Tarihi konaklarıyla meşhur olan Gündüzbey Malatya’nın hem turistik bölgesi hem de en gözde mekanlarının bir yerdi ta ki 6 Şubat sabahı yaşanan depreme kadar. 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti ama Gündüzbey 6 Şubat’ta kaldı. Sorun ve sıkıntıların çok olduğunu dile getiren Gündüzbeyliler ise, Busabah mikrofonundan yetkililere seslenerek, yaşadıkları sıkıntıların çözülmesi ve bölgenin eski güzel günlerine geri dönmesini istediler.

“ÇOK DEPREM GÖRDÜM AMA BÖYLE BİR AFET GÖRMEDİM”

Şubat depremlerinden sonra psikolojik anlamda kendilerini iyi hissetmediklerini belirten Murat Korkmaz,

“81 yaşındayım çok deprem gördüm ama böyle bir afet görmedim. Allah herkesi böyle büyük afetlerden korusun. Depremlerinden üzerinden tam bir yıl geçti ama o günden bugüne Gündüzbey’de hiçbir şey değişmedi. İnsanlarda sadece üzüntü, stres, bunalım kaldı. Bir gelecek görmüyorum. İnsanlar ne yapacağını bilemez halde yaşamaya çalışıyorlar. Gündüzbey’de söylentiye göre sadece 34 bina hasarsız ayakta kalacak, geri kalan tüm evler yıkılacak. Nüfusu 5 binin üzerinde. Birçok ev yıkıldı, sadece tarihi konaklar kaldı, bir de yıkılmayı bekleyen bazı hasarlı binalar. Yıkılan bazı binaların enkazları da hala yerinde duruyor. Zaten psikolojik anlamda da kendimizi iyi hissetmiyoruz bari bu enkazları kaldırsınlar”

şeklinde konuştu.

“GÜNDÜZBEY’DE HİÇ BAKIM YOK, KİMSE İLGİLENMİYOR”

Yetkililere seslenen Ahmet Canpola,

 “Depremlerden sonra Gündüzbey perişan halde, sahip çıkanı yok. Ekmek büfesi istedik, tamam yapacağız, dediler ama hala ortada bir şey yok. Ekmek kartımız var ama kullanamıyoruz. Gündüzbey’de hiç bakım yok, kimse ilgilenmiyor. Yetkililerden gelen yok, hani milletvekillerimiz nerelerdeler. Depremlerden bu yana kimse bizlerle ilgilenmedi”

 açıklamalarında bulundu.

“HAYALET BİR ŞEHİRDE YAŞIYORUZ”

Gündüzbey’in Malatya’nın en gözde mekanlarından biri olduğunu söyleyen Ahmet Karadeniz, depremlerde yıkıldığını ve sahipsiz olduğunu belirtti. Hayalet bir şehirde yaşadıklarını vurgulayan Karadeniz,

“6 Şubat’ı Allah bir daha göstermesin, çok kötü şeyler yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Bir yıldır kimse buraya gelmedi, hala yıkılmayı bekleyen ağır hasarlı binalarımız var, tarihi konaklar var. Vatandaşın çoğu burayı terk etti ne bağları kaldı ne bahçeleri kaldı ne de başlarını sokacak bir evleri kalmadı. Bir yıl içinde herkes ev sahibi olacak denildi ama buraya değil ev bir çivi bile çakılmadı. Daha enkaz kalkmadı nasıl ev yapacaklar. Malatya’nın en gözde bölgesiydi ama şimdi yok oldu, sahipsiz kaldı. Ekmek büfemiz yok, bankamız yok, güvenlik sorunu var. Hayalet bir şehirde yaşıyoruz. Mutlu şehir mutsuz şehre dönüştü. Hırsızlar birçok evi soydu. Toplumun ahlak yapısı da bozuldu. Seçim arifesindeyiz, oy toplamak için gelenler bize diyorlar ki, gelin oyunuzu bize verin sizlere şunu şunu yapacağız. Şimdiye kadar niye yapmadınız, neredeydiniz? Bir yıl boyunca geldiniz mi, bu vatandaşların neye ihtiyacı diye sordunuz mu? Seçim bitti mi yine aynı durumu yaşayacağız. Bir tane milletvekili, belediye başkanı gelip de halimizi sormadı. Vali Bey bir defa geldi, 50 tane koruması var, onlar Vali’yle konuşmamıza izin vermiyorlar. Niye geliyor o zaman Vali Bey, ona derdimizi anlatamayacaksak niye buraya geliyor”

açıklamalarında bulundu.

“GÜNDÜZBEY’İN BİR SAHİBİ YOK”

Kemal Davacı ise,

 “6 Şubat’ta kıyameti yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Depremlerin üzerinden bir yıl geçti ve değişen hiçbir şey olmadı. Yöneticilerimiz, Kaymakamlık, AFAD hatta muhtarımız bile bu süreçte biz yardım etmedi. Depremlerden sonra şehir dışına çıktım, tekrar buraya dönmek istedim muhtardan bir çadır istedim ona bile yardımcı olmadı. Kimseden bir fayda görmedik. Yıkılmamış evler var, enkazı ortada olan evler var, tarihi konak evleri olduğu gibi duruyor. Bu da insanların psikolojisini bozuyor. Evden dışarıya adımımızı attığımız an bu kötü manzarayla karşılaşıyoruz. Yönetici olarak halkın içine giren yok. Hala Gündüzbey’e bir çivi çakılmadı çünkü Gündüzbey’in bir sahibi yok. Herkes koltuğunda rahat rahat oturuyor bizde burada çilesini çekiyoruz”

 sözlerine ekledi.

“GÜNDÜZBEY HALA YERİNDE SAYIYOR”

Hamza Karadeniz,

“6 Şubat sabahı büyük bir felaketle uyandık ve o günden bugüne hala rahat uyuyamadık. Bir yıl geçti ama Gündüzbey hala yerinde sayıyor. Güya Malatya’nın gözbebeği ama hiçbir ilgi alaka yok. 6 Şubat’tan daha beter durumdayız. Hala yıkılmayı bekleyen tehlikeli binalar var, hepsi tehlike arz ediyor ve ilgilenen kimsede yok. Güvenlik sorunu çok var. Hırsızlık diz boyu oldu. Eskiden bekçilerimiz vardı şimdi onlarda kalmadı”

 diye konuştu.

“İNSANLAR PERİŞAN HALDELER”

Enkazların bir an önce kaldırılmasını isteyen Mehmet Aksu,

“78 yaşındayım, doğma büyüme buralıyım. Depremlerden tabi ki çok etkilendik. Allah o günleri bir daha göstermesin. Deprem gecesi iki gün arabada yattık, daha sonra şehir dışına çıktık ve KYK yurtlarında kaldık. Evimiz hafif hasarlı olunca tekrar buraya geldik. Devletimizden tek isteğimiz bu enkazların bir önce kaldırılmasını istiyoruz. Gündüzbey’de bir an önce yeni konutlar yapılmasını istiyoruz, çünkü insanlar perişan haldeler, konteynerde yaşam zor. Çok perişan olan insanlar var, ekonomik şartlar zor, geçim zor”

 ifadelerini kaydetti.

“ESKİ HALİNDEN ESER KALMADI”

Gündüzbey’in eski halinden eser kalmadığını dile getiren Mehmet Meşe,

 “45 yıldır Gündüzbey’de ikamet ediyorum. 6 Şubat günü herkes perişan oldu. Depremlerde çok şükür benim evim yıkılmadı, bu sayede 35 kişiyi evimde barındırdım. Bayrama kadar bu insanları evimde misafir ettim. Depremlerden sonra bir yıl geçti ama burada hiçbir hareketlilik yok. Gündüzbey Malatya’nın gözbebeğiydi, turistik bölgesiydi. Hafta sonları burada araba koyacak yer bulamazdın. Ama eski halinden eser kalmadı”

dedi.

 
 

Muhabir: Besime Güner