Nihayet şampiyon olduk, PTT ligine çıktık derken yine klasik yediğimiz son dakika golü sevincimizi kursağımızda bıraktı. Oysa Malatya da futbolseverler müsabakanın bitiş düdüğünü bekliyor, cadde ve sokaklar alınacak beraberlikle şampiyonluk kutlamasına hazırlanıyordu. Zira Pendikspor’un müsabakası bitmiş, alacağımız beraberlik sezonun bitmesine bir hafta kala bizi grupta şampiyon yapacaktı. Olmadı, olmadı, olmadı...

Tıpkı üç hafta öncesi Pendik maçına benzeyen, beraberliğin bizi şampiyon yapacağı bir ortamda yediğimiz son dakika golü gibi, Menemen Belediye müsabakasında da yediğimiz gol sanki şampiyonluğu kaçırmışçasına herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Lakin işin doğrusu son haftaya girilirken Keçiören karşısında alacağımız bir puan dahi bizi şampiyon yapacak.

Anlayamadığım; hem Pendik hem de Menemen maçların da yediğimiz gollerdeki oyun esnasında takımımızın rakip tarafından baskı altında olmamasıdır.

Belki bizim kendi açımızdan düşündüklerimizi Pendik camiası da aynı şekilde düşünüyor ve Aydın 1923 karşısında alamadıkları galibiyetle şampiyonluk yolunda avantajlı olma durumuna hayıflanıyorlardır. Burada hiçbir iddiası olmadığı halde Pendikspor’u deplasmanda mağlup eden Aydın 1923 takımına helal olsun diyorum. Hele de Türkiye şartlarında böyle bir sonucu kaç takım alabilir? Buna sizler karar verin.

Sezon boyunca, grubumuzun kaliteli olmadığını, harcadığımız para ve aldığımız oyuncu kadrosuna göre forsa etmemiz gereken bu ligi oynadığımız istikrarsız futbolla değerlendiremediğimizi belirtmiştim. Anlayacağınız, haftalar öncesi garantilememiz gereken şampiyonluğu sezonun son haftasına kadar taşımamız, rakiplerimizin gücünden değil, bizim var olan oyuncu kadrosu kalitesini sahaya olduğu gibi yansıtmamış olmamızdandır. Takımda hepimizin bildiği gibi 3–4 oyuncu haricinde diğer oyuncuların performansı hep inişli çıkışlı olmuş ve bu da olduğu gibi takımın gidişatına sirayet etmiş, çözümde bulunamamıştır.

Bu müsabakada son dakika golü yenmeseydi şimdi burada tıpkı bazı karşılaşmalarda kazanıp da es geçtiğimiz, havada bıraktığımız gerçekleri görmezden gelecektik. Benim için önemli olan bu takımın PTT ligine çıkması olduğu için şahıslardan ziyade (yönetim, teknik adam, futbolcu) camia önemlidir. Bu sebepten anlaşılabilir davranışlar sergileyip, takımın menfaatleri açısından böyle davranmamız anormal değil. Bunu yazarken de takım hakkında her hafta farklı farklı şeyler belirtmedik. Mesala; İskenderun galibiyetinden sonra takımımızın artık şampiyon olduğunu, puan kaybetsek dahi ikinci sıradaki Pendik ekibinin de puanlar kaybedeceğini belirtmiştim.

Artık şampiyonluğumuzun son maça kaldığı belli olurken, Menemen karşısında nasıl 2 devrede 2 farklı takım seyrettiğimizi, 60 dakika oyuna hâkim olan ve kontrolü elinde tutan Yeni Malatyaspor’un son yarım saatte neden bu üstünlüğünü devam ettiremediğini anlamış değilim. Kendisinde hiçbir kenar oyuncu özelliği bulunmayan, tipik ön oyuncu vasfındaki Vedat’ın müsabakaya alınarak Ramazan’ın önüne konulması anlaşılır gibi değildi. Gerçi Feyyaz hoca bunu ilk defa yapmıyor. Ayrıca sakatlığı düzelen ve bir aydır kulübeye mahkûm edilen Samed bu takımın ikinci yarı başlarken banko oyuncusu değil miydi? Sormak isterim. Bu takım lig lideri ise bunda en çok kimlerin katkısı olduğunu herkes çok iyi biliyor.

Üst düzey futbol oynamakla, yapılan teknik adamlık arasındaki farkın bazen ne kadar büyük olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Seyircisiz oynayacağımız Keçiörengücü karşılaşmasının öncesi ve sonrası yapılacak etkinlikler mutlaka taraftarlar gurubunun katkısıyla düzenlenecektir. Kaç senedir direkten dönüp hasret kaldığımız PTT liginin sevincini de müsabaka sonrası futbolseverler Malatya caddelerinde umarım kazasız belasız doyasıya yaşarlar.