BUSABAH TV youtube kanalında yayınlanan Haberin Merkezi programına katılan Türkiye Escrima Kali Federasyon Başkanı 8. Grand Master Mustafa Günaydın, Filipin kökenli dövüş sanatı Eskrima Kali hakkında açıklamalarda bulundu.

Spor hayatına 1976 yılında güreşle başladığını, ardından tekvandoya geçerek uzun yıllar antrenörlük ve hakemlik yaptığını belirten Günaydın, 1994 yılında Almanya’daki bir hocası aracılığıyla Eskrima Kali ile tanıştığını anlattı. O günden sonra tüm hedefini bu branşta zirveye çıkmak olarak belirlediğini söyleyen deneyimli spor adamı, azim ve disiplinle çalışarak dünyanın en üst seviyesine ulaştığını ifade etti.

“HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEDİM”

Mustafa Günaydın, hedefini ilk açıkladığında çevresindekilerin kendisine inanmadığını ancak kararlılığından vazgeçmediğini belirterek,

“1994’te Eskrima Kali ile tanıştığımda hedefim zirveye çıkmaktı. Çoğu kişi buna güldü, ‘Bu spor Türkiye’de bilinmiyor, nasıl dünya zirvesine çıkacaksın’ dediler. Ama ben hiçbir zaman vazgeçmedim. Her gün çalıştım, her gün kendimi geliştirdim. Başarıyı bir varış noktası değil, bir yolculuk olarak gördüm”

dedi.

Yıllar süren disiplinli çalışmaların ardından Serrada Eskrima dalında 8. derece Grand Master seviyesine ulaştığını vurgulayan Günaydın, bu seviyede dünyada yalnızca 5 kişi bulunduğunu söyledi.

“BULUNDUĞUM TOPRAKLAR HER ŞEYDEN DAHA DEĞERLİ”

Uluslararası arenadaki görevine de değinen Günaydın, United World Serrada Eskrima Federation bünyesinde başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü belirtti. Amerika’dan federasyon başkanlığı teklifi aldığını ancak bunun için ülkeye yerleşmesinin istendiğini ifade eden Günaydın,

“Başkanlık teklif edildi, bu benim için büyük bir onurdu. Ancak Amerika’ya taşınmam gerekiyordu. Ben ülkemi bırakmak istemedim. Türkiye’de kalmayı tercih ettim ve başkan yardımcısı olarak görevime devam ediyorum. Benim için bulunduğum topraklar her şeyden daha değerli”

diye konuştu.

Maddi ve kariyer anlamında büyük fırsatları geri çevirdiğini dile getiren Günaydın, hayatının merkezine hiçbir zaman parayı koymadığını da sözlerine ekledi.

“BÜYÜK BİR GURUR YAŞADIM”

ABD’de katıldığı zorlu kamp sürecini anlatan Günaydın, Grand Master unvanının kolay kazanılmadığını belirterek,

“Bir ay süren çok ağır bir kamp döneminden geçtim. İlk başta bir Türk olarak kabullenilmedim. Sürekli testlere tabi tutuldum, defalarca sınandım. Fiziksel olduğu kadar mental olarak da zor bir süreçti. Ama pes etmedim. Sonunda beni seçtiklerinde ben bile şaşırdım. O an hem ülkem hem de kendi adıma büyük bir gurur yaşadım”

ifadelerini kullandı.

Bu başarının arkasında yıllarca süren disiplinli çalışmanın bulunduğunu vurguladı.

6 Şubat depremlerinde evinin ve spor salonunun yıkıldığını söyleyen Günaydın, tüm zorluklara rağmen Malatya’dan ayrılmayı düşünmediğini belirtti. Yurt dışından ve farklı şehirlerden teklifler aldığını ifade eden deneyimli eğitmen,

“Depremde evim yıkıldı, salonum yıkıldı ama ben pes etmedim. Çadırda da yaşasam Malatya’da kalacağım dedim. Çünkü buraya vefa borcum var. Yıllardır burada yaşıyorum, binlerce öğrencim var. Zor zamanda şehri terk etmek bana yakışmazdı”

dedi.

Malatya’yı bir başarı merkezi haline getirmek istediğini belirten Günaydın, gençlere umut olmaya devam edeceğini söyledi.

“PROJE ERTELENEDİ AMA TEKLİF HALA GEÇERLİ”

Hollywood’dan gelen teklif hakkında da konuşan Günaydın, eğitim verdiği yabancı oyuncuların tekniklere büyük ilgi gösterdiğini belirtti. Başrol teklif edildiğini açıklayan Günaydın,

Icardi'den G.Saray'a şok ihtar: 4 Milyon Euro'luk krizin perde arkası...
Icardi'den G.Saray'a şok ihtar: 4 Milyon Euro'luk krizin perde arkası...
İçeriği Görüntüle
“Basın toplantısında bana başrol teklif ettiler. Kabul ederim dedim ama bir şartım var: Film Malatya’da çekilecek. Ben memleketimin adını dünyaya duyurmak istiyorum. Deprem nedeniyle proje ertelendi ama teklif hâlâ geçerli. Eğer burada olmazsa Hollywood’a gideceğim ama yine de Malatya’nın adını duyuracağım”

şeklinde konuştu.

Sinema projesinin yalnızca kişisel bir kariyer adımı değil, aynı zamanda şehrin tanıtımı için bir fırsat olduğunu vurguladı.

Engellilere yönelik savunma eğitimi projesi üzerinde çalıştığını da açıklayan Günaydın, bu alanda önemli bir eksiklik bulunduğunu söyledi.

“Engellilere yönelik sistemli bir savunma eğitimi Türkiye’de yok denecek kadar az. Onların özgüven kazanması, kendilerini koruyabilmeleri çok önemli. Bu projeyi yaygınlaştırmak istiyorum. Spor sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda ruhsal dayanıklılık kazandırır”

diyen Günaydın, sosyal sorumluluk çalışmalarına da ağırlık vereceğini belirtti. Amacının yalnızca şampiyon yetiştirmek değil, güçlü bireyler kazandırmak olduğunu ifade etti.

Disiplinin başarının temel anahtarı olduğunu söyleyen Günaydın, her gün en az bir saat antrenman yaptığını vurguladı.

“Bir gün 59 dakika yapmam. Çünkü disiplin bozulursa devamı gelir. Bu spor hız ve güç gerektiriyor. Eğer antrenmanı bırakırsam dünyada ayakta kalamam. Ya güçlü olacaksın ya da kaybedeceksin. Ben her zaman güçlü kalmayı seçtim”

diyerek sözlerini tamamladı. 1998’den bu yana aktif eğitmenlik yaptığını belirten Günaydın, binlerce öğrenci yetiştirdiğini ve farklı meslek gruplarından insanların spor salonunda bir araya geldiğini söyledi.

Muhabir: Mehmet Tevfik Cibiceli