Öküz başlı Antilopların dramatik yaşayış tarzları vardır. Yeni doğan bir antilobun hayatta kalması için yedi dakikası vardır. Yavru Antilop, yedi dakika içinde koşmayı öğrenmesi gerek. Hayata yeni gözlerini açan bir canlının bu vahşi doğada sadece yedi dakikası vardır.


***


***


Yavru Antilop yeni doğmuştur. Yedi dakikanın ilk dakikası boşa geçmiştir. Ayağa kalkmaya çalışır ama bir türlü ayağa kalkamaz. İkinci dakikanın sonunda anne Antilop yardım etmek ister. Olayın ciddiyetinin farkında olmayan yeni misafir annesi tarafından yardım alır. Beşinci dakikada ayağa kalkmayı başaran yavru Antilop, annesinin memelerinden süt almak ister ama anne Antilop geç kalındığını bilir. Çakallar belirmiştir ve anne Antilop Çakalların farkına varmıştır.


Halen koşmayı tam öğrenemeyen yavru Antilop, annesinin uğraşına rağmen Çakalları def edemez. O sırada inanılmaz bir olay gerçekleşir. Bir dişi Aslan, yavru Antilop’u Çakallardan kurtarır. Ve 24 saat o dişi Aslan’ın himayesi altında kalır. Sonra yavru Antilop’u bırakır ve uzaklaşır o bölgeden.


Fakat bi sorun vardır; eğer yavru Antilop çok kısa bi zaman içerisinde annesini bulamaz ise ölecektir. Yüzlerce Antilop içerisinde annesini nihayet bulur. Daha bir günlük olan bu yavru Antilop’a, doğduğu ilk dakikalarda Çakallar tarafından saldırıya uğraması ve Aslan tarafından kurtarılması, tekrar Antilopların olduğu bölgeyi bulması, yüzlerce Antilop arasında annesini bulması yüzünden belgeseli çeken ekip tarafından o yavru Antilop’a “Survivor” ismini takarlar.


Yani “Hayatta kalan” ismini koyarlar.


Hayat eğer yaşamak ise, “kalmak” gerekir. Vahşi doğada “kalmak” için yani “Survivor” olmak için biraz da şansa ihtiyaç var galiba. Günde altı kilo et yemek zorunda olan bir aslanı annesi zanneden yeni doğmuş Survivor’ın o saf halini anlayabilmek bu vahşi dünyada aslana nasip oldu.


Hadi empati kuralım…


Sorgusuz sualsiz kim yeni doğmuş bir bebeği sahiplenir? Doğa’nın başına “vahşi” denmiş ama asıl vahşi olan bizleriz galiba.


Survivor Türkiye’nin finalini izlerken yavru Antilop geldi aklıma yani gerçek Survivor. Hakaretin, bağırmanın ve her türlü Ali Cengiz oyunlarının halkımız tarafından hoş görüldüğü, dürüstlüğün ve sadece yarışmak isteyen bir figürün hoş görülmediği bir final izledim.


Eğer bu “hayatta kalmak” ise diğeri “ölümdür” galiba…


Eğer bu Survivor ise diğeri neydi?


Temel kurallar değişmiş durumda ve inanın insani değerlerimizi ön plana çıkaran ne varsa bu vahşi şehirlerde prim yapmamaktadır.


Tersine doğru hızla ilerleyen bir dünya var karşımızda ve kimsenin umurunda bile değil!