Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerin büyük yıkıma yol açtığı Malatya'da evini kaybeden vatandaşlara yaşam sağlamak için Yeşilyurt ilçesine bağlı Samanköy Mahallesi’nde Malatya Yeni Hayat Geçici Konaklama Merkezi kuruldu. Yaklaşık 20 bin vatandaş burada ikamet ediyor.

Konteyner kent sakinlerinden olan 5 çocuk annesi Gülcan Çınar, yaşadığı zorlukları anlatarak yetkililere serzenişte bulundu.

“DEPREMLERDE BİR KAYBIM OLMADI AMA…”

Deprem zamanı yaşadıkları zor günleri anlatan Gülcan Çınar,

“Depremlerden önce kirada kalıyordum, depremlerden sonra evim yıkıldı. Çok şükür depremlerde bir kaybım olmadı ama şu anda enkazda kalanlarla bir olduk. Enkazda kalmadık ama kalanlarla bir yaşadık. O soğukta, çamurda dışarıda kaldık, muhtarda o zamanlar bize yardım etmedi. Doktor bana dedi ki, eğer bir gün daha geç gelseydin ikizlerden birini kaybedecektin, dedi”

ifadelerini kullandı.

“KONTEYNER İSTİYORUM”

Bir konteynerde 7 kişi kaldıklarını söyleyen Çınar,

 “5 çocuk annesiyim. Yaz ayından bu yana konteynerde kalıyorum. Bize ocak vermedikleri için benim ikizlerimden biri sıcak suda yandı. Ben AFAD’a gittim, oradan Valiliğe gittim beni kimseyle görüşmediler. Ben yetkililerden bir tane daha konteyner istiyorum. 5 tane çocuğum var, eşimle birlikte 7 kişi bu konteynerde yaşıyoruz. Çocuklarım konteynerde nemden, küften, rutubetten hasta oluyorlar. Burada bir sürü boş konteyner var. Biz 7 kişi buraya sığmıyoruz. Elbiseleri asacak yerimiz yok, içeride ip çekmiş öyle kurutmaya çalışıyorum”

 şeklinde konuştu.

“KİMSE BENİ DİNLEMİYOR”

Yetkililerden yardım istediğini ancak kimsenin yardım etmediğini dile getiren Çınar,

“Suriyelilerin elektrik, su masraflarını karşılayan yetkililer, niye benim ihtiyaç duyduğumda elimden tutmuyorlar. AFAD yetkililerden destek istiyorum diyor ki, git kendin hallet. Ben kendim yapabileceksem onların burada kalmasının ne anlamı var. Ben sesimi onlara duyuruyorum ama kimse beni dinlemiyor”

diye sitem etti.

“BİR HAYIRSEVER BİZE EL ATARSA KARNIMIZI DOYURUYORUZ”

“Bir hayırsever bize el atarsa karnımızı doyuruyoruz, atmazsa aç susuzuz” diyen Çınar,

 “Neredeyse 6 aydır burada kalıyorum, bir tane yetkili gelip de sormadı, senin bir sıkıntın var mı, bir ihtiyacın var mı diye. Biz her konuda burada çok sıkıntı yaşıyoruz. Hiç kimse bizim derdimizi dinlemiyor. Ben anneyim, 5 tane kız çocuğum var, onların özel ihtiyaçları var. Verdikleri bir esenlik kart var, o da kimin ihtiyacına yetecek. İkiz çocuklarım bronşit olmuşlar ben onlara buhar makinası alamıyorum. Bana bir su gelmiyor, mama gelmiyor, ıslak mendil gelmiyor. Kızlarımın hiçbir şeyi yok. Eşimin böbrek rahatsızlığı var, el arabasıyla serbest meslek yapıyor. Bir el arabasıyla bir ev geçinebilir mi, 5 kız çocuğuna bakılabilir mi? Ben önceden çalışıyordum ama ikizlerim doğunca işi bırakmak zorunda kaldım. Bir hayırsever bize el atarsa karnımızı doyuruyoruz, atmazsa aç susuzuz. Kayınlarım sebzeciler onlar bize yeşillik falan getiriyorlar, yardım ediyorlar”

açıklamalarında bulundu.

“KIZLARIMIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAMIYORUM”

Kızlarımın ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirten Çınar,

“Okul sıkıntımız var, servis sıkıntımız var. Kızlarım okuyorlar, daha çalışacak yaşta değiller. Kızlarımın ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Kendi okullarında öğretmenleri sağolsunlar onlar yardım ediyorlar. Ben ne bir kalem, silgi, defter alabilmişim de ne de çanta alabilmişim. Alamıyorum çünkü gücüm yok. İkizlerim daha bir yaşındalar bezlerini alamıyorum, mama alamıyorum. Depremden sonra hiç gelişemediler, sürekli hastalar”

sözlerine ekledi.

“BİZİ BURAYA ATMIŞLAR, HALİMİZİ HATIRIMIZI SORAN YOK”

Çınar,

 “Dün elektriği kestiler, konteyner buz gibi oldu. Ben bronşit hasta çocuklarımı buradan başka nereye götüreyim. Bu konteynerlerde ihtiyacı olan da var, olmayanda var, burada oturan da var oturmayan da var. Bir elektrik, suyumuz var onu da kesmesinler. Bizi buraya atmışlar, halimizi hatırımızı soran yok. Bana bir ekmek kartı vermişler, sıra bize gelene kadar ekmek bitiyor. Bu soğukta boşu boşuna beklemek zorunda kalıyoruz. Bu konteynere bir ekmek büfesi talep ettim, onu da yapmadılar. Dışarıdan gelen insanlara bu kadar önem vereceklerine kendi halkına önem versinler”

 diye konuştu.

“DENETİM YOK, GÜVENLİK YOK..”

Çınar,

 “Cumhurbaşkanımız bizim sesimizi duysa elini taşın altına koyar. Buradaki yetkililer ona sıkıntılarımızı anlatmıyorlar. Her şeyi üstü kapalı yapmaya çalışıyorlar. Bizi dinlemek zorundalar. Oy zamanı nasıl ki destek veriyorsak, onlarda bizi dinlemek zorunda. Ben Valiliğe gidiyorum, beni görüştürmüyorlar. Bir vekil geldi buraya ona da söyledim, kimse sesimizi duymadı. Herkes kendi adamına bakıyor, ben herkesten şikayetçiyim. Yardım geliyor ama kime veriliyor bilmiyorum. Bize ulaşmadan yardımlar bitiyor. Bugün beni anlamayan yarın öbür gün oy için kapımı çalmasınlar. Benim halimde anlayacak insan benim yanıma gelsin. Ben bir anneyim, bu şartlar altında 5 kız çocuklu bir anne olmak çok zor. Bir sürü boş konteyner var, bazı konteynerler gözümüzün önünde uygun olmayan işer yapılıyor. Benim kızlarım var, niye kimse denetlemiyor buraları. Ben böyle bir şeyi kabul edemem, denetim yok, güvenlik yok, herkes kafasına göre burada bir şeyler yapıyor. Yetkililerin kapısını çalıyorum, bana çok kötü muamele yapıyorlar. Ben buranın vatandaşıyım, ben de bu bayrağın altında yaşıyorsam beni de düşünsünler”

 ifadelerini kullandı.

 

Muhabir: Besime Güner