6 Şubat depremlerinde yerle bir olan Yeni (Teze) Camii’nin inşa çalışmaları devam ederken, İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Vehbi Aluçlu’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Aluçlu, Yeni Camii’nin melez olarak yapıldığını ileri sürerek busabahmalatya.com’a önemli açıklamalarda bulundu.
Yeni (Teze) Camii’nin öncelikle 3 defa yıkıldığını hatırlatan Vehbi Aluçlu, Yeni Camii’nin 2 defa yapıldıktan sonra 6 Şubat depremleriyle birlikte caminin tekrar yıkıldığını söyledi.
“YAPININ İÇERİSİNDE BETONARME VAR”
Şimdi yapılan onarımın tarihi yapının kültürel yapısını bozduğuna dikkat çeken Aluçlu,
“Malatya’nın merkezinde tek Osmanlı eseri olarak Yeni Camii var. Osmanlı eserini siz günümüz teknolojisiyle betonarme yapıp, dışını kaplama şeklinde eski taşları kullanarak onarırsanız, güçlendirirseniz bu yapının kültürel bütünlüğünü bozacaktır. Yapı depreme dayanıklı hale gelir ama bir kültürel yapı olmaktan çıkacak. Bundan 200 yıl sonra bir deprem olduğu zaman, o zamanki insanlar bu yapının Osmanlı eseri olduğunu anlayamayacaklar. Çünkü yapının içerisinde betonarme var. Betonarme Osmanlı döneminde yoktu. O zaman taşlar taşlara kurşun dökülerek bağlanırdı. Kurşun da burada çelik görevini görürdü. Bu yöntem her yerde yapılmazdı, sadece özel olan yapılarda kullanılırdı”
şeklinde konuştu.
“UYGULAMADA BİR PROBLEM VARDI”
“Yeni Cami’de yapılan iş günümüz teknolojisi olan betonarmeyle yapılıyor” diyen Aluçlu,
“Betonarmeyle yapıldığı zaman siz dışını kaplama gibi eski taşları kullanarak oraya monte edersen artık o yapı melez bir yapı olur. Çünkü taş yapılar Osmanlı döneminin yapısı, betonarme bugünün teknolojisi. Burada kültürel yapıya bir müdahale var. Bu müdahale yanlış bir müdahale. Bu işi Sivrice depreminde de yaptılar, o zaman betonarmeden yapmadılar. O zaman onarım işlerini iyi yapmayanlar tarafından yapıldı. 6 Şubat depremlerinde de yine yıkıldı. Güçlendirme yaparken de kıble tarafına payandalar yaptılar ve bu yanlış bir uygulamaydı. Asıl depremin payandalara çarpması sonucunda bu bölgenin daha çok hasar aldığını gördük. Uygulamada da bir problem vardı. Ben her zaman bu tür yapıların yanlış yapılmasına karşı çıkan bir insanım. Doğru yapılsın, kimse bunu eleştirmesin. Ama şu anda yapılan uygulama kesinlikle doğru bir uygulama değil. Siz depreme dayanıklı bir tasarım yaparken buranın kültürel miras özelliğinden uzaklaştırıyorsunuz”
ifadelerini kullandı.
“ŞİMDİ YAPILAN UYGULAMA BUNA HİÇ UYMUYOR”
Yeni Camii yıkıldığında koruma altına alındığı için yerinde inceleyemediklerini hatırlatan Aluçlu,
“Ben Yeni Camii’nin Osmanlı döneminde kurşun dökülerek yapıldığını tam bilmiyorum. Bu sistem özel yerlerde mutlaka olması gereken bir şey. Ama mevcut halini yerinde inceleyemedik. Biliyorsunuz depremden sonra hemen korumaya alıyorlar, içeriye kimse giremiyor. Gidip bakamıyoruz. Eskiden Osmanlı bu uygulamayı Yeni Camii’de uygulamış mı uygulamamış mı bilmiyorum. Ama Osmanlı mutlaka binalarının kritik noktalarında bu tür uygulama yapıyor. Yan yana olan 2 taşı kurşunla birbirine bağlayarak depreme dayanıklı hale getiriyordu. Şimdi yapılan uygulama buna hiç uymuyor”
açıklamalarına yer verdi.







