı büyütüyorsak 20 dairelik değeri fiyatımızdan düşün. Yani daha az borçlanalım biz. Yani bizim arsa yerimizi rezerv alanına alıyorsanız alınmayan kişiden daha karsız bir koruma geçiyor. Tek dairesi olan kişinin evi yıkıldı. TOKİ'den evini aldı, yerleşti. Evine kavuştu. Şu an oturuyor. Kendi arsası da yine kendisinde. Ama rezerv alanı olan yerde böyle bir şey yok. Bu alanı benim tahmini oluşturmalarının tek sebebi rezerv alanında bir kişinin bir dairesi varsa bir tane hakkı var. 20 dairesi varsa 20 tane dairesine aynı şartlarda hak veriyorlar. Yani Bunları konut sahibi veya iş yeri sahibi yapmanın peşindeler mi? Bilemiyorum. Artık bunu bize anlatmıyorlar. Bilmiyoruz. Bize ne diyorlarsa o 140 metrekarelik dairenin 100 metreye düşürüyor Ona da itiraz edemiyorsun. Katı yükseltiyor. Ona da itiraz edemiyorsun. Bu konutlar neden yapılacak? Fazladan daire çıkartılacak ama o daireler ne olacak bilmiyorsunuz. O daireleri bizim arsa payımız Düştüğü için arsa payını bize para olarak döndürecekler. Yani arsamızdan düşüyorlar. Arsa payımızı bize para olarak gönderiyorlar. Ama bunu niye öyle gönderiyor ki? Borçtan düşmesini istiyorsunuz. Düşsün veya bir avantaj olsun. Benim arsa alanımda evimi yapıyorsan bana bir avantajı olsun. İş merkezimizin de tadilata ihtiyacı var. Belediyenin öncülük yapması lazım. Buralar isterseniz etrafından yani seçimden bu yana bir temizlik görevlisi görmedik süpürülmüyor. Bu alan sahipsiz. Bu alanın arka tarafında Malatya'nın en güzel park alanı var. Buna rağmen herhangi bir hani güvenlik açısından bir artımız, bir avantajımız yoktur”

ifadelerine yer verdi.

Muhabir: Besime Güner