Muhasebe; ekonomik faaliyetlerde bulunan
tüm kuruluşların mali nitelikteki işlemlerini ve
olaylarını para ile ifade edilmiş şekilde kaydeden,
sınıflandıran, özetleyerek rapor eden; sonuçlarını
yorumlayan ve analiz eden bir bilim dalıdır.
Muhasebeci; bu bilim dalını icra eden kişidir;
tanımdan yola çıkılırsa “bilim adamı”dır.
Muhasebecinin firma bünyesinde olması
patronlar için adeta elzemdir ki yapılan işin içinde
olur ve anında müdahale eder ise raporlamalar
daha sağlıklı çıkacak piyasa-maliye, işveren-işçisgk
çarkı daha rahat ve sorunsuz işleyecektir.
Malatya’da muhasebeci denince patronların
dediğini yapan, evrak dosyalayan, yazışma yapan
kişi akla gelmektedir ki bunun tanımdaki kişi;
muhasebeci değildir. Örneğin:
“İyi derecede muhasebe bilen, yetiştirilmek
isteyen, ayrıca çay temizlik vs işleriyle ilgilenecek
olan bay-bayan elamanlar alınacaktır.”
Böyle bir personel tanımını ve ilanını dünyanın
hiçbir ülkesinde bulamazsınız.
Malatya insanı; kişilik yapısı gereği lider ruhlu
ve paylaşıma kapalı olduğundan dolayı bu bilimi
de firma sahipleri kendileri yapmaya çalışmaktalar…
Kendilerine sorarsanız bu konuda ustalar.
Bu desteği sağlayacak kalifiye eleman da yetersiz
olduğundan haklılar da. Lakin firmalar Allah’a
emanet yürümekteler ticari yaşamlarında. “Muhasebeci
patronlar” sadece ödemelerini, banka
hareketlerini, hakkedişleri tutmaktalar, bir de “hep
ödeme çıkaran” mali müşavirlerinin göndereceği
tahakkukları takip etmekteler… E daha ne olsun
muhasebe budur işte.
Oysaki iyi bir muhasebeci patronu ile gerektiğinde
işin kavgasını yapmalı, tecrübesi, yönetmelik,
kanun bilgisi ile iş yapılırken müdahale etmeli,
insiyatif almalı, dönem sonlarında raporlama
yapılırken karşılaşılacak olumsuzları önlemeli,
firmanın ticari analizini muhasebenin temel 12
ilkesini uygulayarak patronlara yol göstermelidir.
Tüm bunları yaparken firmanın piyasada sağlıklı
büyümesi için bürokratik değil pratik olması
gerekmektedir.
Malatya’da ekonomik yaşam çok hareketli ve
güçlü. Bölgenin İstanbul’u konumunda. Türkiye
hatta dünya çapında firmaların bayilikleri, franchiseleri,
yerel firmaların gücü bunu daha da perçinlemekte.
Malatya’da 3 senedir bulunmaktayım. Gördüğüm
ekonomik değişim tek kelime ile muazzam...
Yeni yollar, binalar, kafeler, restaurantlar, oteller,
villalar, mağazalar, kamu binaları vs. Büyük ve
önemli bölümüne şahidim. Malatya; bunu yerel,
vizyonu ve idealleri olan müteşebbisler ve kamu
idarecilerinin özverisine borçlu olduğunu unutmamalı
ki bu özveri ve çaba da takdire şayandır.
Müteşebbislerin tek unuttuğu ‘kalifiye muhasebeci’
(bilim adamı) bulundurmak. Bu noktada müteşebbislerin
‘her şeyi ben bilirim, de hayde, hele
dur bakah, asiyab-ı sengi’yi bir har da olsa döndürür’
söylemlerini bir kenara bırakmaları halinde
Malatya’dan ulusal değil çoook uluslararası firma
çıkar. Devletimiz bölgeye bu kadar destek verirken,
bu kadar müteşebbis Malatyalı iş adamı çalışırken
muhasebeci açığı hızla nasıl kapanır, müteşebbis
muhasebeci ile çalışmaya nasıl razı olur?
Bu soruların yanıtı Malatya’nın tek engeli ve
dahi el freni durumunda. Unutulmamalıdır ki
Türkiye’mizin VUK (Vergi Usul Kanunu) ve SGK’sı
dünyanın en iyilerindendir. Yeter ki öğrenilsin ve
sağlıklı uygulansın.