CNNTÜRK’ de Enver Aysever’in geçen günkü konuğu TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’ydu. Hırsızlık ile ilgili soruya aynen şu cevabı verdi:
"Sol iktidara az geldiği için az hırsızlık yapıyor, iktidar olduklarında onları da görürsünüz, hükümet olunca bunlar ortaya çıkıyor. Çünkü bir adamın elinde para yoksa makam yoksa neyi çalacak."
Hırsızlığın tabii ki solu-sağı veya ortası yoktur. Evrensel kurallara göre de dini kurallara göre de hırsızlığın tanımı aynıdır. Tamam, kabul edelim, “sol” dediğimiz kavramın bu ülkede karşılığı uzun zamandır iktidar olmuyor. 60 yıldır iktidar olamayan “sol” dediğimiz mantık, bir gün olsun mağduru oynamadı. Buradaki çelişkiyi bir kenara bırakarak Burhan Kuzu’nun söylemine dönelim.
Mealen şöyle diyor Sayın Kuzu: İktidar olanın makamı olduğundan para ile muhabbeti normalden fazladır. Bu yüzden iktidar olan genelde “hırsızlık” yapabilir, demeye getiriyor. Hırsızlığı meşru göstermek gibi bi şey galiba bu açıklama…
“Sol”a vurmak için bu kadar açık konuşmak bana çok garip geldi. Para ile uğraşan herkesi “ateş-barut” ikilisi gibi görmek ve bunu normalmiş gibi göstermek…
ÇAY OCAĞI
Malatya’da çay ocağı kültürü olmayan gence neredeyse kız vermeyecekler! Kışla Caddesi’nden inin aşağı, saymaya başlayın. Fuzuli Caddesi’ne çark edin ve ara sokakları unutmayın tabii…
Hem çay ocağı sayısı hem de çay ocağı doluluğu yıllardır devam etmektedir Malatya’da. Bununla beraber, yerel siyaset, ulusal siyaset, spor, magazin… Buradaki tartışmaların içeriğinden çok mizahı çok kuvvetlidir.
Bir örnek…
AHMET: Münir Erkal alır diyorlar.
MEHMET: Ciddi misin?
AHMET: Valla, geçen gün partide dediler.
MEHMET: Köyler devreye girdi, Ahmet Çakır götürür…
ÇAYCI: Abi kaç şeker?
MEHMET: Üç!
ÇAYCI: Arda Turan yeni bir sevgili yapmış.
AHMET: Hade beee!
MEHMET: Adam top oynuyor arkadaş, sevgili de yapar, topunu da oynar…
***
Bu köşede ara ara bu tür muhabbetleri yazacağım. Kişiler hayal ürünüdür, replikler gerçektir.
ÜSTGEÇİT
İlk üstgeçidimizi hatırlayan var mı? Hani adına Bülent Korkmaz dediğimiz ilk üstgeçidimiz. Gururla açmıştık… Şimdi daha modern üstgeçitler yapıldı. Daha estetik ve asansörlü… Yani asansör yeri bırakılmış asansörsüz üstgeçitler… O gün dikkatimi çekti; battaniyeler görmüştüm Niyazi Mısri’ deki üstgeçidin asansör boşluğunda… Meğer Afganlar ve Suriyeliler kalıyormuş.
Kendi imkânlarıyla ev yapan vatandaşlarımız gibi… Birinci katı tamamlamış ama ileride ikinci katı yaparım diye inşaat demirlerini açıkta bırakan gecekondu misali bizim üstgeçitler. Nenemin “Eyvaaah eyvah” çekişleri aklıma geldi.