Merhaba sevgili okurlarım… Neil Simon’un yazdığı, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun oyunlaştırıp sergilediği “AKLIMDAKİ KADINLAR “ adlı oyun, Sabancı Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Oyuncular tek kişilik sahneleri bile kalabalıklaştıracak kadar usta oynadılar. Dekor çok sadeydi ve bence aksesuar yönünden eksikti. Fakat teknik ekip işini çok iyi yaptı ve ekip iyi niyetli, egoları olmayan insanlardan oluşmuştu. Bu da oyunun gidişatını daha da iyileştirdi.

Oyunda bir yazarın hayatındaki bütün kadınlara bakış açısını yine onun yazıları ve hayal gücü ile izledik. Yazar tüm sorunlarını hayatındaki kadınlarla çözmeye çalışıyor ve bir kadın perspektifi ile düşünmeye çalışıyor. Yazarın bu boyutlar arası git gelleri onu diğer insanlardan farklı düşünmeye itiyor. Konu girişi güzeldi fakat seyirci yer yer oyundan koptu. Çoğu seyirci için ağır geldi. Başlangıç ile son arasında bağlantı kuramayan seyirci için oyun, anlamsızlaşır. Oyun içindeki kadın oyuncuların replik ve mimikleri oyuna neşe ve seyir zevki verirken, oyun da kendi seyrine bağlı kaldı.

Aslında çoğumuz sorunlarımızı hayatımızdaki kadınlarla çözmüyor muyuz? Bu kadın ya annemiz ya ablamız ya da eşimiz olmuyor mu? Bu bakımdan yazara katılmamak elde değil. Yazar; sorunlarımızın çözüm kaynağı hayatımızdaki kadınları ne kadar çok tanırsak o kadar çok sorunumuzu çözebilir ve mutlu olabiliriz fikrini anlatmak istiyor.

Başkasını bağışlamak aslında kendimizi bağışlamaktır. Bizler hayatımızdaki kadınları bağışladığımız kadar iç huzuru yakalayabiliriz. Hayatımızdaki kadınlar bizi anladıkça ve bizler hayatımızdaki kadınlara kendimizi anlattıkça onların bizim üzerimizdeki o mistik büyüleyici kalkanları ile hayatı güzel patika yollara çevirebilirler. Aksi takdirde her zaman kavgalarımız ve çıkmaz yollarımızla kendimize çevremize mutsuzluk ve umutsuzluk yayabiliriz. Bir anne duası, her sabah işe giderken bizi uğurlayan sadıka bir eş ve zamanlı zamansız halini hatırını sorduğumuz kız kardeş temennisinin yerini dünyada başka ne alabilir ki?

Bizler hayat gayesinde başarılı olmak isteriz. İsteklerimize ortak yine hayatımızda kadınlardır, üstelik sadece başarımıza değil yenilgi ve buhranlarımıza da ortak olurlar. Kadınlara şiddet en çok geri toplumlarda olur. Geri kalmış bu toplumlara baktığınızda mutsuzluk rekorları görürsünüz. Bir toplum hayatındaki kadınların mutsuzluğu o toplumu geride kalmasını sağlayabilir.

Gelecek hafta 27-28 Mart tarihlerinde Konya Devlet Tiyatrosu’nun “MİSAFİR” adlı güzel oyununu Sabancı Kültür Merkezi’nde izleyeceğiz.

Siz sanatseverleri oyunumuza bekliyoruz