Yapılan her şeyin her icraatın halkta bir yansıması vardır. Tamam, otobüslerimize, tabelalara “Büyükşehir” sıfatını koymuş olabiliriz. Gerçekten Malatya, büyükşehir oldu mu?


Nüfus Müdürlüğü’nü Cezmi Kartay caddesine almakla, Tabu’yu çevre yoluna göndermekle, Türkiye’nin en büyük ilçesi diye tabir edilen(!) Battalgazi Belediyesi’ni Vilayet’in arkasına almak bizi “büyük” yapmıyor.


Belediye Otobüsleri’ne “Büyükşehir Belediye” diye yazdırdık ama yaptığımız uygulamalar “büyük” değil. Eğer gerçekten “büyük” ise haberimiz yok. “Son durak” diye bir uygulama var, kimsenin haberi yok! Çarşıda trafik olmasın diye yapılan bir uygulamada ve vatandaş beklemesin diye yapılan bir değişikliğin geri dönüşümü “beklemek” oluyor. Eskiden bir durakta yirmi dakika bekliyordum diyen şimdi kırk dakika bekliyorum, diyor. Yıllardır aynı güzergâha giden otobüse binen vatandaşlar, yanlış yere gittiğini o otobüste öğreniyor.


Bayramlarda veya kandillerde ya da bir lider geldiği zaman bütün billboardlara, raketlere koca koca reklamlar veriyorsunuz. Mesela Malatya’nın her yerine “Bayramınız kutlu olsun” diye yazdırıp kendi fotoğraflarınızı kolayca koyabiliyorsunuz. Bi şey demiyoruz ama yaptığınız bir değişikliğin mesela “son durak” gibi, haberini de biraz ciddiye alsanız. İnsanlar mağdur olduktan sonra o değişikliğin faydası konuşulmuyor.

Yapılan her şeyin halka yansıması vardır, dedim yazımın ilk paragrafında. Dünyanın çoğu medeni şehirlerinde o iş yapılmadan önce o yansımaya bakılır. Yani, bir icraat yapılmadan önce o şehirde yaşayan halka sorulur. Referandum yapılır. Toplumun ekseriyeti o yapılan icraatı beğenmiyorsa, yapılmaz, yapılamaz.


Kernek şelalesi diye bir simgemiz vardı Malatya’da. Fotoğraflarda kaldı. Malatya’nın en serin yeri oldu en sıcak yeri. Yeşilin sadece “y” sini gördüğümüz o bölgede saat akşam altıdan önce gitmek imkânsız. Her yaz gereksiz uzmanlar uyarır ya, “Saat on bir ile on altı arası güneşte durmayın” diye… İşte o yeni yapıla yere “Malatya Büyükşehir Belediyesi” diye yazdıktan sonra altına “Lütfen saat 18.00’dan sonra geliniz” diye yazmak lazım.

Tabelalara “Çok Büyükşehir” diye yazsak da fark etmez, halka yansımadıktan sonra…


“Ya kardeşim yüzde altmış oy aldık” diyenlere çarşıya çıkın, çarşıya…


Sorun, dinleyin ve yine dinleyin…


Yüzde altmışın içindeki de dışındaki de aynı şeyi söylüyor.