Malatya’daki darbe girişimi ana davasında bir numaralı sanık olarak yargılanan dönemin eski 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, karar öncesi esas hakkındaki son savunmasında kendisinin darbeci olduğu iddialarını kabul etmeyerek, o gün sadece darbe karşıtı emirler verdiğini savundu.
Genelkurmay Hareket Merkezini aradığı saatte sıkı yönetim emirleri geldiği halde kendisine bu konuda hiçbir bilgi verilmediğini ileri süren Huduti, “Buna rağmen olayların vahametini göz önünde bulundurarak 2. Ordu Hareket Merkezi'ne gitme kararı verdim, aracın hazır edilmesi emrini verdim. Elbiselerimi giyinirken konutun kapısı çaldı. Kapıya çıktığımda Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili, Tuğgeneral Zeki Karataş ve Albay Bahadır Erdemli karşımdaydı. Konutuma gelen diğer kişileri görmedim. Bana gelen mesajları Bahadır Erdemli uzattı. İki dosya halinde sıkıyönetim listesi ve atama emri vardı. Altındaki imzalara baktım bir tuğgeneral ile bir albayın imzasının olduklarını gördüm. Mesaj emrine kabaca göz attım ve biran önce karargaha gitmek istedim. Emirleri incelediğinde söylediğim ilk şey, bu emrin altındaki imzaların kanunsuz olduğu ve uygun olmayacağını söyledim. Aracıma bindim ve bu esnada Emir Subayım Sedat Kaya’ya sıralı amirleri ve ast birliklerin komutanlarına ulaşmasını emrettim. Oda kimseye ulaşamadığını söyledi” şeklinde konuştu.