Akik, florit, dumanlı kuvars, havlit… Hepsi de şifalı doğal ve büyük mucizelere sahip. Kur’an’da, hadiste isimleri geçen ve nazardan tutun da sağlık açısından birçok faydası bulunan bu taşlar hakkında BUSABAH gazetesine bilgiler veren doğal şifalı taş satıcısı Aynur Çakan, taşların bilinmeyen yönlerini anlattı.

7 yıldan bu yana Emeksiz’deki işletmesinde bu meslek içerisinde olduğunu kaydeden Çakan, taşlarla iç içe olmasından dolayı kendisini çok şanslı hissettiğini söyledi. Doğal şifalı taşlara olan sevdasının umreye gitmesiyle başladığını kaydeden Çakan, amacının hiçbir zaman ticaret olmadığını dile getirdi.

HER TAŞ ALLAH’I ZİKREDER
“Ben umreye sıkça gidip gelmek istemiştim. Şifayı da istiyordum. Rabbim nasip etti ve umreye gidip geldim. Niyet tamamen Allah yoluydu, şifalı taşları da hikmeti olarak bize gösterdi” diyen Çakan, şunları belirtti:

“Her taş Allah’ı zikreder. Hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. Taşlarla ilgili her gün yeni şeyler öğreniyorum. Ben taşlarda gördüğüm şifayı insanlara da ulaştırmayı istiyorum. Ben bunu bir görev olarak görüyorum. Bunu doğru ve hakkıyla yapmak çok önemli. Benim amacım, taşlardan kısa yoldan para kazanmak değil. Taşların hepsinin ayrı bir hikmeti var. Akik taşı, sünnet olan bir taş. Bu taşları bilip ve söyleyen müşterilerim oluyor. Ben daha önceleri İstanbul’daydım. Taşları İstanbul’da çok daha iyi biliyorlar. Malatya’da bu fazla yok. Maalesef vatandaşlarımız araştırmıyor. Biraz fikir olarak kapalıyız. Bu taşlar bahçede bulunan taşlar değil, bu taşlar bize yurtdışından geliyor. Mesela mercan taşı, denizden çıkan bir ürün ve canlı. Rahman Suresi’nde inci mercan diye geçer. Bunun fosilleşip taşlaşması bize fayda sağlıyor. Mercan özellikle maneviyatta kullanılan bir taş. Ayrıca cilt hastalıklarında, nazarda etkili bir taş. Bu yüzden de mercan taşını seviyorum. Elbette ki en manevi anlamda akik. Bu taşları her birini ayrı bir değer olarak bir yere koymak gerekiyor.”

SUİİSTİMAL EDEMEM
Bazı esnafların taşları bilmeden sattıklarını söyleyen Çakan, “Yakut, Muhammed misali olarak geçer. ‘Öyle bir taş var ki’ diyor Yakut’un çok değerli olduğunu ve gerçekten yakutta üzerinizde taşıdığınızda o kadar göz alıcı bir taş ki, ister istemez nazarın ilk ışınlarını oraya çekiyor. Biz ilk zamanlar hangi taşı nasıl tespit edeceğiz vebaliyle rahatsızdım. Çok şükür aletlerimiz geldi. Şimdi hangi taş nedir, çok rahat tespit yapabiliyoruz. Bunun vebali gerçekten çok. Yanlış satıyorlar. Taşları bilmeden satıyorlar. Farklı tedavi şeklini söyleyerek satıyorlar. Bazı insanlarımız bazen öyle teslim olup geliyor ki, bilmiyor. Biz ne desek inanacaklar. Eğer bir taşı şu taş diye satsam inanacak. Ama ben bunu nasıl suiistimal edebilirim ki? Böyle bir şey bir defa haram. Ben bunu esnaflık olarak görmüyorum” ifadelerini kullandı.

TAŞA LAYIK OLMAK LAZIM
Taşa layık olunması gerektiğini dile getiren Çakan, “Kehribarın da ayrı bir cazibesi var. Çam ağacının reçinesinin fosilleşip taşlaşması. Kehribarı genelde Malatyalılar bilir. Kehribarın depresyon, stres, guatrı, tiroidin küçülmesine yardımcı. Müşterilerime bunu verdiğimde ‘Allah razı olsun’ deyip gelenler oldu. Kanser olup da modülün küçüldüğünü söyleyenler oldu. Mesela bebeklerin diş çıkartmada kehribar etkili. Gelip de ‘bu kış çocuğum hastalanmadı’ diyenler oldu. Bunlar bizi çok sevindiriyor. Taşa layık olmak gerekiyor. Bu noktada insanın şifalı taşlara kendisini vermesi gerekiyor. Ben şifalı taşlarla ilgili hadisleri araştırıyorum. Bakara Suresi’nde taşların zikrettiğini ve bunu duyamayacağımızı biliyorum. Mesela ben herhangi bir şeye sinirlendiğimde bu taşlar bir şekilde kendisini atıyor. Buna çok şahit oldum. Mesela inanmıyorum deyip de sünnete karşı çıkanların elinden taşın düşüp kırıldığına şahit olduk” söylemelerinde bulundu.

“ÖNCE BİR AKİK TAŞINIZ OLSUN”
Vatandaşlara hiç değilse bir akik taşı bulundurmalarını isteyen Çakan, “Alıp kullanın, akik taşındaki o iyiliği hissedin zaten gerisi geliyor. Ben sünnet olduğu için kendinizi iyi hissetmek anlamında insanlara ‘önce bir akik taşınız olsun’ diyorum. Mesela Yemen akiği var. ‘Yangında yanmaz, suda boğulmaz’ diye hadisler var. ‘Suda boğulan birisinin üzerinde akik var ve neden boğuldu?’ diye denilmiş. Akik taşı o anda dile geliyor ve ‘Yemen akiği değilim’ diye dile gelmiş. Peygamber Efendimizi gördüklerinde taşların salavat getirdikleri söyleniyor. Ben bu konuda kendimi şanslı hissediyorum” şeklinde konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi