Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, atama bekleyen ziraat, gıda, su ürünleri ve veteriner hekimliği mezunu gençleri tarıma ve hayvancılığa yönlendirerek kendi işlerini kurmaları için teşvik etmeleri gerektiğini söyleyerek, “Tarımı emeklilikten sonra hobi olarak yapılacak bir iş olmaktan çıkarmalıyız” dedi.

arım ve Orman Bakanı Pakdemirli, Malatya’da AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya katıldı. Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı'nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bakan Pakdemirli, AK Parti döneminde Malatya’ya orman ve su alanlarında 1 milyar 980 milyon TL’lik yatırım yapıldığını anımsatarak, “Tarımsal alanda 1 milyar 2 milyon TL hibe verdik. Bölgedeki 251 bin 400 dekar araziyi sulamaya açtık. Çiftçilerimize yıllık 142 milyon ilave zirai gelir artışı sağladık. Malatya’da son 16 yılda 71 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Orman köylerinde yaşayan 2 bin 142 aileye 20 milyon TL ferdi kredi ve hibe desteği sağladık. Malatya, Ipard kapsamında 42 il içinde en fazla hibe ödediğimiz 5. ilimizdir. Ipard programı kapsamında 360 projeye 160 milyon TL verdik. Ipard II 3. çağrı kapsamında 70 projeye 30 milyon TL daha hibe sağlıyoruz. Genç Çiftçi Projesi kapsamında 604 projeye 18,1 milyon TL verdik” dedi.


Türkiye’nin kayısı üretiminde dünyada lider konumda olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Türkiye’nin önemli bir ihraç ürünü olan kayısı, en çok Malatya’da üretilmektedir. Taze kayısı ihracatında dünyada 4’üncü, kuru kayısı ihracatında ise 1’inci sıradayız. Malatya’da kayısıya mişmiş derler. 2017 yılında coğrafi işaret tescili olan Malatya kayısısı, dünyanın her yerinde koruma altındadır. Kayısı ülkemiz açısından stratejik bir üründür. Bu gerçekten gurur verici bir durum. Bu yüzden kayısı denildiğinde ipin ucunu bırakmayacağız. Malatyalı kardeşlerimizin deyimiyle terkini koyuvermeyeceğiz” şeklinde konuştu.


Bakanlık olarak kayısı için dekar başına 14 TL mazot desteği, 100 TL organik tarım desteği, 100 TL standart fidan ve 280 TL sertifikalı fidan desteği verdiklerini belirten Pakdemirli, “İnşallah bundan sonraki süreçte üreticimizin sorunlarını bizzat kendilerinden dinleyerek her daim destekçileri olacağız. Ülkemiz açısından böylesi stratejik öneme sahip bir ürünün üretim ve pazarlama süreçlerinin çok iyi takip edilmesi gerekmektedir. Kayısı ile ilgili bir şeyi çok iyi bilmeliyiz. Kayısıda fiziki maksimum yerine nitelikli optimuma ulaşılması gerekliliği doğmuştur. Her yerde özellikle ifade ediyoruz, kalite, kalite, kalite” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi