Malatya’da 6 Şubat depremlerinden sonra konteyner çarşılarda hayatta kalmaya çalışan bakırcı esnafı, maden fiyatlarındaki artış, çırak bulunamaması ve kalıcı işyeri belirsizliği nedeniyle büyük zorluklar yaşıyor. Malatya’da yıllardır bakırcılık yapan Eyüp Menge, el sanatlarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek devlet desteği çağrısında bulundu.

Malatya’da 6 Şubat depreminin ardından dükkanları ağır hasar gören ve konteyner çarşılarda ayakta kalmaya çalışan bakırcı esnafı, kazançlarının ciddi oranda düştüğünü, mesleğin ise çırak yetişmemesi ve makineleşmeye yenik düşmesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirttiler. Bakırcılığın geleceği hakkında endişelendiklerini belirten Eyüp Menge

“Çırak bulunamaması bunun en temel sebebi artık makineleşmeye yenik düştük”

dedi.

“MADEN FİYATLARI VE KAYISININ YANMASI BİZİ ÇOK ETKİLEDİ”

Malatya’da yaşanan zirai donun kendilerini de etkilediğini belirten Eyüp Menge,

“Konteyner kentte bakırcılık daha zorlaştı, şu aralar maden fiyatları artınca bakır fiyatlarını da etkiledi. Önceden zaruri ihtiyaçtı şimdi süs eşyası olmaya başladı ve aşırı derecede ürünlerimizde pahalılık oldu, tabi Malatya’da kayısının yanması ekonomiye büyük bir darbe vurdu. Bizi daha çok etkiledi, bizim genelde belli bir dönemde örneğin bir adam pekmez, salça bu benzer şeyler yapacaktı ancak kayısının, üzümün, dudun olmayışı bizim satışlarımızı yüzde 90 etkiledi. En çok bu devirde süs eşyası, hediyelik, tabak buna benzer ürünler tercih ediliyor”

ifadelerine yer verdi.

“MESLEĞİMİZİN EN ZOR YANI ŞU AN ÇIRAK BULUNAMAMASI”

Bakırcılık mesleğinin makineleşmeye yenik düştüğünü ifade eden Menge,

“Bakırcılık, Hz. Süleyman döneminden bu yana varlığını sürdüren köklü bir meslek. O dönemde de bakır eşyalar kullanılıyordu. Zamanla alüminyum, krom, teflon gibi ürünler çıkınca bakıra olan ilgi azaldı. Oysa sağlık açısından en faydalı olan ürün bakırdır. Günümüzde en zararlı ürünler arasında ise teflon başı çekiyor. Mesleğimizin bugün karşılaştığı en büyük sorun ise çırak bulunamaması. Bunun temel nedeni ise makineleşmeye yenik düşmemiz. Kendi geçimimizi dahi zor sağlarken bir çırak yetiştirmek imkânsız hale geliyor. Bu gidişle mesleğimiz son dönemlerini yaşıyor. Babamızdan devraldığımız bu mesleği biz sürdürüyoruz ama bizden sonra kendi çocuklarımız bile gelmiyorlar”

ifadelerini kullandı.

“KALAY OLMAZSA İŞLERİMİZ DAHA DA ZORLAŞIR”

Yeni yapılan ve teslimatı beklenen yeni bakırcılar çarşısındaki inşa edilen dükkanların eski dükkanlarına oranla daha küçük olduğuna yakınan esnaf Menge, son olarak şu şekilde konuştu:

“Bu mesleği yıllardır Malatya’daki Bakırcılar Çarşısı’nda yaparken Avrupa’dan gelen turistlerin neredeyse yüzde 99’u mutlaka çarşımızı ziyaret ederdi. Bunun en büyük nedeni, el sanatlarına olan ilgileriydi. Ancak devlet bu alana yeterli destek vermediği için bakırcılık gün geçtikçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Malatya halkı olarak belirli bölgelerde alışveriş yapma alışkanlığımız var. Bu nedenle bakırcılar pazarı bir an önce yapılmalı. Kendi yerimize kavuşursak işlerimiz en azından bir nebze olsun düzelebilir. Öte yandan, yeni pazar yapılınca kalay yapmamıza izin verilmeyeceği yönünde bazı söylentiler var. Ancak kalay olmazsa işlerimiz daha da zorlaşır. Depremden önce dükkânımız 2 katlı ve 18 metrekareydi, şimdi ise yapılması planlanan dükkânlar 14-15 metrekare olacak. Oysa bizim ürünlerimiz büyük ve yer kaplıyor. Bu dar alanda nasıl çalışacağımızı açıkçası biz de bilmiyoruz.”
Muhabir: Elif Tilbaç