İnşaat Mühendisi Mehmet Hanifi Selimoğlu, Malatya’da depremlerden önce ve sonra yapılan yanlışlara değinerek, yönetimi ve milletvekillerini göreve çağırdı. Mimar ve mühendislerin yanlışlarına değinen Selimoğlu, BUSABAH Medya’ya konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

Selimoğlu, 6 Şubat’ta yaşanan depremleri hatırlatarak, depremin ertesi günü hasar tespit çalışmalarına başladığını dile getirdi.

“YAPILAN İLK YANLIŞ BU OLDU”

“Depremin ertesi günü hasar tespit çalışmalarına başlandı. İnsanlar zaten psikolojik olarak yerle bir olmuştu, kimse evlerine giremiyordu” diyen Selimoğlu,

“Yapılan ilk yanlış bu oldu. Burada bu hatayı yapmak kimsenin hakkı değildi. Daha sonra yalan yanlış ağır hasar, orta hasar, az hasar diye kavramlar ortaya attılar. İnşaat mühendisliği literatüründe böyle terimler yok. Bina ya yıkılmıştır ya da ayaktadır. Ya hasarlıdır ya da hasarsızdır bitti. Depremlerden sonra hasar tespit çalışmaları yapan mühendisler çok büyük hatalar yapmışlardır”

dedi.

“YANİ TAŞIYICI SİSTEMLE ALAKALI OLMAYAN FİGÜRLER KOYMUŞLAR”

Mimarların yaptıkları hatalara değinen Selimoğlu,

“Ben depremden sonra şehri gezdim, mimarların çok büyük hataları vardı. Bostanbaşı, Fahri Kayhan bölgelerinde mimarlar öyle fantastik işler yapmışlar ki, o hayal ürünü projeleri yapabilecek ustalar yok. Usta o yüksek katlı binaları yapamamış, deprem ilk o binalara vurmuş. Yani taşıyıcı sistemle alakalı olmayan figürler koymuşlar. Sadece fantastik, ticari amaçlı binaları daha yüksek fiyatlara nasıl yaparız diye işler yapmışlar. Depremin yapmadığını cehalet yaptı, ortalık savaş alanına döndü. Kimsenin buna hakkı yok. Benden kaynaklı siz zarar görmemelisiniz. Benim vereceğim kararın bedelini ben ödeyeceksem ben bu kararı verebilirim. Diğer türlü bedelini siz ödeyecekseniz diye keyfiyetini ben niye yaşayayım?”

şeklinde sitem etti.

“YAP-SAT SEKTÖRÜNE DE BİR DİZAYN GETİRİLMELİ”

Depremlerden sonra Malatya’nın iyi yönetilemediğini iddia eden Selimoğlu, şunları kaydetti:

“Depremden sonra Malatya iyi yönetilemedi. İdari anlamda, teknik anlamda, maddi anlamda o kadar çok olağanüstü hatalar var. Başta idari anlamda niye ikinci gün hasar tespit çalışmaları başladı. Daha sonra neden kademeli olarak insanlar bilinçlendirilmedi. İnsanlar göç etti, bir kişi çıkıp açıklama yapmadı. Şehrin inşası noktasında TOKİ evleri çok başarılıydı. Bostanbaşı, Fahri Kayhan’a yapılan fantastik mimari dokunuşlu evlerin yaşam standardına ne etkisi vardı? Vatandaşlara hangi kaliteyi getirdi? TOKİ’de ev yapmış, gayet sade yaşanabilir evler inşa etmiş. TOKİ evleri depreme dayanıklı çıktı ama o fantastik yüksek katlı evler ilk depremlerde zarar gördü. Buradaki amaç, satış maliyetini artırıp para kazanmanın derdindeydiler. Bu çok yanlış ve ayıp bir şeydir. Para bu kadar insanları sömürülerek kazanılmamalı. Ülkemizde şu yap-sat sektörüne de bir dizayn getirilmeli. Hatta yasak edilmeli. Buradaki amaç merkeze ben para kazanacağım nasıl kazanırsam kazanayım anlayışı var.”

“YAŞAM ALANLARI BELLİ SÜREÇLER ALACAK”

 “İkizce’ye, Çamurlu’ya ve Gelinciktepe’ye TOKİ evleri yapılıyor. Rabbim devletimize zeval vermesin, güç kuvvet versin” diyen Selimoğlu,

 “Buralarda insanlar yaşayacaklar. Oralara yerleşecek insanlar merkeze nasıl gelecekler? Oralarda yaşam alanları belli süreçler alacaktır. Önümüzdeki 50 yılda oralar planlanabilir. Ancak yakın gelecekte oraları planlayamazsınız. Çarşının inşası da eski gibi olmamalı. Teknoloji gelişti. Halkın içinde olduğu, düşüncesinin alındığı bir plan, proje olmalı. En kötü proje ‘ben yaptım’ anlayışından daha iyidir”

 dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM FORMATI DEĞİŞTİRİLMELİ”

Kentsel dönüşümün Malatya’ya uygun olmadığını belirten Selimoğlu,

 “Şehir yerle bir olmuş, kimsenin bir şeyden bilgisi yok. Kentsel dönüşüm bambaşka bir konsept ve Malatya’ya uymaz. Hali vakti yerinde olmayan insanlar için, ödeme güçlüğü olan insanlar için kentsel dönüşüm formatı değiştirilmeli. Devlet destekli olursa burada olur. Yoksa diğer türlü insanlar sıkıntı yaşarlar. 20 yıl gibi bir geri ödeme şartı koyuluyor. Bu insanların 20 yıl ömrü var mı yok mu kimse bilemez. Bu da insanların psikolojisini bozuyor. Ay sonu gelecek ben parayı ödeyebileceğim mi ödeyemeyeceğim mi, derdi olacak”

söyleminde bulundu.

“BİZLER MİLLETVEKİLLERİMİZİ ÇALIŞTIRAMIYORUZ”

Milletvekillerine sorumluluklarının hatırlatılmadığını vurgulayan Selimoğlu, sözlerine şöyle sonlandırıldı:

“İnsanlığa hizmet edilecekse illa milletvekili, Bakan olunmasına gerek yok. Sevgi yaptığın işle övünmeyi sonundaki ödülden üstün tutmaktır. Yani işinle övün, sonunda kazanacağın parayla değil. Bizler milletvekillerimizi çalıştıramıyoruz. Onların önünde eğilip bükülerek sürekli övüyoruz. Onlara görevlerini sorumluluklarını hatırlatmamız gerekiyor. Seçimlerde o listeye girmek için çabalayan vekillerimiz, bugün düşünüyorlar mı çadırlarda bana oy veren vatandaşım ne durumda, bir ihtiyacı var mı? Kimsenin böyle bir derdi olmadı, ben o listeye girebilirim derdine düştüler. Seçimi kazandılar, davul zurna eşliğinde kutladılar. Bu şehirde binlerce insan öldü ama kimsenin cenazelere saygısı yoktu. Malatyalılara Rabbim yardım etsin, dar günden bir an önce kurtarsın.”
 
 
 

Muhabir: Besime Güner