AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “28 Şubat Darbesi FETÖ’nün devletin ve toplumun tüm alanlarına nüfus etmesini sağlamak üzere önünü açmak adına yapılmıştır.

Hedef; Erbakan Hocanın şahsında Türkiye’deki milli siyaset çizgisinin tasfiye edilerek, 1071, 1299, 1453 temelli medeniyet inşasının mücadelesini veren yerli ve milli olan aklın tasfiye edilmesi, İslam’ın etkisizleştirilmesi ve tasfiye edilmesidir” dedi.

Genç Stratejik Araştırmalar Derneği (GENÇSAD) Genel Merkezi tarafından Battalgazi Halk Eğitim Merkezi Salonunda düzenlenen ‘28 Şubat’tan 15 Temmuz’a Türkiye Siyasetinin Dönüm Noktaları’ Konferansına AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, AK Parti Yeşilyurt Kadın Kolları Başkanı Esin Tanrıverdi, GENÇSAD Genel Başkanı Fatih Can, GENÇSAD Malatya Yönetimi, kamu, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan (GENÇSAD) Genel Başkanı Fatih Can, düşüncelerin, inançların, kimliklerin üzerinden tankların geçtiği ve özgürlüklerin yok edildiği 28 Şubatdarbesinin 22’nci yılına girdiklerini ifade ederken, “28 Şubat, 100 bine yakın kız öğrencinin eğitim hayatından mahrum bırakıldığı, imam hatip öğrencilerinin zulme maruz kaldığı, Kur’an kurslarının kapatıldığı, Kur’an eğitimlerine yaş sınırının getirildiği ve özetle İslami kimliğin yok edilmeye çalışıldığı, adaletin, hukukun yerle yeksan olduğu, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinin ayaklar altına alınarak karargâha çağrılan hâkim ve savcıların nasıl kararlar vermeleri gerektiğini dikta edildiği günlerdir” dedi.

“BÜTÜN DARBELER AYNI YERDEN İDARE EDİLDİ”

Bütün darbelerin aynı yerden yönetildiğini ifade eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise konuşmasında, “27 Mayıs darbesi, 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi, 28 Şubat postmodern darbesi, 17-25 Aralık darbesi, 6-8 Ekim ayaklanma olayları ile 15 Temmuz darbesini yapan aynı yerdir, üst akıldır. Bu tip darbe ve ayaklanma süreçlerini uygulayanların renginin sürekli değiştiğini görüyoruz. Aynı yerden emir komuta zinciriyle yürütülen bu süreçlerde emir bir gün yeşil olana, bir gün kızıl renkte olana veriliyor, gün geliyor en alçağı olan renksize bu görev veriliyor.Hepsi aynı yerden idare edilen maşalardır.Bu aziz milletin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine kast etmek için, yok etmek için girişilen operasyonlardır” sözlerine yer verdi.

“ÜMMETİN HRİSTİYANLAŞTIRILMASI İÇİN YAPILDI”

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ise, Türkiye’de ki bütün darbelerin develüasyonların ardından yapıldığına dikkat çekti.12 Eylül ve 28 Şubat darbelerinin 15 TemmuzFETÖKalkışmasıyla bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Milletvekili Külünk, “1947 yılında IMF ile girdiğimiz iktisadi finansal anlaşmadan sonra bu ülkenin faiz, döviz, borsa ve develüasyon dörtgeninde kayıp para miktarını hiçbir iktisatçı ölçemiyor. Bu halkın cebinden çıkan paralar küresel baronların cebine girdi. Türkiye’de ki bütün darbeler develüasyonların ardından yapılmıştır. Darbeler, bu milletin alın terini küresel para babalarının cebine transfer etmek için yaptırılmıştır. 15 Temmuz da buna dâhildir. 15 Temmuz FETÖ’nün kalkışması 27 Mayıs darbesinden bugüne kadar devam eden askeri darbe geleneğinin işgal boyutuna dönüşmüş adıdır.12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı FETÖ kalkışmasını sakın ha sakın birbirinden ayırmayalım, hepsi bir bütünün parçalarıdır. 28 Şubat Darbesi FETÖ’nün önünü açmak için yapılmıştır.28 Şubat Türkiye’deki milli siyaset çizgisinin, yerli ve milli refleksli dindarlığın ılımlı İslam projesine Türkiye’yi eklemlemek, Vatikan’ın dinler arası diyalog kavramı altında üçüncü bin yıl projesi olan Asya’nın Hıristiyanlaştırılması sürecine eklemlemek, küresel sistemin ve Siyonist aklın Asya’yı teslim almak, İslam'sızlaştırmak ve FETÖ’nün bu topraklarda devletin ve toplumun tüm alanlarına nüfus etmesini sağlamak üzere önünü açmak adına yapılmıştır. Hedef; Erbakan Hocanın şahsında Türkiye’deki milli siyaset çizgisinin tasfiye edilerek, 1071, 1299, 1453 temelli medeniyet inşasının mücadelesini veren yerli ve milli olan aklın tasfiye edilerek yerine ılımlı İslam projesine eklemlenerek, İslam’ın etkisizleştirilmesi ve tasfiye edilmesidir. İslam ümmetinin Hrıstiyanlaştırılmasını amaçlayan 28 Şubat’ın en temel gerekçelerinden bir tanesi; D-8’dir.D-8, Osmanlı’dan sonra Anadolu topraklarında ki en önemli küresel diplomatik çıkıştır”sözlerini kaydetti.

“SAVAŞLARIN SEBEBİ…”

Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyadaki savaşların başlıca nedeninin batıdan doğuya kayacak ticaret meselesi olduğunu iddia eden Milletvekili Külünk, “İçinde bulunduğumuz coğrafyadaki savaşların ve kavgaların sebebi sadece enerji havzalarının, doğalgazın ve petrolün kontrolü değildir, temel nedeni önümüzdeki yüzyılda akışı değişecek olan ticaretin batıdan doğuya kayacak olmasıdır.” şeklinde konuştu.(Bülten)busabahmalatya.com

Muhabir: Haber Merkezi