1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü her yıl olduğu gibi bu senede işçiler ve vatandaşlar tarafından kutlandı. 1 Mayıs İşçi Bayramı kapsamında tüm yurtta işçiler meydanlara çıkarken, Malatya’da da sokaklar doldu.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına Sol Parti, Tüm Emekliler Sendikası, Eğitim İş Sendikası, Birleşik Emekliler Sendikası, Kamu Emekçileri, Birleşik Emekçileri Sendikası Konfederasyonu, Büro Emekçileri Sendikası, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası, Eğitim Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği, Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği, Emek Partisi, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Sol Parti, Malatya Çevre Platformu, Pir Sultan Abdal Derneği, Türkiye Komünist Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi katılım sağladı. Ayrıca Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Arguvan Belediye Başkanı Ersoy Eren, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım ve Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarına katıldı.

“EMEKÇİLER DAYANIŞMAYLA YARALARINI SARMAYA ÇALIŞIYOR”

Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir konuşma yaptı. “Rant sevdasının neden olduğu 6 Şubat depreminin ardından 1 Mayıs’ı karşılıyoruz” diyen Millioğulları,

 “Üzerinden geçen bir seneyi aşkın süreye rağmen depremin yarattığı enkaz öylece dururken işçiler, emekçiler dayanışmayla yaralarını sarmaya çalışıyor. Bir kere daha depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımız için yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bu depremle yıkılan sadece kentler olmadı bilimsel liyakatten uzak devletin kurumları da çöktü. Bizi ayağa kaldıran ilk eli uzatan ise dayanışmamız, birliğimiz, örgütlülüğümüz oldu. Bir kere daha gördük ki bir toplumun en büyük gücü bizlerin örgütlü gücüdür”

 ifadelerini kullandı.

“ZULME KARŞI DİRENME GÜNÜDÜR”

Millioğulları,

“1 Mayıs emekle sermayenin yüzyıllardır süren çatışmasından doğan, dünya emekçi halklarının dayanışma ile haklarını haykırdığı gündür. 1 Mayıslar sadece emekçi günü değil dünya halkları ile dayanışma ve zulme karşı direnme günüdür. Kapitalizim her zaman olduğu gibi kendi krizlerini bölgesel küçük ölçekli çatışma ve savaşlarla kapatmakta, farklılık gösteren yönetim ve halklara gözdağı vermektedir. Ukrayna ve Ortadoğuda da yapılan budur. Savaş cinayettir. Soykırım seviyesine gelen bu savaşta en çok kadın ve çocuklar ölmekte ve acı çekmektedir. 1 Mayıs meydanından Filistin de yaşanan soykırımı lanetliyoruz”

sözlerine ekledi.

“İŞÇİ HAKLARININ EN KÖTÜ OLDUĞU 10 ÜLKE ARASINDAYIZ”

Türkiye ekonomisi son 20 yılda bir arpa boyu yol alamadığını söyleyen Millioğulları,

“Üstelik masallar ve ninnilerle uyutulmaya çalışılan emekçi halkın artık açlık sınırının çok altındaki alım gücüyle uyumaya bile mecali kalmadı. Yüksek enflasyon yüzünden her gün ama her gün yoksullaşıyoruz. Tüm dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye gıda enflasyonunda açık ara birinci. Bankalar, holdingler, şirketler karlılık rekorları açıklarken bizler yoksullaşıyoruz. Çalışanlar açlık sınırının bile altındaki asgari ücrete mahkûm ediliyor. Emeklilere bir asgari ücret bile çok görülüyor. Bu da yetmezmiş gibi vergi yükü hep işçinin, emekçinin, emeklinin sırtında. Sermaye ise keyfine göre vergi veriyor bir gecede vergileri sıfırlanıyor, affediliyor. Oysa biz çok çalışıyoruz, çok üretiyoruz. Dünyanın en uzun çalışma saatleri Türkiye’de. Üstelik iş cinayetleriyle, meslek hastalıklarıyla cebelleşiyoruz. Türkiye dünyada işçi haklarının en kötü olduğu 10 ülke arasında.  Üstelik devlet MESEM uygulaması ile çocuk işçiliğinin önünü açtı. Bu uygulamada 8 çocuk hayatını kaybetti”

şeklinde konuştu.

 
 

Muhabir: Besime Güner